Haber Detayı

Barzani, bölgesel Kürt jeopolitiğinin neresinde?
Güncel haberler.com
04/02/2026 12:11 (1 saat önce)

Barzani, bölgesel Kürt jeopolitiğinin neresinde?

Anadolu Ajansı Dış Haberler Başmuhabiri Mehmet Alaca, KDP Başkanı Mesud Barzani'nin bölgesel Kürt jeopolitiğindeki konumlanışını ve bölgedeki yeni denge arayışlarını AA Analiz için kaleme aldı.

Anadolu Ajansı Dış Haberler Başmuhabiri Mehmet Alaca, KDP Başkanı Mesud Barzani'nin bölgesel Kürt jeopolitiğindeki konumlanışını ve bölgedeki yeni denge arayışlarını AA Analiz için kaleme aldı.***Suriye'de ocak ayı içerisinde Şam yönetimi ile SDG arasında yaşanan baş döndürücü hızdaki gerilim ve anlaşma süreci sadece Suriye sahasının değil, bölgesel Kürt jeopolitiğinin de yeniden hizalandığı bir katalizör oldu.

Ancak bu süreçte KDP lideri Mesud Barzani ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) aldığı tutum ve Irak Kürt medyasının söylemi, "Barzani-PKK hattında yumuşama mı var?" sorusunu yeniden tartışmaya açtı.Bu soru yüzeysel reflekslerle cevaplandığında yanıt, evet.

Ancak mesele Kürt siyasal alanının tarihsel rekabeti, liderlik kültü ve bölgesel güç dengeleri üzerinden ele alındığında ise, hayır.

Bölgedeki pek çok hadisede olduğu gibi Kürtler arası ilişkileri de duygusal ve ideolojik retorik kalıplar üzerinden okumak yanılgıya düşürür.Terörsüz Türkiye süreci KDP'ye hareket alanı sunduTürkiye'de PKK'nın silah bırakma ve feshiyle birlikte demokratik düzenlemeleri de içeren ve "Terörsüz Türkiye" yalnızca Ankara'nın güvenlik doktrinini değil, Orta Doğu'daki Kürt siyasal alanının tamamını etkileyen yapısal bir dönüşümü de tetikliyor.

Süreç, Ankara'nın Kürt aktörlerle ilişkilerini ve bu aktörlerin kendi aralarındaki uzun süreli rekabet, çatışma ve işbirliği dinamiklerini yeniden şekillendiriyor.

IKBY'de siyasi yelpazenin tamamı sürece açık destek verirken, özellikle KDP ve Barzani ailesi, 2015'te sona eren çözüm sürecinde olduğu gibi, bu dönemde de "arabulucu" bir rol üstleniyor.KDP'nin bu sürece dek PKK ile çatıştığı, Irak'ın kuzeyinde Türkiye'nin PKK ile mücadelesinde ortak hareket ettiği ve bu sürede Mazlum Abdi ve SDG ile mesafeli tutum takındığı hatırlanmalı.

Ancak süreçle birlikte Ankara'ya en yakın Kürt parti olan KDP bu çatışmasızlık ortamında PKK ve Suriye yapılanmasına yönelik konjonktürel bir yaklaşım geliştirdi.

KDP'nin, Ankara'nın PKK ile çatışmadığı ve Kürtlerle barış aradığı bir iklimde örgüt ve türevlerine karşı çatışması beklenmezken sürecin arabulucusu olarak Abdi ve diğer figürleri Erbil ve Duhok'ta ağırlaması ise hem arabulucu rolü hem de bu süreçte IKBY ve KDP'yi Kürt jeopolitiğinin merkezi yapma çabası olarak görülebilir.Barzanilerin, KDP'ye yakın Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) gibi Kürtlerin de Suriye'de söz sahibi olması yönünde uzun vadeli arzuları bulunuyor.

Barzanilerin Suriye'de Şam ve SDG arasında entegrasyon sürecinin başarılı olmasına yönelik söylemi bu nedenle PKK'ya destek değil, oluşacak barış ortamı üzerinden Kürtlerin hak kazancına endeksli.SDG, Suriye'nin kuzeyinde bugüne kadar ENKS ve Barzani çizgisine güç paylaşımında hiçbir şekilde yer vermedi.

Ancak SDG'nin etkisinin kırıldığı ve Şam yönetiminin etkisinin arttığı bir denklemde KDP'nin kendisine yakın Kürt aktörlere yeni Suriye denkleminde kısa vadede de olsa sınırlı bir alan açma ihtimali ortaya çıkıyor.Masanın dışında kalma kaygısıBugün IKBY'de başkanlık ve başbakanlık makamlarını ellerinde tutan Barzaniler, Orta Doğu'daki Kürt siyasi hareketlerinin kurucuları arasında yer alıyor.

