Haber Detayı

Altının başkenti neresi?
Ekonomi dogruhaber.com.tr
04/02/2026 08:51 (1 saat önce)

Altının başkenti neresi?

Rekor seviyelere çıkan altın fiyatları Güney Afrika’daki madencilik sektörünü yeniden canlandırsa da uzmanlara göre ülke “altının başkenti” unvanını Çin’den geri alacak güce sahip değil.

Altın fiyatları, yılın başından bu yana jeopolitik endişelerin tırmanması ve talebi destekleyen diğer unsurların etkisiyle sert yükselişler kaydetti. 2025 yılını ons başına yaklaşık 4.300 dolar seviyelerinde kapatan sarı metal, 2026’nın ilk ayının son günlerinde 5.500 dolar eşiğini aşmayı başardıktan sonra yeniden 5.000 dolar civarına çekildi.

Bu yükseliş trendi aslında 2024’te başlamış, 2025’te ise güçlenerek devam etmişti.

Altın fiyatları 2025’te yaklaşık %60 artış gösterdi.

Böylece iki yıldan kısa sürede değerini iki kattan fazla artıran altın, modern çağda benzeri görülmemiş bir performans sergiledi.

Fiyatlardaki bu sıçramalar, dünya genelinde madencilik şirketlerinin karlılıklarını ciddi biçimde artırdı.

Bu durum şirketleri; eski madenleri yeniden açmaya, mevcut faaliyetlerini genişletmeye ve yeni projelere yatırım yapmaya yöneltti.

Amaç, artan altın talebini karşılamak ve piyasalardaki bu olağanüstü ivmeye ayak uydurmak.

Standard & Poor’s Global Energy verilerine göre, 2025’te küresel ölçekte altın arama bütçeleri %11 artarak 6,15 milyar dolara yükseldi.

Wall Street Journal tarafından hazırlanan incelenen bir rapora göre, yükselen altın fiyatları Güney Afrika’daki zor durumdaki madencilik sektörünü yeniden canlandırdı.

Güney Afrika, 20. yüzyıl boyunca dünyanın “altın başkenti” olarak biliniyor, o dönemde küresel altın külçesi ve mücevher üretiminin yaklaşık yarısını karşılıyordu.

Ancak 2007’den sonra, Güney Afrika dünyanın en büyük altın üreticisi konumundan gerileyerek 12. sıraya düştü.

Bunun başlıca nedenleri arasında; yatırımcıların ülkedeki madenleri eski, çok derin, tehlikeli, maliyetli ve iş gücü sorunlarıyla dolu görmesi yer aldı.

Tüm bu faktörler, Güney Afrika’daki madenlerden bir ons altın çıkarmanın maliyetini dünyadaki en yüksek seviyelerden birine taşıdı.

Bu tablo ise 2025’te köklü biçimde değişti.

Yükselen altın fiyatlarıyla birlikte Güney Afrika madenleri yeniden yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı.

Avustralyalı West Wits Mining şirketinin CEO’su Rudy de Silva, şirketin 2021’den bu yana Johannesburg yakınlarındaki “Kloof Shallows” maden projesi için finansman bulmakta zorlandığını, yatırımcıların projeyi konuşmak dahi istemediğini belirtti.

Ancak son yıllardaki altın fiyat artışlarıyla birlikte dengeler değişti.

Proje; yerel bir banka, bir kalkınma finansmanı kurumu ve Amerikalı bir madencilik şirketinden fon sağladı.

Yaklaşık 100 milyon dolar yatırım alan maden, böylece Güney Afrika’da son 15 yıldan uzun süredir faaliyete geçen ilk yeni yer altı altın madeni oldu.

Bu gelişme, yüksek altın fiyatlarının madencilik yatırım haritasını nasıl yeniden çizdiğini açıkça ortaya koyuyor.

Ons başına üretim maliyeti “Kloof Shallows” projesi Ekim 2025’te ilk altın üretimini gerçekleştirdi. 2026’da yaklaşık 6.000 ons, 2029 itibarıyla ise yılda 70.000 ons üretim hedefleniyor.

Madende denge fiyatı ons başına 1.291 dolar, bu da Güney Afrika’daki birçok büyük madenin denge fiyatının altında bulunuyor.

Bu büyük madenler genellikle daha derin ve zorlu koşullarda faaliyet gösteriyor.

Madenin mevcut derinliği yaklaşık 60 metre, ancak gelecekte daha derin seviyelere inilmesi planlanıyor.

Madencilik devleri harekete geçti “Kloof Shallows” tek başına Güney Afrika altın sektöründe devrim yaratmayacak olsa da, yüksek altın fiyatlarının sektöre yeniden canlılık kazandırabileceğinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Örneğin ülkenin en büyük altın üreticisi Harmony Gold, dünyanın en derin madeni olan Mponeng’i genişleterek madenin ömrünü 20 yılın üzerine çıkarmayı hedefliyor.

Ülkenin ikinci büyük üreticisi Sibanye-Stillwater ise Burnstone madenini yeniden açmayı değerlendiriyor.

Fon yönetim şirketi Old Mutual’da yatırım stratejisti olan Isaac Odendaal, Güney Afrika altın madenciliğinin yıllardır zorluklarla boğuştuğunu, ancak fiyatlardaki sert yükselişin sektörü canlandırmak için benzersiz bir fırsat sunduğunu söylüyor.

İş gücü engeli Buna karşın, Güney Afrika’daki altın madenlerinde üretim kapasitesini artırma yarışı ciddi zorlukları da beraberinde getiriyor.

En büyük sorunlardan biri nitelikli iş gücü eksikliği.

Bu durum; üretimin yavaşlamasına, işletme maliyetlerinin yükselmesine ve projelerde gecikme riskinin artmasına yol açıyor.

Sonuç olarak, rekor altın fiyatlarının sağlayabileceği kazançlar kısmen törpülenebiliyor. “Altının başkenti” geri döner mi?

Altın ticareti uzmanı Abdullah Al-Masri, yaptığı açıklamada, “altının başkenti” unvanının bugün Çin’e ait olduğunu belirtiyor.

Güney Afrika’nın üretiminin; yüksek maliyetler ve aşırı derin madenler nedeniyle sınırlı kaldığını vurgulayan Al-Masri, derin madenlerde çalışmanın hem yüksek risk hem de çok yüksek işletme maliyeti anlamına geldiğini ifade ediyor.

Ancak rekor altın fiyatlarının sağladığı yüksek nakit akışı ve rahat kâr marjları, Güney Afrika’daki madencilik şirketlerine ileri teknoloji ve robotik sistemlere yatırım yapma imkânı sunuyor.

Bu teknolojiler; yüksek sıcaklıklarda, dar ve derin alanlarda çalışarak operasyonel riskleri azaltıyor ve kârlılığı koruyor.

Al-Masri’ye göre Güney Afrika, sektörde tarihi parlaklığının bir kısmını geri kazanabilir; ancak “altının başkenti” unvanı geri gelmeyecek.

Çünkü fiyat patlamaları genellikle jeolojik kaynaklardan ziyade, kurumsal esneklik ve jeopolitik ağırlığı olan ülkelerin lehine dengeleri yeniden kuruyor.

Bu noktada Güney Afrika, rezerv ve deneyime sahip olsa da jeopolitik ivmeden yoksun kalıyor.

Yapısal sorunlar Al-Masri, küresel altın piyasasının artık sadece üretimle yönetilmediğini; tedarik zincirleri, jeopolitik dengeler ve düzenleyici istikrarın belirleyici olduğunu söylüyor.

Çin gibi ülkeler esnek düzenleyici çerçeveler ve net destek stratejileri sayesinde avantaj sağlarken, Güney Afrika politika istikrarsızlığı, mevzuat dalgalanmaları, enerji ve altyapı sorunları ile iş gücü karmaşası yaşamaya devam ediyor.

Bu nedenle ülkenin yeniden küresel liderliğe dönmesi gerçekçi görünmüyor. 370 tonluk fark Ekonomi gazetecisi Joseph Farah ise Sky News Arabia Ekonomi’ye yaptığı değerlendirmede, Güney Afrika’nın artık küresel üretimde lider olmadığını, Çin’in açık ara önde olduğunu vurguluyor.

Dünya Altın Konseyi ve ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) verilerine göre 2024’te Çin 370 ton altın üretirken, Güney Afrika 100 ton üretti.

Bu farkın, unvanın geri dönmesini fiilen imkânsız kıldığını söylüyor.

Farah’a göre Güney Afrika, rekor fiyatları fırsata çevirerek madencilik sektörünü yeniden yapılandırır ve modernize ederse, önemli bir yatırım merkezi hâline gelebilir.

Ancak nitelikli iş gücü eksikliği, düzenleyici karmaşıklık ve uzun süredir devam eden işçi gerilimleri, bu sürecin önündeki en büyük engeller olmaya devam ediyor.

İlgili Sitenin Haberleri