Haber Detayı
Eğitim-Bir-Sen-KIBTES Ortak Başkanlar Kurulu KKTC'de toplandı
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) ile Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası (KIBTES) Ortak Başkanlar Kurulu, KKTC'nin Girne kentinde toplandı.
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) ile Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası (KIBTES) Ortak Başkanlar Kurulu, KKTC'nin Girne kentinde toplandı.Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Mithat Tekçam, Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası (KIBTES) Genel Başkanı Himmet Turgut, Eğitim-Bir-Sen şube başkanları, yönetim kurulu, denetleme ve disiplin kurulu ile kadın komisyonu üyelerinin katıldığı toplantıda; eğitim, ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Toplantıda, eğitim çalışanlarının talepleri, beklentileri, sorunları ve çözüm önerileri ele alındı.Toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Tuhaf zamanlardan geçtiğimiz bir dilimde burada buluşuyoruz.
Gazze'de 70 bin kişi soykırıma uğradı, Doğu Türkistan'da korkunç bir asimilasyonun ve baskının yaşandığı, Venezuela'da devlet başkanı ve eşi bir gecede alınarak ülkesinden kaçırıldı.
Güçlü olanın hiçbir hukuk tanımadığı, BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşların anlamsızlaştığı, güçlünün haklı kabul edilmeye çalışıldığı gibi bir çarpıklığın yaygınlaştığı bir zaman dilimi içerisindeyiz.
Dünyanın yüzde birinin geri kalanın tamamından daha fazla servet topladığı, yüz milyonlarca kişinin açlık ve susuzlukla boğuştuğu, uluslararası hukukun çöp olduğu bir dönemi yaşıyoruz" ifadelerini kullandı."Dünya aylardır patlayan Eipstein foseptiğini konuşuyor" diyen Yalçın, "Mehmet Akif'in 'tek dişi kalmış canavar' dediği sözde Batı medeniyetinin bütün iğrençlikleri ortaya seriliyor.
Şu ana kadar 4 milyondan fazla belge yayınlandı.
Bu belgeler muhtemelen süzülerek yayınlanıyor.
Süzülerek yayınlanan buysa filtreden geçirilmemiş halini varın siz düşünün.
Dünyanın her yerinden kaçırılmış küçük çocuklar istismar ediliyor, şeytani ritüellerle çocukları katleden, işkenceyle öldürülen çocukların etlerini yiyen devlet yöneticileri, servet sahipleri, siyasetçiler, sözde sanatçılar.
Dünyayı bu sapık ve vahşi insanlar yönetiyor.
Bütün korkunç foseptiğin arkasında ise Siyonistler var.
Pisliğe bulaştırdıkları bu kişilere yaptıkları şantajla küresel ekonomiyi ve devletleri kontrol ediyorlar.
Dünyanın nasıl kirli bir şebeke tarafından yönetildiğini, ülkelerin nasıl tehdit altında cendereye sokulduğunu, çocuklarımızın nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını, neden aileye niçin saldırıldığını, inanca neden savaş açıldığını, toplumların neden çürütüldüğünü şimdi çok daha iyi anlıyoruz" dedi."BM kürsüsünden dünyanın beşten büyük olduğunu haykıran irade Türkiye iradesidir"Yalçın konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Kurgulanmış yapay sorunları aşmak, toplumlarımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi, ailelerimizi bu sapkın odaklardan korumak noktasında hepimizin üzerinde mesuliyet var.
Bu nedenle bıkmadan yorulmadan aile diyoruz, medeniyet değerleri diyoruz, inanç özgürlüğü diyoruz ve kendi müktesebatımız diyoruz.
BM kürsüsünden dünyanın beşten büyük olduğunu haykıran irade Türkiye iradesidir.
Ülke olarak, parçalanmak istenen Libya'da, Suriye'de, Somali'de, Sudan'da birleştirici pozisyon ortaya koyan Türkiye iradesidir.
Bugün Filistin'de izlediğimiz tablo, dün KKTC'de sergilenen senaryonun devamıdır.
Bugün Gazze'de soykırım yapan ordulara topraklarını açan Kıbrıs Rum kesimi dün uyguladığı katliamlar, sürgünler, asimilasyon ve vahşi iskan politikalarıyla Kıbrıs Türkünü adada tamamen yok etmeye kalkmıştı.
Bazı şeyleri hatırlamak zorundayız.
Aliya diyor ki: 'Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın.
Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.' Enosis hülyası peşinde koşanlar Kıbrıs'ta 'Kanlı Noel' adı verilen katliamda 364 kişiyi şehit ettiler.
Ayvasıl, Kumsal, Türkeli, Limasol, Gazimağusa, Geçitkale ve daha nice yerlerde yaptıkları katliamlarda bin 600'den fazla kardeşimize kıydılar.
Köyleri boşalttılar.
O günler mücahitlerimizin kahramanca direnişi ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı müdahaleyle elhamdülillah bugün geride kalmış, Kıbrıs barış ve istikrara kavuşmuş durumda.""Hafıza kaybolursa, dava da kaybolur"Tarihin bir dönüm noktasında olduğunu kaydeden Yalçın, "Böyle zamanlarda en hayati mesele, hafızayı diri tutmaktır.
Çünkü hafıza kaybolursa, dava da kaybolur.
Şuur koparsa, özgürlük de bağımsızlık da elimizden gider.
Onun için bugün burada yalnızca bir sendikal gündemi değil, bir davanın sürekliliğini konuşuyoruz.
Kıbrıs Türklüğünün davası, Anadolu'nun davasıdır.
Bu dava bir ada meselesi değildir.
Bir sınır tartışması değildir.
Bu dava, Anadolu'nun Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da verdiği bağımsızlık mücadelesinin denizdeki uzantısıdır" ifadelerini kullandı.Memur-Sen'in Uluslararası Emek Konfederasyonu (ILC) çatısı altında yürüttüğü çalışmalara değinen Yalçın, emek mücadelesinin küresel boyutuna dikkat çekti.
Ali Yalçın, kamu çalışanlarının alım gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, refah payı verilmesi gerektiğini söyledi.Tekçam: "KKTC'de ana sınıfından lise sona kadar yaklaşık 60 bin öğrenci bulunuyor"Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Mithat Tekçam de KKTC'deki eğitim sistemine ilişkin sunum yaptı.
Tekçam, KKTC'de ana sınıfından lise son sınıfa kadar yaklaşık 60 bin, üniversitelerde ise 100 bin öğrencinin bulunduğunu ifade etti.
Tekçam, KKTC'de 23 üniversite bulunduğunu, bunlardan 19'unun Türkiye'deki merkezi sınav sistemiyle öğrenci aldığını belirtti.
Türkiye tarafından görevlendirilen 354 öğretmenin KKTC'de görev yaptığını söyledi.Turgut: "Bu toplantı, 'yalnız olmadığımız' anlamına gelmektedir"KIBTES Genel Başkanı Himmet Turgut ise toplantının yalnızca bir buluşma olmadığını belirterek, bunun bir duruşu ve kardeşliği temsil ettiğini ifade etti.
Turgut, Türkiye ile KKTC arasındaki bağın tarihsel ve duygusal boyutuna dikkat çekerek, "Biz Kıbrıs Türkleri için Türkiye Cumhuriyeti sadece bir ülke, bir devlet değildir" dedi.Gazze'de yaşananlara da değinen Turgut, insanlık vicdanının ciddi bir sınavdan geçtiğini belirtti.Toplantının, "yalnız olmadığımız" ve "aynı yolda yürüdüğümüz" anlamına geldiğini ifade eden Turgut, emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. - GİRNE