Haber Detayı

TBMM Genel Kurulu... Bülent Kaya: Deprem Bölgesinde Hala Konteyner Kentlerde Yaşamak Mecburiyetinde Kalan ...
Güncel haberler.com
03/02/2026 17:42 (4 saat önce)

TBMM Genel Kurulu... Bülent Kaya: Deprem Bölgesinde Hala Konteyner Kentlerde Yaşamak Mecburiyetinde Kalan ...

Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, deprem bölgesinde teslim edilen konutlara ilişkin "Teslim ettikleri kişilerden konutlara yerleşen kişi sayısı kaçtır? Aradan geçen 3 yıla rağmen hala konteyner kentlerde yaşamak mecburiyetinde kalan vatandaşlarımızın sayısı nedir? Bu soruya cevap vermek çok mu zor Allah aşkına?Bu millet adına, üstelik ek vergilerle deprem bölgelerine yardım etme adına birçok vergi koydunuz. Deprem kentlerini ayağa kaldırmakla övünüyorsunuz. O zaman bu rakamları net bir şekilde vermek zorundasınız. Sadece soyut kavramlarla, gösterişlerle depremzedelerin bütün sorunlarını çözdüğünüzü ortaya koyamazsınız" dedi.

(TBMM) - Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, deprem bölgesinde teslim edilen konutlara ilişkin "Teslim ettikleri kişilerden konutlara yerleşen kişi sayısı kaçtır?

Aradan geçen 3 yıla rağmen hala konteyner kentlerde yaşamak mecburiyetinde kalan vatandaşlarımızın sayısı nedir?

Bu soruya cevap vermek çok mu zor Allah aşkına?

Bu millet adına, üstelik ek vergilerle deprem bölgelerine yardım etme adına birçok vergi koydunuz.

Deprem kentlerini ayağa kaldırmakla övünüyorsunuz.

O zaman bu rakamları net bir şekilde vermek zorundasınız.

Sadece soyut kavramlarla, gösterişlerle depremzedelerin bütün sorunlarını çözdüğünüzü ortaya koyamazsınız" dedi.TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesi ile ilgili kanun teklifini çıkarmak için görüşmelerine ara verilen Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine kaldığı yerden devam ediliyor.

Genel Kurul'da ilk 17 maddesi kabul edilen Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, toplam 36 maddeden oluşuyor.Kanun teklifiyle, trafikte ışık ve şerit ihlali, aşırı hız yapanlara, alkollü veya uyuşturucu etkisinde araç kullananlara, trafikte yol kesen veya aracından inerek saldıranlara, ambulans ve diğer geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeyenlere ciddi miktarlarda para cezası, ehliyet iptali, trafikten men gibi ağır cezalar getiriliyor.Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümüne ilişkin konuştu.

Depremin üzerinden üç yıl geçtiğini hatırlatan Kaya, "Bu 3 yıllık süreç içerisinde iktidara mensup kimi çevreler buradan bir kahramanlık hikayesi çıkarmaya çalışırken, iktidara karşı olan çevreler de felaket tellallığı üzerinden yapılanları görmeyip depremzedelerin esas sorunlarının konuşulmasını maalesef bu polemiklerin arasına sıkıştırma gayretine girmektedir.

Oysa aradan geçen 3 yıllık süre zarfında ne kahramanlık hikayelerine ne de felaket tellallığına ihtiyacımız yok.

Depremzedelerimizin hala yaşamakta olduğu sorunlar üzerine gidip, sorunların ne olduğunu tespit edip çözümlerine odaklanmamız lazım" diye konuştu.

Depremin ardından iktidar tarafından yapılan konutların teslimine ilişkin eleştirilerini sıralayan Kaya, "İktidar, 450 binin aşkın konutun teslim edildiği hikayesiyle buradan bir şey yapmaya çalışırken, konutlara yerleşen depremzede sayısıyla ilgili net bir sayı verememektedir.

