Haber Detayı

Kredi kartı için 400 bin sınırı: KMH kullanımında tüm kurallar değişti! Hüseyin Ölmez'den tüketiciye çarpıcı uyarı
Ekonomi tgrthaber.com
03/02/2026 09:30 (3 saat önce)

Kredi kartı için 400 bin sınırı: KMH kullanımında tüm kurallar değişti! Hüseyin Ölmez'den tüketiciye çarpıcı uyarı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu BDDK’nın Ocak 2026 düzenlemeleriyle kredi kartı ve KMH borçları yeniden yapılandırılırken, gelirle uyumlu limit ve enerji sınıfına dayalı konut kredisi uygulamaları borçlanma alışkanlıklarını değiştiriyor. Peki bu değişiklikler kullanıcı alışkanlıklarına nasıl yansıyacak? TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, Tgrthaber.com Ekonomi Editörü Bengü Sarıkuş’a vatandaşın harcama alışkanlıklarına sirayet edecek tüm bu değişiklikler hakkında kapsamlı bililer vererek tüketicileri uyardı.

Ocak 2026 itibarıyla Resmî Gazete ve BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından yayımlanan kararlar, kredi kartı ve kredi piyasasında önemli düzenlemeleri hayata geçirdi.Kredi kartı ve kredili mevduat hesabı (KMH) borçları başta olmak üzere bireysel borçlanma sisteminde köklü değişiklikler yapıldı.

Buna göre kredi kartı ve tüketici kredilerinde 48 aya kadar yapılandırma imkânı tanınırken, bu uygulama bankaların inisiyatifine bırakılıyor.

Gelirle uyumlu limit sistemi kapsamında yüksek kredi kartı limitlerine sahip tüketicilerin limitleri düşürülürken, kart ve KMH limitlerinin gelir belgesiyle teyit edilmesi zorunlu tutuluyor.Kademeli faiz sisteminin uygulanabilirliği, sicil affı tartışmaları ve KMH değişimi, konut kredilerinde enerji sınıfına dayalı teminat oranlarının ev almak isteyen vatandaş için neleri değiştireceği merak ediliyor.Peki değişiklikler kimleri, nasıl etkileyecek?

TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, Tgrthaber.com Ekonomi Editörü Bengü Sarıkuş’a tüm merak edilenleri anlattı.

İşte detaylar…Yeni yapılandırma kararları hakkında bilgi verir misiniz?

Neler değişecek?Hüseyin Ölmez: BDDK’nın 29.01.2026 tarih ve 1136 sayılı kararı gereğince; 29.01.2026 tarihi itibarıyla;Kredi kartlarında; 29.01.2026 tarihinde, son ödeme tarihinde dönem borcunu tamamen veya kısmen ödeyemeyen kart hamillerinin, müracaatı hâlinde toplam borcu 48 aya kadar yapılandırılabilecektir.

Yenilenme bedelinin ilgili ayların asgari ödeme tutarına eklenmesine, yapılanma bedelinin %50’si ödenene kadar limit artışı yapılmamasına karar verilmiştir.Tüketici kredilerinde; 29.01.2026 tarihinde anapara veya faiz ödemelerinin bir ay gecikmesi hâlinde, KMH’ler dâhil olmak üzere, borçlu tarafından talep edilmesi durumunda yapılandırılabileceğine karar verilmiştir.Yeni yapılandırma düzenlemesi, borçlarını ödemekte zorlanan vatandaşlar için nasıl bir çözüm sunuyor?Hüseyin Ölmez: Karar metni okunduğunda “yapılandırılabilmesine” denilmektedir.

Bu nedenle yapılandırma düzenlemeleri; bankalar için öneri, finansal tüketici için ise 48 aya kadar borcun taksitle ötelenmesi olanağıdır.

Başka bir ifadeyle, yapılandırmaların yapılabilmesi bankaların inisiyatifine bırakılmıştır.

Her gün miktarı artan takipteki alacaklar ve önemli bir sosyal sorun hâline gelen varlık şirketleri alacakları değerlendirme dışında kalmıştır.Ayrıca yapılandırma işlemi, borcun borçla kapatılmasını ve ötelenmesini sağlayan bir kredi işlemidir.

Doğal olarak faiz ve masraf uygulamasını da içermektedir.

TCMB kararına göre kredi kartı yapılandırma işlemlerinde, TCMB tarafından saptanan ve Ocak 2026 itibarıyla (referans faizi) aylık %3,11 oranı uygulanacaktır.

Daha düşük faiz uygulanması ve masrafların en aza indirilmesi için düzenleme yapılmasının, beklenen amaca ulaşılmasına katkı sağlayacağını düşünmekteyim.Finansal tüketici açısından değerlendirme yapacak olursak; ödenmesinde sıkıntı yaşanan borcun, faizli olarak 48 aya kadar uzatılması iyi bir olanaktır.

Finansal tüketicinin kendi finansal analizini, kendine karşı dürüstçe yaparak, borcunu 48 ay içinde ödeyebileceği zamanı saptaması ve daha fazla faiz ve masraf ödememeye dikkat etmesini önermekteyim.Kredi kartı borçlarında önemli bir sorun bulunmaktadır.

Ocak 2026 4. hafta BDDK verilerine göre, 2.747.871.000.000 TL olan kredi kartları toplam borçlarının, istatistiklere göre en az %30’unun asgari ödeme nedeniyle biriken ve donuk kredi hâline evrilen borçlar ile takipteki borçlar ve varlık şirketlerindeki borçlardan oluştuğu görülmektedir.

Bunun toplum için sosyal bir sorun hâline evrildiği düşünülerek yapılandırma yapılmasını önermekteyim.Çok önemli bir diğer konu ise tüketici alışkanlıklarının yapılandırılması gerekliliğidir.Gelirle uyumlu kredi kartı ve KMH limit düzenlemeleri:BDDK, 29.01.2026 tarih ve 11367 sayılı kararı ile;• Finansal kaynakların alt gelir gruplarını destekleyecek şekilde verimli kullanımıyla kredi sisteminin etkinliğinin artırılması,• Finansal istikrarın güçlendirilmesi,• Finansal tüketicinin korunmasına yönelik olarak borçluluğun gelirle uyumunun ve sürdürülebilir ödeme performansının sağlanması,• Dolandırıcılığın önlenmesi ve yasa dışı bahis ile etkin mücadele kapsamında finansal tüketicilerin korunması saikiyle, kullanılmayan kredi kartı limitlerinin suistimalinden kaynaklı oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmesi,• Bankacılık sektörüne ilişkin düzenleyici çerçevenin uluslararası düzenlemelerle uyumunun sağlanmasıamaçlarıyla makro ihtiyati (finansal sistemde riski azaltmaya yönelik) kararlar almış ve uygulamaya başlanmıştır.Gelirle uyumlu kredi kartı limitleri belirleme kararı kimleri, nasıl etkileyecek?Hüseyin Ölmez: Gelir uyumundan önce BDDK, mevcut kredi kartı limitlerini düşürmek için düzenleme yapmıştır.BDDK’nın 29.01.2026 tarih ve 11367 sayılı kararı gereğince, mevcut kredi kartı limitlerinde 15.02.2026 tarihine kadar saptanan limit kullanımlarına göre kredi kartı limitlerinin düşürülmesine karar verilmiştir.BDDK bu kararında, bir kişinin tüm bankalardaki kredi kartı limitlerini;400.000 TL’ye kadar olanlar,400.000 – 750.000 TL’ye kadar olanlar,750.000 TL’den fazla olanlar olmak üzere üçe ayırmıştır.400 BİN LİRA ALTI LİMİTLER ETKİLENMEYECEKKredi kartı limitleri 400.000 TL’ye kadar olanlar için limit düşürme ile ilgili herhangi bir düzenleme yoktur.Kredi kartı limitleri 400.000 – 750.000 TL olanlar için; Ocak 2025 – Ocak 2026 arasında hesap kesim tarihlerinde (bankalardaki toplam borç) kullanılabilir limitin en düşük olduğu miktarın %50’sine tekabül eden tutar kadar limit azaltımı yapılması kurala bağlanmıştır.Bunu örnekle açıklayacak olursak; 700.000 TL toplam kredi kartı limiti olan bir finansal tüketicinin, Ocak 2026 ayı içinde 21 Ocak itibarıyla kredi kartları borçları toplamı en yüksek meblağa ulaşmış ve kullanılabilir limiti en düşük seviyeye inmiştir.

Bu meblağ 21 Ocak’ta 475.000 TL borç ve 225.000 TL kullanılabilir limit olarak ortaya çıkacaktır.

Bu durumda bu tüketicinin kredi kartı limiti, 225.000 / 2 = 112.500 TL azaltılarak 16 Şubat’ta bütün bankalardaki kredi kartı limiti 587.500 TL’ye düşecektir.Burada cevabı olmayan soru şudur: Hangi banka limiti düşürecektir?Olayı bir başka örnekle açıklarsak; başka bir finansal tüketicinin tüm bankalarda kredi kartı limiti 700.000 TL’dir.

Ocak 2026 ayı içerisinde fazla kredi kartı kullanmadığı için, en yüksek kullanıma ulaştığı zamanda borcu 80.000 TL, kullanılabilir limiti ise 620.000 TL’dir.

Bu durumda kredi kartının limiti 620.000 / 2 = 310.000 TL düşürülecek, 16 Şubat’ta limiti 700.000 – 310.000 = 390.000 TL’ye düşecektir.İkinci uygulamaya bakıldığında, düzenlemenin hakkaniyetten uzak olduğu düşüncesine ulaşılabilir.Kredi kartı limitleri 750.000 TL’den fazla olan finansal tüketiciler için; dönem içerisinde kredi kartı borçlarının en yüksek olduğu, dolayısıyla kullanılabilir limitlerinin en az olduğu tarihte, kullanılabilir limitlerinin %80’i oranında limit düşürülecektir.Bunu örnekle açıklarsak; 2.000.000 TL toplam kredi kartı limiti olan bir kişi, dönem içerisinde bir otomobil satın almak için 1.950.000 TL’sini kredi kartı ile kullanmış ve ekstresine yansıyan bu borcu aynı ay ödemiştir.

Bu durumda en az kullanılabilir limiti 50.000 TL olarak gerçekleştiğinden, kredi kartı limiti 50.000 x %80 = 40.000 TL azaltılacak ve kredi kartı limiti 1.960.000 TL’ye düşecektir.Toplam 2.000.000 TL kredi kartı limiti olan başka bir tüketicinin, en fazla harcama yaptığı ayda 200.000 TL harcadığını düşünelim.

Bu durumda en düşük kullanılabilir limiti 1.800.000 TL’dir.

Limitinden 1.800.000 x %80 = 1.440.000 TL düşülecek ve toplam limiti 560.000 TL’ye düşecektir.Bir başka önemli konu ise limit azaltma işleminin yapıldığı tarihte, toplam limitin dönem içerisindeki en az kullanılabilir limitten daha düşük olması hâlidir.

Bu durumda, limit azaltım tarihindeki mevcut kullanılabilir limit dikkate alınacaktır.

Yukarıda verdiğimiz son örneği buna uyarlarsak; limit azaltım işleminin yapılacağı 16.02.2026 tarihinde 2.000.000 TL limitinin tamamını bir taşınmaz ödemesinde kullanan tüketiciden hiç limit düşümü yapılamayacaktır.