Bu açıdan Mesud Barzani sadece KDP lideri değil aynı zamanda bu bakiyenin önde gelen temsilcisi.

Bu açıdan, Barzani siyasal kimliğini, klasik anlamda bir parti liderliğinden ziyade aile, aşiret ve coğrafya temelli bir otorite üzerinden tanımlayan Barzani, bölgesel anlamda Kürtleri ilgilendiren konularda milliyetçi bir söylem geliştiriyor.

Özellikle Irak'ın kuzeyindeki de facto Kürt bölgesinin 2005'te IKBY adını alarak de jure (hukuki) bir zemin elde etmesi, Barzani ailesine yalnızca Irak Kürtleri nezdinde değil, bölgesel Kürt alanı içinde de desteğini artırdı.PKK ile Barzaniler arasındaki ilişkiler tarihsel olarak kısa süreli taktik yakınlaşmalar dışında genel olarak Ankara'nın PKK ile başlattığı sürece kadar gerilim yüklüydü.

Bu anlamda, Barzani yönetiminin PKK ile ilişkilerinin "güçlendiği" yönündeki değerlendirmeler, çoğu zaman yanlış bir varsayıma dayanıyor.

PKK, Barzani için ideolojik olarak bir rakip, hatta tehdit.

Ancak SDG'nin Suriye'de kalıcı bir aktör haline gelmesi ve Kürt kamuoyunda "direniş" söylemi üzerinden inşa etmeye çalıştığı sembolizm, Barzani'yi PKK'yı karşısına almaktan alıkoyuyordu.

Bu bağlamda Barzani'nin PKK ile kurduğu ilişki bir yakınlaşma değil, Suriye'deki oyunun dışında kalmama çabası.

Barzani, PKK'nın silah bıraktıktan sonra da söylemsel olarak bölgesel Kürt siyasetinin meşru bir referans noktası haline gelmesini KDP ve IKBY'nin çıkarlarına ters görüyor fakat bu riski tamamen bertaraf edecek araçlara da artık sahip değil.PKK'nın Suriye iç savaşında elde ettiği alan, SDG üzerinden kurduğu uluslararası meşruiyet ve Kandil'in ideolojik yayılma kapasitesi, Barzani liderliğinin coğrafi sınırlarını fiilen daraltmaya başlamıştı.

Özellikle PKK ideolojisinin Suriye'nin kuzeyinde Barzani'ye yakın Kürt partileri hareket alanı tanımaması, ENKS'yi siyasi süreçlere dahil etmemesi ve hatta Rudaw gibi Kürt yayın organlarını boğması ve IKBY'de işgal ettiği yüzlerce köy bunlardan sadece bazıları.IKBY yönetimi ve medyasının Şam-SDG gerilimini "aşırı" sahiplenmesi bu çerçevede okunmalı.

Burada görülen şey, PKK çizgisine tam angajman değil, Kürt kamuoyuna "biz masadayız" mesajı verme kaygısı.

Ayrıca KYB medyasının söylemi de KDP üzerinde dolaylı bir baskı oluşturuyor.

Süleymaniye merkezli siyasi akıl, uzun süredir PKK ile daha güçlü bir ilişki kurarken, Barzani bu denklemin dışında kalırsa "Kürt ulusal dosyasında tali aktör" konumuna düşme riskini görüyor.Bölgede yeni gelişen jeopolitik, merkezi güçlü devletlere alan sunuyor ve devlet altı grupların alanı giderek azalıyor.

Nitekim Ekim 2023'ten bu yana Hamas, Hizbullah ve Husiler gibi yapıların zayıflatıldığı, Irak'ta Haşdi Şabi'nin kontrol edilmesi çağrılarının sürdüğü bir dinamikte başlayan PKK'nın silahsızlandırılması süreci, ABD'nin artık SDG'ye ihtiyaç duymadığını açıklamasıyla taçlandı.

Bölgesel Kürt jeopolitiğinde algısal tehditler konusunda söylemsel bazda da olsa bir ortaklaşma zorunluluğu doğdu.

IKBY, Kürtlerin hafızasında kriz anında hiçbir şey yapmayan aktör olarak tanımlanmaktansa bu durumun siyasi risklerini göze almış gözüküyor.

Neredeyse 80 yaşına gelmiş Barzani, siyasi liderliğini Kürt birliği üzerinde yeniden sunmayı hedefliyor.

Bunun dışında Barzani, "bağımsız Kürdistan" fikrinden vazgeçmese de, bölgesel gerçekliğin farkındalığıyla Kürtlerin yaşadıkları coğrafyalarda sistem içinde güçlü olmalarının çıkış yolu olduğunu görüyor.

