Haber Detayı

Kars'ta Konuşan Ercan Kesal: Ben Hasta Hikayeleriyle Sinemaya Girdim
Yerel haberler.com
04/02/2026 14:06 (5 saat önce)

Kars'ta Konuşan Ercan Kesal: Ben Hasta Hikayeleriyle Sinemaya Girdim

Ercan Kesal, Kars Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yaptığı söyleşide hekimlik ve sanatı birleştirerek, hasta hikayelerinin sinemasına katkısını paylaştı. Kesal, sinemaya girişinin edebiyat ve hekimlik ile nasıl şekillendiğini anlattı.

Tacettin Durmuş (KARS) - Çekimleri Kars'ta devam eden Veliaht dizisinin oyuncusu Ercan Kesal, Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası'nın organizasyonunda Kars Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri ile söyleşide bir araya geldi.

Kesal, "Ben sinemaya yazarak girdim.

Edebiyatçı tarafından girdim, senarist kimliğimle girdim.

Senarist olmamı ve yazmamı ise hekimliğe borçluyum.

Ben hasta hikayeleri ile sinemaya girdim.

Senaristlerinden biri olduğum bir film aslında bir hasta hikayesidir" dedi.Oyuncu ve yazar Ercan Kesal, Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası Başkanı, Kars Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.

Dr.

Barlas Sülü'nün öncülüğünde Tıp Fakültesi Konferans Salonu'nda öğrencilere bir araya geldi.

Kendisi de doktor olan Kesal, "Hekimlik ve Sanat" konulu söyleşide şunları söyledi:"Benim hekimlikle sinema arasında çok net bir ilişkiyi fark edişim, senaryo yazmakla başıma geldi.

Ben sinemaya oyuncu olarak girmedim.

Benim sinema arzusuyla yanıp tutuşan birisi olduğum doğrudur.

Sinema hep seyretmekten, izlemekten, üzerine hayaller kurmaktan çok haz aldığım bir sanat dalıydı.

Ama ben sinemaya yazarak girdim.

Edebiyatçı tarafından girdim, senarist kimliğimle girdim.

Senarist olmamı ve yazmamı ise hekimliğe borçluyum.

Ben hasta hikayeleri ile sinemaya girdim.

Senaristlerinden biri olduğum bir film aslında bir hasta hikayesidir, bir mecburiyet hikayesidir." "Hekimlik mesleğine ve hastalarımıza şükranım" Onların bana anlattıkları, onların bana koşulsuzca kendilerini ifade etmeleri sayesinde ben yazabildim.

Yazabildiğim için oynayabiliyorum.

Yazabildiğim için kameranın arkasında kendimi iyi hissediyorum, filmi çekebiliyorum, yeni hayaller kurabiliyorum.

Film çekiyoruz, birbirlerinin hikayelerini anlatıyoruz gibi dışarıdan gözüküyor ama aslında biz kendimizi anlatıyoruz, başka bir şey anlatmıyoruz.

Kameranın önünde birilerini taklit ediyoruz, birilerini oynuyoruz.

Rol yapıyoruz zannediyorsunuz.

Ben kendi adıma bunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ben rol yapmayı bilmiyorum bir kere.

Ben bildiğiniz kimse, o oluyorum aslında.

O kişinin, o karakterin bendeki karşılığına dönüp bakıp onu buluyorum.

O mutlaka tanıdığım birisi çıkıyor.

Çünkü çok karmaşık bir adamım ben.

Çünkü beni çok karıştırdı yaşadıklarım.

Çünkü bu ülke, bu coğrafya, yeryüzü başımdan geçen 65 yıl, bir sürü şey bağışladı bana.

Hastalarım o kadar aklımı karıştırdı ki anlattıklarıyla o kadar çok hemhal oldum ki mutlaka içimde onlara dair bir şeyler var.

Hiçbir yere gitmedikleri için de onları oradan çıkartıp, Zülfikar Karslı yapıyorum, hastanede paspasçı yapıyorum, bir demiryolu işçisi yapıyorum.

Bu yüzden çok öznel bir şey yapıyorum. "Hastalarınızın dertlerine derman olmaktan Allah aşkına kaçınmayın, kenara çekilmeyin" Bir sürü şey başınıza gelecek.

Buradan çok iyi eğitimler alacak, çıkacaksınız.

Çünkü kendimi hasta olarak bunu deneyimledim.

Burası iyi bir üniversite, iyi bir fakülte, iyi hocalarınız var burada, buradan iyi hekimler çıkar.

İyi ustalarınız var ve iyi bir çırak olacaksınız.

Buradan gideceksiniz ve çıraklığınız devam edecek.

Yeni ustalar olacaksınız.

Sonra yeni çıraklar gelecek ve sizler onları usta olarak eğiteceksiniz.

Çok nesnel bir şey yapıyormuş gibi davranacaksınız ama öznelliğiniz bitmeyecek ki.

Çünkü siz bu ülkenin bir parçasısınız, nereye gideceksiniz?

Bu ülkede ne yaşanıyorsa onlar sizin ruhunuza sirayet edecek ve siz bazen söylemediklerinizden, sustuklarınızdan dolayı bence kendinizi iyi hissetmeyeceksiniz.

Her şey aslında çok öznelmiş gibi gözükse de bu sizin içinizdeki karışıklıktan doğduğu için bundan dolayı biz o karışıklıkların dermanını arıyoruz.

Aslında bizim hakikaten yaramızın merhemi bu toprakların bize kazandırdıklarıdır.

İşte bu yüzden dertlenmekten, hastalarınızın dertlerine derman olmaktan Allah aşkına kaçınmayın, kenara çekilmeyin."

İlgili Sitenin Haberleri