Haber Detayı

Devlet Bahçeli'den erken seçim çıkışı
Gündem dunya.com
03/02/2026 11:20 (2 saat önce)

Devlet Bahçeli'den erken seçim çıkışı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’nin erken seçim çağrılarına sert sözlerle karşılık verdi. Seçim tarihinin belli olduğunu vurgulayan Bahçeli, erken seçimin gündemde olmadığını belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin "Türkiye ve Türk Yüzyılı" olduğunu öne sürdü. Son cümlelerinde Selahattin Demirtaş'ın tutuksuz yargılanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, muhalefetin erken seçim çağrılarına sert ifadelerle karşılık verdi.

Bahçeli, CHP Genel Başkanı’nın erken seçim söylemini “siyasi ahmaklık” olarak nitelendirerek, seçim tarihinin net olduğunu ve erken seçimin gündemde olmadığını vurguladı.

Cumhur İttifakı’nın yol haritasının açık olduğunu belirten Bahçeli, "Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır" dedi."Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir"'Terörsüz Türkiye' sürecine dair de önemli mesajlar veren Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir" dedi.Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:Toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı, tüm kardeşlerimizi selamların en güzeli ile selamlıyor şükranlarımı sunuyorum.

Bir haftalık aranın hitabında meclis kurup toplantımızda sizlerle tekraren buluşmanın, kavuşmanın ve görüşmenin bahtiyarlığını yaşıyorum."Türk milliyetçilerinin hedefi vardır"Türk milliyetçilerinin süresel ölçekli iddia ve hedefleri her zaman vardır ve bilinmektedir. 21. yüzyılda dünyanın daha yaşanabilir, daha insani, daha adil, daha huzurlu ve daha sevimli olabilmesinin bir yolunun da böyle bir anlayışı zenginleştirmekten geçtiği açıktır.

Huzursuz ve istikrarsız bir dünyada hiç kimse güvende değildir. “Bize bir şey olmaz” mağrurluğu, “her koyun kendi bacağından asılır” mantığı ve “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” masalı, alıcısı olmayan, satıcısı bulunmayan çürük ve küflü mal gibidir.

Eski kafayla yeni yüzyılın fırsat verişlerini okumak, bununla bağlantılı siyasi ve stratejik düşünceye mâlik olmak, eşyanın tabiatına aykırıdır.Dijitalleşmenin sürekli çıta yükselttiği, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde göz kamaştıran sıçramaların yaşandığı bir zaman tünelinde insan iki durumla eş anlı karşı karşıyadır.

Birisi kalabalıklar içindeki yalnızlık, diğeri de yalnızlığın tam ortasındaki uğultulu kalabalıklardır.

Mitolojide anlatılan, yüzüne bakanın taş kesildiği yılan saçlı üç kadından birisi olan Gorgon, adeta insan varlığının tam göz hizasındadır.

Mesele insanın baştan ayağa taş kesilmesi değil, asıl muharrik sorun kalbin katılaşması, vicdanın taşlaşması, merhamet duygusunun kapanmasıdır.

Geçmişin şimdiki zamanı bellektir, hafızadır.

Zamanın fırtınalı atmosferinde belleğin limanına ihtiyaç duymak son derece normal ve anlaşılır bir insani hâldir, ancak bu limanda sıkışıp kalmak, geleceğin dünya tablosunda bir nevi kenarda beklemek, yedek kulübesinde atıl ve aciz şekilde oturmak demektir."Türk milleti asla beklemeyecek"Türk milleti asla beklemeyecek, bilahare beklenen, özlenen, yolu gözlenen, müşfik ve müteaklis bir kudret olduğunu devamlı surette ispat ve ihsas edecektir.

Bu kapsamda Türk siyasetçisinin, millî ve manevî değerler kümesinden ayrılmayan Türk aydınlığının müessir bir dünya kavrayışı olmalı, çağın rotasını tayin etme iddiasıyla mündemiç fikir ve politikalar geliştirmelidir.'Terörsüz Türkiye' mesajları...Tasavvur, tahayyül ve tekniklerimizin ana çerçevesinde de “nasıl bir dünya, nasıl bir Türkiye” sorularına verilecek kalıcı ve kader belirleyici cevaplar oluşturulmalıdır.

Kuru bir taklitçilik yerine özgün, özgüvenli ve öz değerlere bağlı fikir ve politika atılımlarıyla bezenecek müstesna projelerin arayışında olmak, bunları ekonomik, sosyal ve siyasal olayların akışıyla eklemlemek, medeniyet müktesebatımızın bize yüklediği başlıca sorumluluktur.

İnsanlığı zorlu bir gelecek beklemektedir, bu nedenle gerek millî kaderimiz gerekse küresel kaderimiz üzerinde söz ve iddia sahibi olmaktan başka diğer tüm seçeneklere kapalı olmak durumundayız.Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedefleri, Türk milletinin kaderine aracısız ve fazlasız sahip çıkma hamlesidir.

Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır.

Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama baçındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır.

Kim ve kimler mâkesin yerine mâkusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyorsa, bu surette terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçilerdir."Kürt kardeşlerimiz ile YPG yan yana gelmez"Millî birlik ve kardeşlik duygumuzu karartmanın ve kaskatı hâle getirmenin emelini taşıyanlar, tarihin uçurumuna yakın bir yerde durmaktadır.

Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olmayacaktır.

Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir.Suriye'deki son gelişmelerSuriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur.

Bu durum beklenen ve olması gereken bir gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle doğrudan ilişkilidir ve bunu destekleyen, tescilleyen bir gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimi ile SDG ve YPG arasında, 10 Mart mutabakatı ile 18 Ocak mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ve askerî ile idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varılmıştır.

Bu gelişme, Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır.

Devlet otoritesi sağlanmıştır.

SDG-YPG’li teröristler bulundukları mevcut hatlardan çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacaktır.

SDG-YPG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Ayn el-Arab’daki silahlı unsurlar ise Halep’e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır.

Askerî ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır.

Yapılan anlaşmanın uygulama süreci dün başlamıştır.Araplar, Kürtler, Türkmenler ve diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihî bir fırsat kapısı aralanmış, herkes somut gelişmeleri benimsemiştir.

Türkiye’de olduğu gibi Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir, buna karşı azami derecede ve düzeyde sabırlı, tedbirli ve temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır.Nusaybin’de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır ve Tarsus’ta sahaya çıkan provokatörler, aynı amaç üzerinden millî birliğimizi yaralamaya kalkışan siyasî odaklar ne yaparlarsa yapsınlar, Pir Sultan Abdal’ın sözleriyle alayına sesleniyorum: “Koyun beni Hak aşkına yanayım / Dönen dönsün ben dönmezim yolumdan / Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım / Dönen dönsün ben dönmezim yolumdan.” Merhum fikir pınarımız Hüseyin Nihal Atsız’ın haykırdığı gibi, yufka yüreklilerle çetin yollar açılmaz çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağı’na; hâlbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin değeri topu topu bir sokak kaltaklığına iner.Özgür Özel'e tepkiNefreti aşılayanlar kaybedecek, fitneyi körükleyenler kaybedecek, ebedî Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek, Kürt kardeşlerimizi malum terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek, bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler ve bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklardır.

Türk bizimdir, Kürt bizimdir.

Türk milleti de biziz ve alayımızız.CHP Genel Başkanı’nın Suriye Devleti’nin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmed Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil edemediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır.

Hesabı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir.

Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların komik durumlara düşürdüğünü anlamalı ve kabullenmelidir.

Dilinin altındaki baklayı çıkarmalı, Suriye’nin siyasî ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf etmelidir.

Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerinden esinlenerek söylüyorum ki, dünyaya baktığın zaman ayrı görür, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünürsün, yıllarca tezat içinde bir tevile çırpınırsın.

Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır.

Gelecek olan da her zaman hep tektir.Devlet Bahçeli'den erken seçim çıkışıCHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır.

Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır.

CHP Genel Başkanı seçim kapısını aralamaya vursa da biz Cumhur İttifakı olarak arayacağımız kapının Türkiye’nin ve Türk Yüzyılı’nın cümle kapısı olduğunu biliyoruz.

Kapılara yüz sürmek, başka kapılarda medet ummak Cumhuriyet Halk Partisi’nin beklentisi ve dileği olsa da Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın böyle ucuz ve bayat gündemlerin peşinden savrulması, o kapı bu kapı gezip dolaşması siyasi akıl ve mantık dışıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti, yüksek iradesiyle istismarcı, inkârcı, rüşvetçi, kumarcı, komisyoncu, vurguncu ve organize yolsuzluk çetesine Türkiye’nin kaç bucak olduğunu muhakkak gösterecektir."Demirtaş yuvasına dönene kadar..."Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönene kadar kararımız nettir.

İlgili Sitenin Haberleri