Dolayısıyla henüz daha bitmemiş yerin kurada çıkmasını eğer biz teslim olarak görürsek o zaman Hatay'da 217 bin kişi olan konteyner kentlerde yaşayan kişi sayısının, aradan geçen 3 yıla rağmen hala niye 150-160 binler seviyesinde olduğunu anlatamayız.

Bu sorunu görmezden gelmiş oluruz" dedi.

Kaya: "Teslim ettikleri kişilerden konutlara yerleşen kişi sayısı kaçtır?" Birleşmiş Milletler'in verilerini hatırlatan Kaya, şöyle konuştu:"Bu tip felaketlerden sonra konteyner kentlerde kalma süresi 12 ya da 18 aydır.

Oysa biz, sadece Hatay için söylüyorum, hala 160 bin depremzedemiz aradan geçen 36 aya rağmen konteyner kentlerde yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Üç kış geçirdiler.

Dördüncü bir kışı geçirmeyeceklerine dair elimizde somut bir veri yok.

Buradan iktidara teslim ettiği konutlarla ilgili teşekkür ederken, topluma ve bu Meclis'e olan bir borcunu da hatırlatıyorum: Teslim ettikleri kişilerden konutlara yerleşen kişi sayısı kaçtır?

Hala konteyner kentlerde yaşamını sürdürmekte olan vatandaşlarımızın sayısı kaçtır?

Bu, sadece milletimizin, vatandaşlarımızın çektiği sıkıntıları tespit edebilmemize ve denetime imkan verecek bir sayıdır.

Aradan geçen 3 yıla rağmen hala konteyner kentlerde yaşamak mecburiyetinde kalan vatandaşlarımızın sayısı nedir?

Bu soruya cevap vermek çok mu zor Allah aşkına?

Bunları öğrenmek bu milletin hakkı değil mi?

Bir eksiklik varsa gelin sebeplerini hep beraber değerlendirelim ve çözüm yollarını bulalım.

Yoksa sadece suçlamak için, başarısızlığı ortaya koymak için istemiyoruz.

Bu millet adına, üstelik ek vergilerle deprem bölgelerine yardım etme adına birçok vergi koydunuz.

Deprem kentlerini ayağa kaldırmakla övünüyorsunuz.

O zaman bu rakamları net bir şekilde vermek zorundasınız.

Sadece soyut kavramlarla, gösterişlerle depremzedelerin bütün sorunlarını çözdüğünüzü ortaya koyamazsınız." İYİ Partili Poyraz'dan 'Antalya afet bölgesi ilan edilsin' çağrısı İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ise sözlerine Antalya ve Burdur'da yaşanan otobüs kazalarında hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek başladı.

Poyraz, "Her can kaybı, alınması gereken tedbirlerin ertelenemez olduğunu bir kez daha göstermektedir" dedi.

Antalya'da yaşanan sel felaketine de dikkati çeken Poyraz, Antalya'nın 'afet bölgesi' ilan edilmesi çağrısında bulunarak "Evleri ve işleri zarar gören vatandaşların tarım arazileri tahrip olan üretici ve çiftçilerimizin yaşadığı kayıplar gözden gelinemez.

Borç yükü altında ezilen bu kesimlerin borçlarının ertelenmesi ivedilikle sağlanmalıdır" diye konuştu.

Poyraz, mağduriyetlerin giderilmesi için TBMM'ye kanun teklifi sunduklarını hatırlattı. "Çocuklar racon kesenleri model alıyorlar" Poyraz, çocukların çetelere maruz kalması ve akran zorbalığına uğramasına ilişkin ise "Suça sürüklenen çocuk' kavramını belirlerken ya da bununla ilgili tedbirler alırken, bunun dış etkenlerini doğru belirlemek lazım.

Sayın Adalet Bakanı'nın da ifade ettiği gibi sokaktaki cinnet hali dikkate alınmadan, Türkiye'de sadece cezasızlık algısı üzerinden bir süreç yürütülüyor.

Oysa sokakta bir cinnet hali var.

Ekonomik olan bir cinnet hali var.