Bu ödemeyi yapmasaydı limitinden 1.440.000 TL düşülecekti.Bu düzenlemenin hayata geçmesi için daha gerçekçi düzenlemeler yapılması gerektiği kanaatindeyim.

Bunlar;Düzenleme “ekstre kesim tarihini” esas almıştır.

Birden fazla bankada çalışanlar için her bankanın hesap kesim tarihi farklıdır.

Genellikle ay içinde üç ayrı hesap kesim tarihi vardır.

Bunların hangisi dikkate alınacaktır?Birden fazla bankada kredi kartı olan tüketicilerin kart limitini hangi banka düşürecektir?Bu konuda net ve anlaşılır düzenleme yapılmazsa, pek çok gereksiz tartışmaya neden olacaktır.Kredi kartı limit saptamasının gelir sistemine bağlanması ise; Banka ve Kredi Kartları Kanunu’nun 9. maddesine göre kredi kartlarında ilk yıl için “aylık ortalama net gelirin” iki katı, ikinci yıl için ise dört katını aşamayacak şekilde saptanır ve artırılır.BDDK, belirtilen düzenlemesi ile bu hususa tekrar vurgu yaparak, “aylık veya yıllık ortalama gelir düzeyinin teyidinin yalnızca kart çıkaran kuruluşlarca geliri ispata elverişli olarak değerlendirilen belgeler üzerinden gerçekleştirilmesine” sınırlamasını getirmiştir.

Pek çok bankanın bugüne kadar yaptığı kredi puanı uygulamasını da bu sınırın içinde değerlendirmiştir.Kredi kartı limiti, yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı düşürülenlerin limiti 400.000 TL’nin altına düşerse, belgeye bağlı olarak aylık ve yıllık ortalama gelirinin en az 100.000 TL olduğunu kanıtlaması gerekecektir.Bir başka yenilik ise saptanan aylık veya yıllık ortalama gelirlerin bankalar tarafından Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine bildirilmesi uygulamasının getirilmiş olmasıdır.

Bu verilerin merkezde karşılaştırılacağı, bir çeşit bankaların denetime alınacağı açıktır.Kademeli faiz sistemi, tüketiciler için hangi avantajları sunacak ve borçlular bu düzenlemeden nasıl faydalanabilecek?Hüseyin Ölmez: Ülkemizde kademeli faiz uygulaması, TCMB tarafından faizleri saptanan kredi kartı uygulamalarında yaygındır.

Buna göre Ocak 2026 itibarıyla dönem borcu esas alınarak;30.000 TL’nin altında olan kartlardan aylık %3,25 akdi faiz, %3,55 gecikme faizi,30.000 – 180.000 TL arasında borç kalıntısına aylık %3,75 akdi faiz, %4,05 gecikme faizi,180.000 TL’den fazla olanlar ve dönem borcuna bakılmaksızın kurumsal kartlardan aylık %4,25 akdi faiz, %4,55 gecikme faizi uygulanmaktadır.Bunun anlamı “az harca, az faiz öde”dir.

Ancak özellikle ilk dilim için, gelir seviyesinin düşüklüğü ve paranın satın alma gücünün azalması nedenleriyle uygulanabilirliği fiilen yoktur.Sicil affı düzenlemesinin borçlular için önemi nedir?Hüseyin Ölmez: “Sicil affı” ifadesi ülkemizde yanlış kullanılmaktadır.

Borçlarını ödeyememek ve maalesef ödememek bir suç değildir.

Bu nedenle affı olmaz.Sicil affı; borçlarını zamanında ödeyemediği veya ödemediği için bankalar ve finans kuruluşları nezdinde olumsuz bir sicil kaydı oluşan bireylerin veya işletmelerin, geçmişteki bu olumsuz kayıtlarının belirli şartlarla silinmesini veya dikkate alınmamasını sağlayan yasal düzenlemelere verilen addır.Uygulamanın maddi ve manevi olmak üzere iki sonucu vardır.Manevi sonuç: Borçlu, yeni krediye ulaşabilmek ve mevcut borçlu durumdan kurtulabilmek için, olumsuz sicil kaydına neden olan borçlarının ödenmesi konusunda daha fazla gayret sarf eder.Maddi sonuç: Ödemeleri sonucunda krediye ulaşabilmeyi hedefler.Olumsuz sonuçlar ülkemizde Findeks tarafından düzenlenen kredi puanına göre takip edilir.