Burada Esed rejiminin düşmesinden bu yana IKBY Başkanı Neçirvan Barzani'nin SDG'ye "Şam'a gidip siyasi sürecin bir parçası olun" çağrıları, silahtan ziyade siyasi statüyle ilgili olması daha çok anlam kazanıyor.Liderlik kültü ve jeopolitik rekabetKDP, Mesud Barzani'nin babası Molla Mustafa Barzani tarafından 1946'da kuruldu ve modern anlamdaki ilk Kürt siyasi hareketi.

Abdullah Öcalan'ın PKK'yı kurması bundan 30 yıl sonraya tekabül ediyor.

Buna rağmen, PKK çizgisi Barzani ekolünü 'aşiretçi-feodal' olarak kodlamaktan hiç geri durmadı.

Öcalan'ın sızan notlarında da Barzani için kullandığı eleştirel ifadeler dikkati çekiyor.

Hatta PKK'nın önde gelen isimlerinden Mustafa Karasu'nun 2017'de kaleme aldığı bir yazısında, IKBY bayrağının tüm Kürtleri temsil etmediğini söylemiş ve Erbil yönetiminin ise "egemenlere dayalı sistem" olarak tanımlamıştı.

Örgüt bugüne kadar KDP'ye karşı pek çok siyasi ve silahlı girişimde bulunduğu gibi Erbil ve Duhok'ta KDP'nin kontrol ettiği alanlarda yüzlerce köyü işgal altında tutuyordu.

Örgüt aynı zamanda, Ankara-KDP ilişkilerini hem siyasal hem toplumsal zeminde zehirlemek için de pek çok yöntem denedi.Her ne kadar PKK'nın faaliyetleri Irak'ta siyasal bir çıktıya dönüşmese de bugün geleneksel Kürt liderlik yarışında aralarında bir yaş bulunan Barzani ve Öcalan rekabetinin devam edeceği anlaşılıyor.

Özellikle Halep'le başlayan Şam-SDG geriliminden sonra IKBY'deki pek çok kentte düzenlenen protestolarda parti bayraklarından ziyade IKBY bayraklarının kullanılması dikkate alınması gereken bir detay.

Ancak Suriye'deki Kürtlere destek protestoları sırasında Erbil ve Duhok'ta Türk bayraklarına yönelik saldırılar, KDP kontrolündeki kentlerin uzun süredir inşa edilen "Türkiye'yle dostluk" algısını zedeledi.

Erbil Valisi Ümit Hoşnav, protestolar sırasında saldırıya uğrayan Irak Türkmen Cephesi (ITC) ve Türkmen ajansı TEBA'yı ziyaret ederek, yaşananların yönetimin ve Erbil toplumunun genel tutumunu yansıtmadığını ifade etti.

Bu mesaj, Türkiye nezdinde oluşabilecek güven erozyonunu sınırlamayı hedefleyen bir dengeleme çabası.

Ancak yeterli değil.Suriye'deki gelişmeler, PKK ile Barzani arasındaki "Bölgesel Kürt lideri kim olacak?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Geçmişte ideolojik ve siyasi saiklerle PKK ve Celal Talabani'nin KYB'si ile savaşan Mesud Barzani'nin uzun süredir Kürtler arasında "birakuji" olarak bilinen Kürtler arası savaşın olmayacağı söylemi, PKK tarafından düzenli olarak sınandı.

PKK, ideolojik liderlik iddiasını Öcalan figürü üzerinden sürdürürken, Barzani, tarihsel meşruiyet ve kurduğu meşru yapı üzerinden liderlik üretmeye çalışıyor.

Ancak modern Kürt jeopolitiğinde semboller, askeri kapasite ve uluslararası görünürlük, klasik aile liderliğinin önüne geçmiş durumda.

Bu açıdan Barzani'nin attığı adımlar, "PKK çizgisine kayış" değil, liderlik alanını yeniden tanımlama ve jeopolitiğin zorladığı bir adaptasyon süreci.Mesud Barzani, PKK ile ideolojik bir ittifak kurmuyor, fakat bölgesel Kürt siyasetinde liderlik iddiasını kaybetmemek için milliyetçi reflekslerini revize ediyor.

Bu revizyon, Türkiye'de rahatsızlık yaratsa da Kürt iç siyasetinin mevcut güç dengeleri dikkate alındığında şaşırtıcı değil.

Barzani bugün Kürt jeopolitiğinin liderliğine yeniden soyunmuyor o liderliğin elinden kaymasını engellemeye çalışıyor.Barzani'nin son hamleleri, Kürtlerin mevcut devlet yapıları içinde merkezi güç alanlarını genişletmeye dönük bir yaklaşımı işaret ediyor.

Bu nedenle Kürtlerin birliği vurgusuyla kendi ideolojisini ve IKBY'nin stratejik derinliğini artırma hedefi güdüyor.

Bu sebeple Kürtler arasında rekabet Suriye üzerinden daha yeni başlıyor.[Mehmet Alaca, Anadolu Ajansı Dış Haberler Biriminde Başmuhabirdir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri