Haber Detayı

Uzman isimden ezber bozan deprem uyarısı: Mesele İstanbul değil tüm Marmara!
Yaşam ahaber.com.tr
04/02/2026 18:17 (2 saat önce)

Uzman isimden ezber bozan deprem uyarısı: Mesele İstanbul değil tüm Marmara!

Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, beklenen 7 ve üzeri büyüklükteki sarsıntının İstanbul’un içinde değil, Marmara Denizi’nin kalbinde yaşanacağını vurgulayarak 10 şehri birden uyardı. "Fay hattından uzakta olmak kurtuluş değil" diyen Eyidoğan, asıl felaketin sıvılaşan zeminlerde ve denetimsiz binalarda gizli olduğuna dikkat çekerek, 1999’da fay geçmediği halde yıkılan Avcılar örneğiyle hayati uyarılarda bulundu.

Marmara Denizi'nde beklenen büyük sarsıntı için geri sayım sürerken, deprem uzmanı Prof.

Dr.

Haluk Eyidoğan'dan ezberleri bozan çok kritik bir analiz geldi.

Tekirdağ'da düzenlenen 'Afetlere Dayanıklı Tekirdağ Çalıştayı'nda konuşan Eyidoğan, kamuoyunda 'İstanbul depremi' olarak bilinen kavramın eksik olduğunu, asıl tehlikenin dev bir 'Marmara depremi' olduğunu vurguladı.

Depremin İstanbul'un içinde değil, denizin ortasında yaşanacağını ve 10 şehri birden etkileyeceğini ifade eden uzman isim, 1999 Gölcük depremindeki Avcılar örneğini hatırlatarak; asıl felaketin fay hattına uzaklıkta değil, zemin hataları ve denetimsiz yapılarda gizli olduğuna dikkat çekti.

İşte Türkiye'nin sosyal ve ekonomik kalbini hedef alan o büyük riskin perde arkası... 'DEPREMDEN 7 İLA 10 İL ETKİLENİR' Beklenen depremin İstanbul'un içinde değil, Marmara Denizi'nde meydana geleceğine dikkati çeken Eyidoğan, 'İstanbul depremi' deniyor ya deprem, İstanbul'un içinde değil Marmara Denizi'nin içinde olacak. 7 ve üzeri bir depremin Marmara Denizi'nde gerçekleşmesi halinde, İstanbul başta olmak üzere Marmara'ya kıyısı olan 7 ila 10 il etkilenir.

Bu nedenle bu deprem bir İstanbul depremi değil, Marmara depremidir.' dedi.

Eyidoğan, Marmara'da meydana gelecek 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin yalnızca bölgeyi değil, Türkiye genelini sosyal ve ekonomik açıdan da olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

Şehirlerin depremden etkilenmesinde fay hattının değil, depremin büyüklüğünün belirleyici olduğuna işaret eden Eyidoğan, şöyle konuştu: 'İçinden fay geçen il var ama yıkılmıyor, faydan uzakta olup yıkılan il var.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde bunu açıkça gördük.

Yani olayı yalnız faya bağlamak da gerekmiyor.

Eğer olayı yalnız faya bağlasaydık, 17 Ağustos 1999 depreminde Gölcük merkezli depremde Avcılar yıkılmazdı. 'DEPREMLER BÖLGE DEPREMLERİDİR' Dolayısıyla büyük depremler bölge depremleridir ve hata varsa yapılarda, zeminde veya binalarda onu bulur ve yıkar.

Yani böyle bir gerçek var.

Yıkım yalnızca fayla açıklanamaz.

Yapıdaki ve zemindeki hata büyük depremlerde mutlaka ortaya çıkar.' Eyidoğan, zemin etüdü, doğru yer seçimi ve etkin denetimin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

UZMAN İSİM VATANDAŞLARI UYARDI!

Yanlış planlama, sıvılaşma ve heyelan alanlarına yerleşmenin büyük risk oluşturduğunu vurgulayan Eyidoğan, 'Binalar için olumsuz yerlere yerleşmek birinci hata.

İkinci hata böyle yerleri imara açmak.

Dolayısıyla öyle yerlerin yapı yasaklı olması gerekiyor.

Zemin sorunu olmasa bile inşaat sürecinde yapılan yanlışlar.

Yani depreme dayanıklı yapı üretim sürecinde de ciddi eksikliklerimiz var.

O nedenle bunlar bir araya gelince depremden kurtuluş ümidi yok.' dedi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri