Haber Detayı
İş dünyasının tam üyelik ve Gümrük Birliği için baskı eylemleri sürecek… Avrupa Avrupa duy sesimizi
GÜMRÜK Birliği’nin yenilenmesi başta olmak üzere Avrupa Birliği’ne tam üyelik yolunda diplomasi atağına kalkan Türk iş dünyası, eylemlerini sürdürüyor.
31 Ocak 2026’da Başkan Nail Olpak ve 26 Avrupa ülkesi iş konseyi başkanlarının imzasıyla Financial Times’ta AB’ye mektuplu ilanla çağrıda bulunan DEİK’in aksiyonlarını tüm yıla yayacağı öğrenildi.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursıla von der Leyen’e hitaben Financial Times’ta yayımlanan mektupla, AB’ye “Türkiye’nin tıkanan üyelik sürecinin, net ve güven verici bir perspektifle, yeniden canlandırılması” çağrısında bulunulmuştu.
Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernize edilmesinin acil ihtiyaç olduğu, mevcut durgunluğun her iki tarafa da zarar verdiği uyarısı yapılmış, yapıcı bir yanıt alınmazsa sürecin yeni mektuplarla sürdürüleceği belirtilmişti.
Ayrıca 13 Ekim’de Brüksel’de üst düzey toplantı hedeflendiği duyurulmuştu.DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ dün yaptığı açıklamada, 365 günü kapsayan bütün programları ele aldıklarını; konferans, toplantı, stratejik yuvarlak masa toplantılarının tümüne Türkiye başlığını sokacaklarını söyledi.AB’nin geleceğinin ve sorunlarının tartışıldığı her yerde olacaklarına dikkat çeken Yalçındağ, “Bunun ilk örneğini 15 Ocak’ta ‘Conclave Brussels’de yaptık.
Yeni Avrupa’nın oluşumunda yer alacak, yeni Avrupa’nın Türkiye ile birlikte oluşacağını her fırsatta vurgulayacağız.
Bunun içinde Gümrük Birliği’nin yenilenmesi de var ama asıl konu AB’ye üyelik.
Bugün değilse ne zaman?
Avrupa coğrafyası diye bakıldığında Türkiye’nin önemi çok stratejik.
Türkiye Avrupa’nın en büyük ihtiyacı olan güvenlik, enerji ve tedarik konularında çözüm ortaklığına talip. ‘Yeni Avrupa’yı birlikte inşa edelim’ diyoruz, diyeceğiz” şeklinde konuştu.İSTANBUL VE İZMİR’DEN HİNDİSTAN İSYANIGÜMRÜK Birliği’ni yenilemeye bir türlü yanaşmayan Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi yok farz ederek imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına tepkiler de büyüyor.
Hindistan gibi dev bir ülkeyle imzalanan serbest ticaret anlaşması, bardağı taşıran son damla oldu.
Konu Türkiye’nin dört bir tarafında sanayi ve ticaret odalarının açıklamalarında, meclislerinin ocak ayı toplantılarında gündemdeydi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin en önemli ticaret partneri olduğuna dikkat çekti ve devam etti:“AB’nin Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan ile sonuçlandırdığı serbest ticaret anlaşmaları, ülkemizin AB ile Gümrük Birliği anlaşmasını hızla güncellemesi gerektiğini bir kez daha göstermektedir.
Bu anlaşmaların sonuçları bizi etkileyecektir.
Çünkü Gümrük Birliği anlaşmasına göre Türkiye, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına uymakla yükümlü iken, Türkiye’nin bu üçüncü ülkelere ihracatı aynı şartlara tabi olmuyor.
Ticaret Bakanlığı’nın konuyu hassasiyetle ele aldığına ve gerekenleri yapacağına inanıyoruz.”İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan da kürsüden yaptığı konuşmada şöyle seslendi:“Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe’u var.
Şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliği’nde.
Bu durumda Made in Europe’dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak?
Serbest ticaret anlaşmaları (STA) bizi en çok rahatsız eden konulardan biri.
AB üyesi olmadığımız için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var.
Sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum.”Benzer bir konuşmayı İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener de dile getirdi:“Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması dünya ticaretinin yönünü etkileyecek ölçekte yeni bir ekonomik yakınlaşmayı temsil ediyor.
Hindistan’ın ülkemize Avrupa Birliği ülkeleri gibi gümrüksüz veya düşük gümrüklü mal satabilmesinin kapısı aralanıyor.
Bunun nedeni; ülkemizin Gümrük Birliği içinde yer almasına rağmen, Avrupa Birliği’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı bu tür serbest ticaret anlaşmalarına doğrudan taraf olamaması, buna karşın sonuçlarına fiilen maruz kalması.
Bu durum, ihracatçılarımız açısından asimetrik bir rekabet baskısı yaratıyor; pazar payı kaybı riskini de beraberinde getiriyor.
Gümrük Birliği sürecinin revize edilmesi artık daha elzem bir hal aldı ve en kısa zamanda aksiyona geçip sonuca bağlanması gerekiyor.”