Bazı konut ve işyeri sahiplerinin, hatta onlar adına hareket eden aracıların kiracılardan Findeks raporu istediklerine de tanık olunmaktadır.Uygulamanın teorideki amacı; kredi puanı düşmüş kişi ve şirketlere yeni bir finansal başlangıç sağlamak ve özellikle yaşadığımız dönem gibi zamanlarda tüketicilere ve işletmelere finansal nefes aldırmaktır.Ancak işlemin niteliği ve piyasanın sertliği gereği bu amaca ulaşmak oldukça zordur. 2022 yılında çıkarılan yasadan beklenen sonuç alınamamıştır.

Bunun nedenleri;a) Findeks raporlarının genellikle son 12 aylık borç ödeme performansını göstermesi nedeniyle, bankalar ve finans kuruluşlarının borç ödeme alışkanlıkları kötü olan kişi ve firmalara yeni finansal olanak sağlamaması,b) Bankalar, finans kuruluşları ve varlık şirketlerinin, ödenen borçları (özellikle takipte olanları) zamanında bildirmemesi, hatta bildirmemekte direnmesi.Bu konuda bir başka önemli husus ise pek çok kişi ve firmanın tekrar aynı duruma düşmüş olmasıdır.

Bunu hızla artan kredi takiplerinden anlamaktayız.KMH limitinin gelirle orantılı olarak sınırlandırılması vatandaşı ve piyasayı nasıl etkiler?Hüseyin Ölmez: BDDK, bahsedilen düzenlemesinde; genelde Kredili Mevduat Hesabı (KMH) olarak adlandırılan, ancak bazı bankalarca ek hesap, süper ek hesap gibi adlarla kullanılan borç bakiye veren mevduat hesaplarının limitlerinin, ispata elverişli olarak değerlendirilen belgeler üzerinden tespit edilecek aylık ortalama gelirin iki katına kadar olabileceğini kurala bağlamıştır.

Düzenlemeden anlaşıldığı üzere, bu limit her banka için ayrı ayrı geçerlidir.

Bir başka ifadeyle, 100.000 TL maaşı olan bir kişi dört banka ile çalışıyorsa, 4 x 200.000 = 800.000 TL limite sahip olabilecektir.Bunun yanında BDDK düzenlemesinde, 01.04.2026 tarihinden sonra kullandırılmayan KMH limitlerinin en az %10’unun, mevduatın krediye dönüşüm oranı olarak hesaplanacağını, bunun gerektiğinde üç katına kadar artırılabileceğini kurala bağlamıştır.Uygulamanın vatandaşa ve piyasaya etkisi ne olacaktır?

KMH kredi türü; bankalar için en likit, faiziyle birlikte geri dönüş hızı yüksek, özellikle maaş müşterileri için garanti oranı yüksek ve hatta kamu görevlileri borçlular için bir nevi devlet garantisine sahip, faiz oranı yüksek ve kârlı bir kredi türüdür.Bankalar genelde KMH limitlerini saptarken bu hususu dikkate alarak limit belirlemektedir.

Bankaya yatan aylık gelirin iki katından fazla limit saptanmasında bankanın da kusurlu olduğunu söylemek gerekir.KMH’ların açılmasındaki amaç; finansal tüketicinin hesabından verdiği ödeme talimatlarında, ödemenin geldiği gün hesabında para yoksa bu ödemeyi sağlayacak küçük bir kredi türü olmasıdır.

