Haber Detayı

AKP döneminde bağımlılık arttı ‘Bağımsızlık yılı’ ilan edildi
Türkiye cumhuriyet.com.tr
03/02/2026 12:50 (3 saat önce)

AKP döneminde bağımlılık arttı ‘Bağımsızlık yılı’ ilan edildi

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan 2026'yı 'Bağımsızlık Yılı' ilan ederken asgari ücretin yetmediği, geçim kaygısının aileleri tükettiği ülkemizde sanal kumar, sosyal medya ve oyun bağımlılığı başta olmak üzere, reçeteli ilaç kullanımı, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı hızla arttı. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında uyuşturucudan hükümlü çocuk sayısı 380 civarı iken, 2024 yılında 16 bin 563’e yükseldi.

AKP iktidarı döneminde bağımlılık sorunları giderek derinleşti.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan 2026'yı 'Bağımsızlık Yılı' ilan etti.

Asgari ücretin yetmediği, geçim kaygısının aileleri tükettiği ülkemizde sanal kumar, sosyal medya ve oyun bağımlılığı başta olmak üzere, reçeteli ilaç kullanımı, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı hızla arttı.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında uyuşturucudan hükümlü çocuk sayısı 380 civarı iken, 2023 yılında uyuşturucu kullanma, satma veya satın alma suçuna karıştığı için güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 8.617 oldu. 2024 yılında ise bu sayı yüzde 90’dan fazla artarak 16 bin 563’e yükseldi.

Prof.

Dr.

Ercan Geçgin, gazetemize açıklamada bulunarak, Türkiye’de artan bağımlılık türlerinin arkasında ekonomik güvencesizlik, eğitimde fırsat eşitsizliği ve liyakat sisteminin aşınmasının yattığını belirtti.

Geçgin, “Bu bağımlılık biçimlerini bireylerin tercihi olarak değil, bireylerin tercihe zorlandığı toplumsal bir olgu olarak görmek gerekir” dedi. “GELECEK KAYGISI” Sosyolog Prof.

Dr.

Ercan Geçgin, Türkiye’de artan bağımlılık türlerinin arkasında bireysel tercihlerden çok ekonomik, siyasal ve eğitim sistemindeki yapısal sorunların olduğunu söyledi.

Geçgin’e göre gençler, kendilerine sunulan hedeflerle bu hedeflere ulaşabilecek meşru araçlar arasındaki kopukluk nedeniyle ciddi bir gelecek kaygısı yaşıyor.

Ekonomik güvencesizliğin çalışma hayatında giderek arttığını vurgulayan Geçgin, özellikle ücretli çalışanların elde ettikleri gelirlerin yaşam maliyetlerini karşılayamadığını ifade etti.

Eğitimli olmasına rağmen güvencesiz işlerde çalışan geniş bir kesimin ortaya çıktığını belirten Geçgin, bu durumu “Türkiye koşullarında genişlemiş bir prekarya olgusu” olarak tanımlayarak, “Gençler ‘Boşuna mı okudum?’ ya da ‘Verdiğim emek karşılığını bulacak mı?’ sorularını çok daha sık soruyor.

Bu belirsizlik hali, bireyleri kolay yoldan para kazanma vaadi sunan sanal kumar ve bahis gibi alanlara yöneltiyor” dedi. 2023–2024 VERİLERİ ALARM VERİYOR Geçgin, TÜİK’in 2024 Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuklar bültenine dikkat çekti.

Buna göre, 2023 yılında uyuşturucu kullanma, satma veya satın alma suçuna karıştığı için güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 8 bin 617 iken, 2024 yılında bu sayı 16 bin 563’e yükseldi.

Bu artışın yüzde 90’ın üzerinde olduğunu vurgulayan Geçgin, “Bu rakamlar çocuklarda uyuşturucu kullanımının ne kadar yaygınlaştığını ve sorunun boyutlarını açıkça gösteriyor” dedi.

MEB 2024 RAPORU: DEVAMSIZLIKTA ÇARPICI TABLO Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2024 Performans Raporuna da değinen Geçgin, 20 gün ve üzeri devamsızlık oranlarının özellikle bazı okul türlerinde dikkat çekici düzeyde olduğunu aktararak, Mesleki ve Teknik Eğitim: yüzde 40,64, İmam Hatip Liseleri: yüzde 32,05, Genel Ortaöğretim: yüzde 28 olduğunu ifade etti.

Mesleki ve teknik eğitimin, gençlerin kendini anlamlı ve başarılı hissedebileceği en önemli alanlardan biri olduğunu vurgulayan Geçgin, bu alandaki yüksek devamsızlığın ciddi bir gelecek kaygısına işaret ettiğini söyledi.

HEM KAÇIŞ HEM SAHTE UMUT Dijital mecraların bir yandan kaçış alanı, diğer yandan kendini ifade etme zemini haline geldiğini belirten Geçgin, özellikle gençlerde gelecek umudunun aşınmasının ciddi bir toplumsal gerilim yarattığını söyledi.

Bu durumu sosyolojide “anomi” kavramıyla açıklayan Geçgin, toplumun bireylere başarı, statü ve iyi bir yaşam gibi hedefler sunduğunu; ancak bu hedeflere ulaşmayı sağlayacak eğitim, fırsat eşitliği, liyakat ve güvenceli iş gibi araçların ortadan kalktığını dile getirdi.

Meşru araçlara erişimin eşitsizleşmesiyle birey–toplum bağının biçim değiştirdiğini söyleyen Geçgin, bu gerilimin farklı bağımlılık türlerini doğurduğunu belirtti. “Geleceğini inşa edemeyen birey, kısa vadede kendini değerli ve başarılı hissedebileceği alanlara yöneliyor.

Sanal bahis, kumar ve madde kullanımı bu koşullarda ortaya çıkıyor” diye konuştu.

LİYAKAT YERİNE MÜLAKAT, BAĞIMLILIK ÜRETİYOR Bağımlılıkla mücadelenin aslında bir bağımsızlık meselesi olduğunu dile getiren Geçgin, liyakatin ortadan kalkmasının bireyi çeşitli ilişki ağlarına bağımlı hale getirdiğini savundu. “Mülakat sistemleri, bireyin kendi emeğiyle ayakta durmasını engelliyor.

Liyakat olduğunda birey bağımsızlaşır, liyakat ortadan kalktığında ise bağımlılık derinleşir” dedi.

Günlük hayatta sosyalleşme alanlarının hızla ticarileştiğine dikkat çeken Geçgin, AVM’ler, kafeler, restoranlar ve konserlerin artık yüksek maliyetli tüketim alanlarına dönüştüğünü söyledi.

Gelir düzeyi düşük kesimlerin bu alanlardan dışlandığını belirten Geçgin, bunun da yeni eşitsizlikler ve gerilimler yarattığını ifade etti.

İlgili Sitenin Haberleri