Haber Detayı

MHP lideri Bahçeli: Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönmeli
Politika haberler.com
03/02/2026 11:15 (3 saat önce)

MHP lideri Bahçeli: Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönmeli

MHP Genel Başkanı Bahçeli grup konuşmasının sonunda Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili çok kritik ifadeler kullandı. Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına kavuşana kadar kararımız nettir." dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Suriye, erken seçim çağrıları, Epstein dosyalarıyla ilgili konuşan Bahçeli, konuşmasının sonrada Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili çok konuşulacak ifadeler kullandı. "ÖCALAN UMUDA, DEMİRTAŞ YUVASINA DÖNMELİ" Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'a umut hakkı, yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Eş başkanı Ahmet Türk'ün ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in görevine iade edilmesi ve cezaevindeki Selahattin Demirtaş'ın tahliyesi çağrısı sözleri grup toplantısına damga vurdu.

Bahçeli, "Aziz dava arkadaşlarımız Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!" çağrısını yaptı.MHP Lideri Devlet Bahçeli açıklamasını tamamında şu ifadeleri kullandı:"Toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı, tüm kardeşlerimizi selamların en güzeli ile selamlıyor şükranlarımı sunuyorum.

Bir haftalık aranın hitabında meclis kurup toplantımızda sizlerle tekraren buluşmanın, kavuşmanın ve görüşmenin bahtiyarlığını yaşıyorum.Merhum Mithat Cemal Kuntay'ın altı çizilmesi gereken bir düşüncesi vardır ve şöyledir: "İnsan bazen bir mektepten değil, bir muallimden çıkar." Bir bakıma, hakkın akıp giden hayatta bir mektep, başka türlü ifade edersek bir muallim, yani bir öğretmen değil midir?

Bu mektebin sıralarından ve bu muallimin nazarında siyasetin temel ve mecburi bir ders olmadığını kim inkâr edebilir?

Yine merhum Mithat Cemal Kuntay, Mehmet Akif isimli eserinde Can Beraberi arkadaşıyla bir diyaloğunu nakleder: Bir defasında merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy Berlin'e gider.

Dönüşünde merhum Kuntay sorar: "Berlin'de ne var, ne oluyoruz?" Merhum Akif cevap verir: "Ne olacağız?

Berlin'e gittim, elçimiz Kur'an tefsiri yazıyordu.

İstanbul'a geldim, Fatih'teki hocalarımız siyaset konuşuyordu.

Ne olacağız?

Artık anlarsın." Elbette Müslüman Türk'ün ferdi olarak mikrokosmosda siyaset-felâket dengesini tutturması bununla ilgilidir." "ÜÇ HİLAL YARINLARIN PARTİSİDİR" "MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbudur.

Üç hilal sadece bugünün değil, yarınların da partisidir.

Türkiye tarihi bir eşikten geçiyor.

Bizim çamur zihniyetlerine yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür.

Gerçek yüreklilik aklın ve ahlakın adalet çizgisinden sapmadan neticelenecektir.Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir.

İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir." "KÜRT KARDEŞLERİMİZLE YPG'Yİ YAN YANA GETİRMEK GAFİLLİKTİR" "Terörsüz Türkiye hedeflerini sekteye uğratmak için bekliyorsa işbirlikçilerdir.

Demokrasimizin, insan hakları politikalarını işbirliği ile geliştirmenin makul yollarını bulup hayata geçirmek önemlidir.

Siyaset kurumunun itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan seviyesiz, günü birlik söylemlerden uzak durulmalıdır.

Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin sigortasıdır.

Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun bütün mensuplarının kardeşçe yaşamasını teşvik etmek demokratik rejimin asli gerekçesidir.Demokrasimizin özgürlükleri ve insan hakları politikalarını el birliği ile geliştirmenin yollarını bulup hayata geçirmek önemli ve zorunludur.

Siyaset kurumunun itibar kaybının sebeplerinden biri olan tutarsız söylemlerden uzak durulmalıdır.