Banka açısından ise herhangi bir pazarlama yapmadan, kredi kartı nakit kullanım faiziyle eşit faiz ve masraf alarak parasını kârlı şekilde satabileceği bir finansal araçtır.Ancak yaşadığımız ekonomik süreç bu amacı aşarak, mikro krediden sürekli kullanılan, nakit gereksiniminde en kolay ulaşılan bir finansman aracına dönüşmüş; finansal tüketici için tüketici kredisi, işletmeler için ise ticari kredi niteliği kazanmıştır.

Bu nedenle KMH’ların gelişimi bu yönde gerçekleşmiştir.

Hatta taksitli kullandırılarak taksitli ticari veya tüketici kredisine dönüştüğü de görülmektedir.Ocak 2025 4. haftada tüketicilerin kullandığı KMH tutarı 451.154.000.000 TL iken, Ocak 2026 4. haftada 759.263.000.000 TL’ye ulaşmıştır.Ocak 2025 4. haftada ticari olarak kullanılan KMH tutarı 152.238.000.000 TL iken, Ocak 2026 4. haftada 230.333.000.000 TL’ye ulaşmıştır.KMH’larda genellikle faizli borcun %10–20’si arasında asgari ödeme talep edilir.

Ödenmeyen ve gelecek aya devreden alacak, aylık akdi faizin eklenmesiyle aktarılır.

Müşteri için borcun faizle ötelenmesi, banka için ise kolay faiz geliri anlamına gelir.Dünyada finansal sistemlerde bir kredi alacağının üç aydan fazla sadece belli bir kısmı ödenebiliyor ve kalan borç aylarca ödenemiyorsa, bu alacak “donuk kredi” olarak adlandırılır ve takibe çok yakındır.

Ülkemizde bankaları ve tüketicileri rahatlatmak amacıyla farklı bir donuk kredi tanımı ve uygulaması bulunmaktadır.

Ancak risk her geçen gün artmaktadır.KMH’ların büyük oranda kredi kartı asgari ödemesi ve tüketici kredisi taksit ödemesi gibi kullanıldığına da tanık olmaktayız.

Bu amaçlarla kullanılması ise faizli borcun başka bir faizli borçla kapatılması anlamına gelmektedir.Konut kredisi düzenlemesindeki enerji sınıfı kriteri, konut sektörü ve kredi piyasası üzerinde nasıl bir etki oluşturur?Hüseyin Ölmez: Yapılarda enerji sınıfı saptanmasının temel amacı; ülkemizde dışa bağımlılığı yüksek olan enerjide tasarruf sağlamaktır.

Buna bağlı olarak çevrenin korunması, enerji giderlerinin azalması ve nihai olarak taşınmazın piyasa değerinin artması sağlanmaktadır.Taşınmazın kredi teminatı olması hâlinde, satış kabiliyetinin yüksek olması alacağın teminat gücünü artırmaktadır.BDDK, 29.01.2026 tarih ve 11364 sayılı kararı ile konut alımında ve konut teminatlı kredilerde azami kredi şartlarını, konutun değerine ve enerji sınıfına göre teminat oranlarıyla belirlemiştir.Uygulama, konut sektöründe A ve B sınıfı enerji kimlik belgesine sahip konutlara olan talebi artıracaktır.

Talep artışı, hâlihazırda devam eden barınma sorununu fırsatçılar açısından daha da ağırlaştıracaktır.

Bu nedenle bir kısım vatandaş ya konuta ulaşamayacak ya da enerji sınıfı düşük konutlara daha fazla öz kaynak ayırmak zorunda kalacaktır.

Özellikle fiyat artışlarının kontrol edilmesini önermekteyim.3279525 -> Staj ve çıraklık mağdurları için kritik tarih!

Emin Yılmaz'dan borçlanma açıklaması 3279156 -> Kısa sürede zengin olunur mu?

Emrah Lafçı para kazanmanın gizli formülünü açıkladı!

İlgili Sitenin Haberleri