Haber Detayı
6 Şubat Depremlerinin Üçüncü Yılı… Yıldırım Çiftinden Öğretmen Kızlarının Mezarına Doğum Gününde Ziyaret: ...
6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Adıyaman'da kaybedilenlerin acısı hala taze. Meltem Yıldırım Özer'in ebeveynleri, kızlarının mezarını ziyaret ederek yaşadıkları adalet arayışını anlattı. Aile, mahkeme süreçlerinin sürekli ertelendiğinden ve inşaat çalışmalarının devam etmesinden şikayetçi.
Haber: Abdurrahman Akçal / Kamera: Hakan Karaduman(ADIYAMAN) - 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Adıyaman'da kayıpların acısı tazeliğini koruyor.
Depremde henüz 5 aylık evliyken yaşamını yitiren öğretmen kızları Meltem Yıldırım Özer'in mezarını doğum gününde ziyaret eden Nurten ve Ömer Yıldırım çifti, yaşadıkları büyük acıyı ve adalet arayışlarını dile getirdi.
Anne Yıldırım, "Mahkemelere girip çıkıyoruz.
Biz bu kadar acıyı yaşarken onlar orada hala inşaatlara devam ediyorlar.
Mahkemelere girip çıkıyoruz hep aynı sonuç, hep erteliyorlar" dedi.6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Adıyaman'da kayıpların acısı tazeliğini koruyor.
Depremde henüz 5 aylık evliyken yaşamını yitiren öğretmen kızları Meltem Yıldırım Özer'in mezarını doğum gününde ziyaret eden Nurten ve Ömer Yıldırım çifti, yaşadıkları büyük acıyı ve adalet arayışlarını dile getirdi.Depremde kızı ve damadının cenazesini üçüncü gün enkazdan çıkarabildiklerini belirten baba Ömer Yıldırım, gecikmelere ve kentin unutulduğu duygusuna dikkati çekti.Ömer Yıldırım, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:"Kızımla damadımı kaybettim.
Öğretmendi kızım.
O acı, bir gün değil.
Üçüncü gün çıkarttık.
Gelen olmadı.
Gelen olmayınca ne olacak?
Yani gelindi ama geç gelindi.
Adıyaman halkı gözden çıkarıldı bir defa.
Unutuldu.
Hala da öyle.
Adıyaman'ın halini görüyorsunuz.
Buraya geldiğinizde burada bir teselli buluyorsunuz.
Onun dışında bir şey yok yani.
Haftanın 3-4 günü geliyoruz.
Damadım başta, kızımın yanında babaannesi var, halası var, bir de yeğeni var orada.
Daha aile efradından aşağıda 5-6 tane daha mezar var. 9 kişi kaybettik bu aileden." "Onlarla beraber öldük, ruhumuz ölmüş" Anne Nurten Yıldırım ise yaşadıkları acının tarif edilemez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:"Neler yaşamadık ki?
Yazsan romanlara sığmaz.
Ne söylesem yerini doldurmuyor.
Çok büyük bir acı.
Biz öldük onlarla beraber, ruhumuz ölmüş yani.
Bedenimiz yaşıyor ama ruhumuz yok bizim.
Yavrum 5 aylık evliydi.
Umutları vardı, hayalleri vardı.
Sekiz saniyede bir bina yıkılır mı?
Sekiz saniyede...
Yapanların cezasını ver ya Rabbim.
Yazık günah değil mi bunlara?
Hep umutları vardı bunların.
Neler yapacaklardı, hepsi yarım kaldı.
Rabbim bir daha böyle bir acı yaşatmasın.
Bugün doğum günüydü kızımın.
Onun günüydü, onu nasıl yalnız bırakalım?
Her gün burada olmak istiyorum, her gün.
Yanında olmak istiyorum ama bugün çok özel bir gün.
Dört yıl Siirt'te görev yaptı, Pervari'nin Karasungur Köyü'nde zor şartlarda çocuğum dört sene görev yaptı.
Sonra geldi Kahta'nın Karadut Köyü'nde yaptı.
Sonradan Adıyaman'a geldi." "Hala inşaatlara devam ediyorlar" Baba Ömer ve anne Nurten Yıldırım, kızlarının vefat ettiği Bilkent Sitesi ve yargı sürecine ilişkin ise şu açıklamalarda bulundular:"Bilkent yapı.
O da ayrı bir yara zaten.
Mahkemelere girip çıkıyoruz.
Biz bu kadar acıyı yaşarken onlar orada hala inşaatlara devam ediyorlar.
Mahkemelere girip çıkıyoruz hep aynı sonuç.
Sürekli rapor, sürekli rapor.
Yani mahkemeye giriş çıkışımız hep erteliyorlar, hep erteliyorlar.
Yazık günaha bunlara.
İki tane bilirkişi raporu geldi.
Şimdi İzmir'den istiyorlar.
Ne hikmetse, ne yapacaklar?
Yani aklamaya mı çalışıyorlar acaba?
Biz de anlayamadık yani."Depremde kardeşini, kardeşinin eşini ve 2 yeğenini kaybeden bir inşaat işçisi de mezarlık ziyaretinde, "İlk önceleri her gün gelir insan.
Zamanla haftada bir, birden düşüyor.
Zamanla da özel günlerde.
O şekilde işte.
İnsan oğlu nankördür.
Unutmam der ama unutur.
Unutuluyor yani.
Kepçe vardı, operatör yoktu.
Operatörler Şanlıurfa'dan gelmişti.
Adamlar kepçe kullanmak için başvuruyor, kağıt istiyorlar.
Yani zorluk çıkarıyorlardı.
Çarşamba günü akşama kadar Allah razı olsun çalıştı onlar.
Çıkardık işte o gün çıkardık.
Çarşamba günü.
Üçüncü gün" dedi.