Haber Detayı

Ailesini kurtarmak için saatlerce yüzen 13 yaşındaki çocuk BBC'ye konuştu: 'Kahraman değilim'
Dünya haberler.com
03/02/2026 20:24 (2 saat önce)

Ailesini kurtarmak için saatlerce yüzen 13 yaşındaki çocuk BBC'ye konuştu: 'Kahraman değilim'

Ailesi denize sürüklendikten sonra yardım almak için saatlerce yüzen 13 yaşındaki Avustralyalı çocuk BBC'ye konuştu ve "Kahraman olduğumu düşünmüyorum, sadece yapmam gerekeni yaptım" dedi.

Ailesi denize sürüklendikten sonra yardım almak için saatlerce yüzen 13 yaşındaki Avustralyalı çocuk BBC'ye konuştu ve "Kahraman olduğumu düşünmüyorum, sadece yapmam gerekeni yaptım" dedi.

Austin Appelbee, iki kürek tahtasına tutunmuş halde suda bıraktıktan dört saat sonra nihayet kıyıya ulaştığında, annesi Joanne, erkek kardeşi Beau ve kız kardeşi Grace'in hala sağ olup olmadığını bilmiyordu.Avustralya'nın batı kıyılarından kilometrelerce uzakta, dalgalar büyüyor, ışık azalmaya başlıyordu.

Annesi artık oğlunun da kurtulamamış olabileceğinden korkuyordu.Saatler sonra, Joanne nihayet kurtarma botunu görünce oğlunun güvende olduğunu öğrendi.

O zamana kadar o ve çocukları kıyıdan 14 kilometre uzaklaşmışlardı.Sahilde ailece geçirilen bir gün olarak başlayan olay, Joanne ve ailesi için 10 saatlik bir çileye dönüştü.

Austin'in durumu bildirmek için yüzmeye karar vermesi, kurtarma ekipleri tarafından "insanüstü" diye nitelendirildi.47 yaşındaki Joanne, BBC'ye yaptığı açıklamada "Austin'in kurtulamadığını varsaymıştım" dedi."Sonuç olarak hepsinin iyi ve mutlu olması ve hiçbirinin yaralanmaması kesinlikle mükemmel bir sondu."'Zorlu mücadele'Joanne'nin anlattığına göre, aile geçen cuma günü Perth'e dönmeyi planlıyordu ve plajın açıklarındaki sığ suda iki kürek tahtası ve bir kano ile "biraz eğleniyorlardı" ama çocuklar "biraz fazla ileri gitti":"Rüzgar şiddetlendi ve olaylar oradan başladı.

Küreklerimizi kaybettik ve daha da uzaklara sürüklendik.

Her şey çok, çok hızlı bir şekilde alt üst oldu."Batı Avustralya'daki Quindalup sahilinden giderek uzaklaştıklarını fark eden Joanne, bir şeyler yapması gerektiğini anladı.

Fakat 12 yaşındaki Beau ve sekiz yaşındaki Grace'i yalnız bırakamazdı."Başlangıçta, kıyı şeridinden çok uzaklaşmadığımız için bu genç adamı yardım almak üzere geri gönderdik" dedi.Austin kayığı aldı ama kimse kayığın ağır hasar gördüğünü ve zaten su almaya başladığını fark etmedi."Kayık devrilmeye başladı, sonra bir küreğimi kaybettim ve başımın belada olduğunu anladım.

Kolumla kürek çekmeye başladım."Bir ara kayığı çevirmeyi başarsa da kayık yeniden ters döndü.

Alabora olan kayığa tutunan Austin "suda bir şey gördü" ve bir şeyler yapması gerektiğini düşündü:"Artık tehlikeli olmaya başlamıştı.

Birkaç saattir açıktaydım."Ailesini çoktan gözden kaybetmişti, aile de onu.

Joanne ve çocuklar denizde daha da uzaklaştıkça dalgalar büyüyor, tahtaların üzerinde kalmak zorlaşıyor, görüş mesafesi de kötüleşiyordu.Hepsi can yeleği giymişti ama yanlarında yiyecek veya su yoktu."Austin'in kıyıya çok daha hızlı ulaştığını düşünmüştüm" diyor:"Gün ilerledikçe, bizi kurtarmaya gelen hiçbir gemi ve kimse olmadı.

O da kurtulamadıysa, ne yaptım ben, yanlış bir karar mı verdim ve diğer iki çocuğumu kurtarmaya gelecek biri olacak mıydı?"Bu sırada Austin, işine yaramadığını fark edip bir süre sonra can yeleğini bıraktı ve son dört kilometreyi yüzmeye başladı.Sonraki iki saat boyunca, "gerçekten korkmuş" 13 yaşındaki çocuğu ayakta tutan şey dua, ilahiler ve "mutlu düşünceler" oldu:"Annemi, Beau'yu ve Grace'i düşünüyordum.

Ayrıca arkadaşlarımı ve kız arkadaşımı da düşünüyordum.

Gerçekten çok iyi bir arkadaş çevrem var."Sahile vardığımda, 'Şu anda nasıl karadayım, bu bir rüya mı?' diye düşündüm."Sonra aklına ailesi geldi.

Hala hayatta olabilirlerdi.

Yerel saatle yaklaşık 18:00 (TSİ 13:00) civarında nihayet annesinin sahilde kalan çantasındaki telefonuna ulaştı ve yardım istedi.

Polisin açıklamasına göre telefonun ardından büyük bir arama çalışması başlatıldı.

Telefon görüşmesinden sonra bayılan Austin hastaneye kaldırıldı ve orada babasını arayarak hıçkıra hıçkıra ağladı.

Joanne ve kardeşlerinin hayatta olup olmadığından hala emin değildi.Ardından, birkaç dakika sonra, bulunduklarına dair bir telefon aldı.

Doktorlar, polis memurları, herkes sevinçten havaya zıplıyordu.Austin "Bu, asla unutamayacağım bir an oldu" diyor.

Denizdeki Joanne ise küçük çocuklarını tutmakta zorlanıyordu.

Donuyorlardı ve hava kararmıştı.

Şimdi Austin'in öldüğünden korkuyordu."Bizi kurtaracak hiçbir şey göremiyorduk" diyor. "Artık tamamen kendi başımıza kalmıştık."Joanne, yaklaşan tekneyi görünce bile rahatlayamadı.

Çocuklar suya düşmüştü ve o da çaresizce onlara ulaşmaya çalışıyordu."Tam bir kabustu" diyor.Karaya çıktıktan sonra, hafif yaralanmaları hastanede tedavi edildi.

Austin'i alan aynı ambulans görevlisi, anneye çocuğunun sağ olduğunu müjdeledi.

Hatta Austin okuluna bile geri döndü.

Fakat bacakları çok ağrıdığı için koltuk değnekleriyle.Şimdi, beş günden az bir süre sonra, Austin olanları anlamaya çalışıyor.

İnsanların ona sürekli bunu yakıştırmalarına karşın, kendini kesinlikle bir kahraman olarak görmüyor. "Mükemmel ambulans ekibini" ve acil servislerin "gerçekten hızlı müdahalesini" övüyor.

Ancak diğerleri Austin'den övgü dolu sözlerle bahsediyor.

Naturaliste Gönüllü Deniz Kurtarma Grubu komutanı Paul Bresland, gencin çabalarını "insanüstü" olarak nitelendirdi.Bu arada, polis yetkilisi James Bradley de "azmi ve cesaretiyle annesinin ve kardeşlerinin hayatını kurtaran Austin ne kadar övülse az" diyor.

İlgili Sitenin Haberleri