Haber Detayı

Özgür Özel’den dikkat çeken ‘Suriye’ açıklamaları: ‘Türkiye'deki zorunlu misafirlerimizin de…’
Siyaset cumhuriyet.com.tr
04/02/2026 19:16 (3 saat önce)

Özgür Özel’den dikkat çeken ‘Suriye’ açıklamaları: ‘Türkiye'deki zorunlu misafirlerimizin de…’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cilvegözü Sınır Kapısı'nda Hem Türkiye'ye hem Suriye'ye barış, kardeşlik, huzur ve hep birlikte el ele kalkınma diliyorum. Tabii bu dediklerimiz olduğu anda hatta bu sürece girdiği anda Türkiye'deki sığınmacıların da memleketlerine dönmesinin imkanları genişleyecektir ve memleketlerine dönmeleri sağlanacaktır. O konuda da önemli teşvik paketlerinin yapılmasını ve Suriye'nin huzurunun sağlanmasıyla birlikte Türkiye'deki zorunlu misafirlerimizin de memleketlerine, ülkelerine bir an önce ulaşmalarını temenni ediyoruz dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla deprem bölgesi ziyaretlerine devam ediyor.

Özel, Cilvegözü Sınır Kapısı'nda yaptığı konuşmada şunları söyledi: Reyhanlı Sınır Kapısı'nın önündeyiz.

Arkamız Suriye.

Suriye yıllarca çok büyük acılar çekti.

Suriye'de yaşananların Türkiye'ye büyük bir göç dalgası olarak da çok ağır maliyetleri oldu.

Yıllarca bu sınır kapısının kapalı olması ve buradan 14 ülkeye yapılan hem ihracatın olmamasının ekonomimize verdiği sıkıntıları, yaşattığı zorlukları ifade ettik.

Ve Suriye'nin barışını geçmişte sürekli savunan Suriye rejimiyle diyaloğu kriz ortamının olmamasını savunan bir parti olarak zaman zaman geçmiş dönemlerde önemli sorumluluklar alındı.

Üç kez heyetlerimiz gitti.

Normal zamanda normal diyalog yollarıyla halledilemeyen bazı meseleler halledildi, orada hapiste olan gazetecinin serbest bırakılmasını CHP'nin heyeti sağladı.

HEM TÜRKİYE'DEKİ HEM SURİYE'DEKİ BÜTÜN ALEVİLER BENİM KARDEŞİMDİR, AKRABAMDIR Suriye'de geçtiğimiz yıl yaşananlardan sonra Suriye'ye ilişkin hem önemli tedirginlikler, önemli de beklentiler var.

CHP'nin pozisyonunu bir kez daha ifade etmek gerekirse, biz Suriye'de Türk'üyle, Türkmenleriyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Sünni'siyle Alevi'siyle, Dürzi'siyle Suriye'deki tüm etnik ve tüm mezhepsel ve dini farklılıkların kendilerini anayasal güvence altında hissedecekleri, herkesin kendini birinci sınıf vatandaş hissedeceği bir anayasal güvencenin sağlanacağı bir Suriye'yi, birlik bütün halinde toprak bütünlüğü olan siyasi istikrarı olan, çatışmaların bittiği, barış içinde bir Suriye'yi dışlıyoruz, istiyoruz ve bunun için gayret sarf ediyoruz.

Geçtiğimiz süreçte Suriye'de bazı krizli dönemler oldu.

Lazkiye tarafında, Arap Alevilerine karşı girişilen saldırılar, oradaki katliamlar, buradaki akrabalarının ve hepimizin çok canını yaktı.

Buradaki insanlar oradaki akrabaları için endişelendi.

Gözyaşı döktüler.

Milletvekillerimiz bu konuyla ilgili çaba sarf ettiler.

Biz de bu konuyla ilgili en üst düzeyde duyarlılığımızı ifade ettik.

Bir kez daha ifade etmek isterim.

Burada tekrarlamak isterim ki anneannesi Selanik doğumlu bir dedesi Üsküp doğumlu, bir dedesi Manisa doğumlu bir vatandaş, bu milletin evladı olarak, Sünni kökenli, Sünni bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hem Türkiye'deki hem Suriye'deki bütün Aleviler benim kardeşimdir, akrabamdır.

HERKESİN KARDEŞLİK HUKUKUNA DAYALI BİR ANAYASAL GÜVENCESİ OLACAKSA BUNA KİM NİYE KARŞI ÇIKSIN?

Biz nüfusunda 6,5-7 milyon Arap barındıran bir ülke olarak Türkiye'deki Araplarla, Suriye'deki Araplar kardeştir, hepsi benim de akrabamdır, hepimizin akrabasıdır.

Aynı şekilde Türkiye'deki Kürtlerle Türkler kardeştir.

Suriye'deki Kürtlerle Türkiye'deki Kürtler akrabadır.

Dolayısıyla hepimizin akrabasıdır.

Akraba, akrabanın kötülüğünü istemez.

Akraba, akrabanın bırakın ölümünü burnunun kanamasını istemez.

Onun için Suriye'de birinin canı yanıyorsa o Kürt de olsa, Türkmen de olsa, Arap da olsa, Dürzi de olsa Alevi de olsa, Sünni de olsa hepimizin canı yanar.

Ve bu sebepten dolayı biz barıştan yanayız.

Diyalogdan yanayız.