İnsanlar kendilerini ifade edemiyorlar.

Kendilerini ve psikolojilerini yönetemiyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Poyraz, televizyonda ve çevrimiçi platformlarda yayınlanan dizilerin içeriklerini eleştirerek, "Çocuklar racon kesenleri model alıyorlar.

Bunun sonucunda çeteleşme, mafyalaşma.

Sayın İçişleri Bakanı haftada üç örgüt çökertmeye çalışıyor, öbür tarafta beş tane örgüt çıkıyor" dedi.

MHP'li Akçay: "Suriye'nin egemenliğinin pekiştirilmesi memnuniyet verici bir dönüm noktasıdır" MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise Suriye'de yaşanan gelişmeler hakkında "Bugün sadece güncel bir dış politika gelişmesini değil, bölgemizin kaderini, bin yıllık kardeşliğimizi, geleceğimizin inşasını da dile getirmek istiyorum.

Bölgemiz yaşanan tarihi dönemeci hamasetten uzak, aklın ve vicdanın penceresinden, en önemlisi de başkent Ankara vizyonu ile değerlendirme mecburiyetindeyiz.

Suriye'de yaşanan son gelişmeler, 30 Ocak tarihini mutabakat ve Şam yönetiminin devlet otoritesini ülke sattına yayma iradesi sadece komşumuzun değil, tüm Orta Doğu'nun terörsüz bir geleceğe, kardeşliğe duyduğu hasretin tezahüratıdır.

Bu gelişme Suriye'nin egemenliğinin pekiştirilmesi, uzun vadeli istikrarın tesis edilmesi bakımından memnuniyet verici bir dönüm noktasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye hedefi, demokrasinin teminatı, özgürlük ve insan hakları bayrağının en gür şekilde dalgalanmasıdır" "Terörsüz Türkiye" süreci üzerinden sözlerini sürdüren MHP'li Akçay, "Terörsüz Türkiye aynı zamanda demokrasinin, hukukun, birlik ve beraberliğin tahkim edilmesidir.

Kim doğruyu değil, yanlışı seçip, güzellikler yerine kötülüğe sarılarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi engellemeye çalışıyorsa, açıkça söylüyorum ki onlar ülke ve millet aleyhine kurulan tuzakların işbirlikçisidir.

Hedefimiz sadece bir güvenlik ve hukuk stratejisi değil, medeniyet projesidir.

Terörsüz Türkiye hedefi, demokrasinin teminatı, özgürlük ve insan hakları bayrağının en gür şekilde dalgalanmasıdır.

Kürt kardeşlerimizi terör örgütüyle bir tutmak, tarihe ve hakikate yapılabilecek büyük bir haksızlıktır.

Bir nazarımızda terör, insanlık suçu, terörist ise emperyalizmin piyonudur.

Kürtler bu vatanın asli sahibi, canımız, ciğerimizdir" diye konuştu." DEM Partili Koçyiğit'ten ESP tepkisi DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise DEM Parti bileşeni Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin (ESP) de aralarında bulunduğu kurumlara yönelik düzenlenen operasyonu eleştirerek sözlerine başladı.

Koçyiğit, "Günlerdir Türkiye'nin dört bir yanında Rojava ile dayanışma için sokağa çıkanlar, sözünü söyleyenler, eyleme geçenlerin her birine yönelik gözaltı operasyonları kesintisiz bir şekilde devam ediyor.

Sadece gözaltı operasyonları değil aynı zamanda gözaltında işkence, darp hatta ve hatta yaşam hakkı ihlaline varacak kadar hak ihlali yaşandığını da ifade etmemiz gerekiyor" dedi.Koçyiğit, "Buradan açık söyleyelim: Ne baskılarınız, ne gözaltılarınız, ne de işkenceci anlayışınız bizi bu ülkede susturmayacaktır.

Barıştan, eşitlikten, halkların kardeşliğinden, Rojava'yı savunmaktan, Rojava'nın yanında durmaktan bir an bile geri durmayacağımızı açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyoruz" diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri