Haber Detayı

Açık deniz rüzgar santralleri deniz yaşamı için beklenmedik bir avantaj sunuyor
Güncel chip.com.tr
05/02/2026 10:28 (4 saat önce)

Açık deniz rüzgar santralleri deniz yaşamı için beklenmedik bir avantaj sunuyor

Kuzey Denizi’nde yapılan araştırmalar, açık deniz rüzgar santrallerinin deniz yaşamını desteklediğini ve bazı türler için korunaklı alanlar oluşturduğunu ortaya koyuyor.

İlk bakışta açık deniz rüzgar santralleri cazip bir fikir gibi görünmeyebilir.

Özellikle geçmişte, kuşların türbin kanatlarına çarpması gibi riskler nedeniyle bu yapıların ekosistem üzerindeki etkileri sıkça tartışıldı.

Ancak Kuzey Denizi’nden gelen yeni veriler, açık deniz rüzgar santrallerinin deniz canlıları üzerinde beklenenden çok daha farklı bir etki yarattığını ortaya koyuyor.Kuzey Denizi’nden dikkat çeken araştırma sonuçlarıBu konu ilk kez 2022 yılında The Anthropocene dergisinde yayımlanan bir dosya ile gündeme geldi.

Kuzey Denizi’nde çalışan deniz biyologlarının paylaştığı verilere göre, Avrupa kıyıları açıklarında inşa edilen rüzgar santralleri bazı deniz canlıları için yeni ve korunaklı yaşam alanları oluşturuyor.Araştırmalar, özellikle gri foklar ve Kuzey Denizi morinası gibi bazı tehdit altındaki türlerin bu bölgelerde barınabildiğini gösteriyor.

Bu bulgular, deniz tabanına yapılan inşaatların deniz yaşamına zarar vereceği yönündeki yaygın görüşe önemli bir alternatif sunuyor.Gürültü ve elektromanyetik alan endişeleri sürüyorRüzgar türbinlerinin inşasıyla ilgili kaygılar tamamen ortadan kalkmış değil.

Bazı raporlar, büyük balıkların türbinlerin oluşturduğu gürültüden ve çevresinde oluşan elektromanyetik alanlardan etkilenebileceğini öne sürüyor.

Ayrıca kullanım ömrü sona eren türbinlerin deniz tabanından sökülmesi ya da yenilenmesi hem maliyetli hem de çevre için riskli bir süreç olarak görülüyor.Beklenmedik bir etki: Korunan deniz alanlarıTüm bu endişelere rağmen, De Rijke Noordzee gibi 2018’de başlatılan projeler farklı bir tablo çiziyor.

Bu projelere göre rüzgar türbinlerinin yapısal tasarımı, bazı deniz canlılarına doğal sığınaklar sunuyor.

Bununla birlikte, balıkçılığın bu alanlarda yasaklanması ya da kısıtlanması, aşırı avlanmanın önüne geçerek ekosistemin toparlanmasına katkı sağlıyor.Bu sayede, geçmişte yoğun balıkçılık nedeniyle baskı altında kalan türlerin rüzgar santrali bölgelerinde yeniden çoğalabildiği belirtiliyor.Türbinler çevresinde yeni resifler oluşuyorKuzey Denizi’nde yapılan gözlemler, rüzgar türbinlerinin etrafında zamanla doğal resif benzeri yapılar oluştuğunu gösteriyor.

Bu korunaklı alanlar, pek çok deniz canlısı için güvenli bir yaşam alanı sunuyor. 2022’de yayımlanan raporlara göre Alman araştırmacılar, rüzgar santrali sahalarında morina balıklarının yanı sıra bilinçli olarak yerleştirilen ıstakoz popülasyonlarının da geliştiğini tespit etti.Bu olumlu sonuçlar, açık deniz rüzgar santrallerinin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmayıp biyolojik çeşitliliğe de katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor.Açık deniz rüzgar santralleri küresel ölçekte yayılıyorKuzey Denizi’nde elde edilen veriler, diğer bölgelerdeki projeleri de hızlandırmış durumda.

Kuzey Amerika, ilk büyük ölçekli açık deniz rüzgar santralini 2024 itibarıyla devreye alarak bu alandaki yatırımlarını artırmaya başladı.Rüzgar santralleri ve biyoçeşitliliğin geleceğiAçık deniz rüzgar santralleri, iklim değişikliğiyle mücadelede temiz enerji üretimi açısından önemli bir rol üstleniyor.

Ancak son araştırmalar, bu yapıların karbon salımını azaltmanın ötesinde ekosistem üzerinde de olumlu etkiler yaratabileceğini gösteriyor.Yeni teknolojilerin devreye girmesiyle birlikte, yapay resiflerin ve deniz canlılarını destekleyen özel tasarımların rüzgar santrali alanlarında daha yaygın hale gelmesi bekleniyor.

Kuzey Denizi’nde sürdürülen De Rijke Noordzee gibi projelerin genişlemesiyle, hem deniz yaşamının korunması hem de bilim insanlarının bu ekosistemleri daha yakından incelemesi mümkün olacak.

İlgili Sitenin Haberleri