Siyasetçinin siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma işlevi bulunmaktadır.

Türk milletinin tüm mensuplarının kardeşçe yaşamasını temin etmek asli görevdir.

Birliktelik ve dayanışma öneminin kabul etmeyenlerin, çatışmaya sürekli vurgu yapması anarşiye çanak tutmaktadır.Hamasetin ilkesiz çekiciliği hakikat ve haysiyetin itibarlı çehresini gölgelerse, emin olunuz ki atılan hiçbir adımın, söylenen hiçbir sözün bağlayıcılığı ve kalıcılığı olmayacaktır.

Türkiye'mizin geçtiği tarihî eşik, hepimize, özellikle siyaset müessesesine ve siyaset yapan zevata ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir.

Mâkeste buluşmak varken makusun tezgâhında bocalamak, akıl ve mantık ihlalinden başka bir şey değildir.

Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hâli vardır.

Birisi adalet şuuru, diğeri de tarih şuurudur.

Kemale ermiş adalet şuuru bizi imanımızla bütünleştirip Allah'ın yolundan ayırmayacak, tarih şuuru ise vatan ve millet sevgisinin ana yatağı olacaktır.

Deniz fenerini andıran, aydınlık bir meşaleyi çağrıştıran bu yatakta oluşacak ve ortaya çıkacak fikrî atılımın tanım ve tarifi de elbette ve kesinlikle milliyetçiliğin ta kendisidir.

Kürt kardeşlerimizle YPG'yi yan yana getirmek gafilliktir." "PKK'NIN KURUCU ÖNDERLİĞİ SÖZÜNDE DURDU" "Suriye'de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir.

Artık komşu ülkemiz Suriye'nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır.27 Şubat 2025 tarihinde PKK'nın kurucu önderliği tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 337 gün sonra Suriye'de de müspet karşılığını bulmuş ve böylelikle çok önemli bir etap geçilmiştir.

Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış mühtemelere aldırış etmeden, elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım: PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu?

Durdu.

Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı?

Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu?

Oldu.

Madem maksat tahassül oldu, o hâlde bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine, DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir." ÖZGÜR ÖZEL'E AHMET ŞARA TEPKİSİ "Nefreti aşılayanlar kaybedecek, fitneyi körükleyenler kaybedecek, ebedî Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek, Kürt kardeşlerimizi malum terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek, bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler ve bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklardır.

Türk bizimdir, Kürt bizimdir.

Türk milleti de biziz ve alayımızız.CHP Genel Başkanı'nın Suriye Devleti'nin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmed Şara'nın Suriye'nin tamamını temsil edemediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır.

Hesabı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü YPG'ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir.

Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların komik durumlara düşürdüğünü anlamalı ve kabullenmelidir.

Dilinin altındaki baklayı çıkarmalı, Suriye'nin siyasî ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf etmelidir.

Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sözlerinden esinlenerek söylüyorum ki, dünyaya baktığın zaman ayrı görür, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünürsün, yıllarca tezat içinde bir tevile çırpınırsın.

Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır.

Gelecek olan da her zaman hep tektir." "ERKEN SEÇİM DİYE BİR ŞEY ASLA GÜNDEME ALINMAYACAKTIR" "CHP Genel Başkanı'nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır.

Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır.

CHP Genel Başkanı seçim kapısını aralamaya vursa da biz Cumhur İttifakı olarak arayacağımız kapının Türkiye'nin ve Türk Yüzyılı'nın cümle kapısı olduğunu biliyoruz." ÖCALAN'A UMUT HAKKI, DEMİRTAŞ'A TAHLİYE ÇAĞRISI "MHP doğru bildiği yoldan ayrılmayacaktır.

MHP ve Cumhur İttifakı küçük hesapların kendi ayaklarına pranga vurmasına izin vermeyecektir.

Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."

İlgili Sitenin Haberleri