Ben diyalogdan yana olalım dediğim zaman birileri orada artık çatışmalar devam edecek, büyük kavgalar olacak diye ümitlenen ve ona yatırım yapan birileri bizi duymazdan geliyordu.

Hatta bize diyalogdan yana olduğumuz için söylediğimizde kim kimle müzakere edecek diyordu.

Şimdi oradaki müzakereler sonuç vermiş ve bir mutabakat sağlanmış.

Yeni bir anlaşma yapılmış görülüyor.

Bundan memnuniyetimizi söylüyoruz.

Bütün Türkiye'deki siyasiler memnuniyetini söylüyor.

Dönüyorlar, şimdi diyorlar ki Allah Allah bu birliktelikten bu anlaşmadan nasıl memnun oluyorsunuz?

Niye olmayalım?

Çatışmaya itiraz eden ve diyalog isteyen bizsek diyaloğu, anlaşma olmasın diye mi isteyeceğiz?

Aksine anlaşılsın diye isteyeceğiz.

Hem geçtiğimiz yıl varılan mutabakat ve imza altına alınan anlaşma hem de 30 Ocak'ta varılan mutabakatı önemsiyoruz.

Eğer Suriye'de çatışma duracaksa, iç savaş olmayacaksa, barış olacaksa ve biraz önce söylediğim herkesin kardeşlik hukukuna dayalı bir anayasal güvencesi olacaksa buna kim niye karşı çıksın?

BU SINIR KAPISI TÜRKİYE'NİN 14 ÜLKEYE AÇILAN SINIR KAPISIDIR İlçe olarak Reyhanlı'mızdayız.

Reyhanlı'dan bahsederken 11 Mayıs 2013 günü 53 insanımızı kaybettiğimiz IŞID saldırısını bir kez daha lanetleyip yine burada Cilvegözü Sınır Kapısı'nda 2013'te 18 insanımızı kaybettiğimiz saldırıyı lanetleyip, hepsini rahmetle andığımızı ve ailelerinin acılarını üzerinden geçen 12 yıla rağmen bir kez daha paylaştığımızı ifade etmek isterim.

Ne ölenin ne öldürenin dininden, mezhebinden bir mana, bir ayrılık çıkarmamak gereken terörün her türlüsünü, şiddetin her türlüsünü kınamak gereken bir coğrafyadayız.

Aksi davranışların hepsi yani faili ya da mağduru kimliğine göre nitelendirmek, kodlamak, konuşurken bunlardan bahsetmenin ne kadar tehlikeli ve bu coğrafya açısından ne kadar sakıncalı olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim.

Bu sınır kapısına dair de şunu söylemek isterim.

Bu sınır kapısı Türkiye'nin 14 ülkeye açılan sınır kapısıdır.

Ve bu sınır kapısının tıkır tıkır işlemesi, beklemeden işlemesi sadece buradaki nakliyat emekçisi kardeşlerimizin, tırcı kardeşlerimizin zulüm çekmemesi anlamına gelmiyor.

Türkiye'nin ticaret açısından kar etmesi daha karlı işler yapması, daha çok üretmesi, daha çok kazanması ve kazandırması anlamına geliyor.

HUZURUN SAĞLANMASIYLA BİRLİKTE ZORUNLU MİSAFİRLERİMİZİN DE MEMLEKETLERİNE BİR AN ÖNCE ULAŞMALARINI TEMENNİ EDİYORUZ Bugün burada sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına uygulanan 50 dolarlık kapı vizesi ticaret açısından, maliyetler açısından son derece sorunlu.

Buna yapılan itirazları son derece haklı ve yapılan uygulamayı da hakkaniyetsiz buluyoruz.

Ayrıca buradan bugün Sayın Erdoğan Suudi Arabistan'da.

Ümit ederim bu konuda bir ilerleme sağlarlar.

Ümit ederim ajandasında vardır.

Çünkü Suudi Arabistan deyince buradaki insanların hakkına Kaşıkçı cinayetinden beri aradaki ilişkilerin bozulması sonucunda Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye ikili vizeyi kaldırması ve transit vize açısından da sadece dört günlük vize vermesini, böylelikle hem de fiilen transit bir yolculuğun ve ardından ticaretin mümkün olmamasını sağlıyor.

Çünkü Suriye'de ve diğer ülkelerde geçen zaman Suudi Arabistan'a gidilmesini ve dönülmesini bu sürede imkansız hale getiriyor.

Biz buradan Suudi Arabistan merciileriyle ki milletvekilimiz Sayın Güzelmansur da bunu birçok kez hem dile getirdi hem diplomatik muhataplara da söylüyoruz, burada mutlaka eskiden olduğu gibi bir ikili vize uygulamasını ve en az vizenin 10 günlük olmasına ihtiyaç vardır.

Bunu da ticaret açısından, ihracat açısından son derece kıymetli bulduğumuzu ifade ediyorum.

Hem Türkiye'ye hem Suriye'ye barış, kardeşlik, huzur ve hep birlikte el ele kalkınma diliyorum.

Tabii bu dediklerimiz olduğu anda hatta bu sürece girdiği anda Türkiye'deki sığınmacıların da memleketlerine dönmesinin imkanları genişleyecektir ve memleketlerine dönmeleri sağlanacaktır.

O konuda da önemli teşvik paketlerinin yapılmasını ve Suriye'nin huzurunun sağlanmasıyla birlikte Türkiye'deki zorunlu misafirlerimizin de memleketlerine, ülkelerine bir an önce ulaşmalarını temenni ediyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri