Haber Detayı

DEM Parti’ye Roj Girasun dersi
Gündem ahaber.com.tr
03/02/2026 07:00 (2 saat önce)

DEM Parti’ye Roj Girasun dersi

Suriye'deki son siyasi gelişmeler, YPG'nin Halep'ten sonra Rakka ve Deyrizor gibi merkezlerden çekilmek zorunda kalması sadece Kandil baronlarının değil, Suriye'deki Şara yönetimine 'IŞİD'ci' diyen DEM Partililerin, solcuların ve CHP'lilerin de ezberini bozdu. Son günlerde CHP'nin 'selden kütük...

Suriye'deki son siyasi gelişmeler, YPG'nin Halep'ten sonra Rakka ve Deyrizor gibi merkezlerden çekilmek zorunda kalması sadece Kandil baronlarının değil, Suriye'deki Şara yönetimine 'IŞİD'ci' diyen DEM Partililerin, solcuların ve CHP'lilerin de ezberini bozdu.

Son günlerde CHP'nin 'selden kütük kapma' siyasetine bakmayın, başta CHP ve yanına almaya çalıştığı DEM Parti dâhil bütün bu siyasi aktörler bir kez daha tarihin yanlış tarafında durdu ve kaybetti...

Bu siyasi aktörler, işi toplumsal gerilime ve kopuşa götürecek kadar gözlerini bile kararttı.

Kandil'in ya da dün olduğu gibi bugün de sürecin tıkanması beklentisi içinde olan CHP'nin bu tavrı şaşırtıcı değildi.

Şaşırtıcı olan, düne kadar Meclis Komisyonu'nu önemseyen ve 'İrademiz Öcalan' diye yeri göğü inleten DEM Parti'nin tam da onların istediği gibi davranmasıydı.

Bakın, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ne diyor: 'Kürtlerin gözlerinde hayatımda hiç olmadığı kadar derin kırılmalara şahit oldum.' Aslında bu kırılma, Kürtlerin değil Kürtler üzerinden siyaset yapan ve her defasında Kürtleri yanlış yola sürükleyen siyasetçilerin yaşadığı kırılmaydı.

Böyle olduğu da görüldü.

Ne Suriye'de ne de Türkiye'de hiçbir öngörüleri tutmadı.

Daha vahimi, tıpkı CHP ve marjinal sol gibi ısrarla Suriye ve Türkiye hükümetleri 'IŞİD' parantezine alınıp suçlandı.

Oysa Türkiye'de 1 Ekim 2024'ten bu yana Başkan Erdoğan'ın tarihi çıkışları, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de en başta DEM Parti'ye el uzatması tarihi bir adımdı.

Buna karşı DEM Parti ne yaptı?

Bütün küresel ve bölgesel dengeler değişmesine rağmen yine Türkiye karşıtı bir pozisyon aldı.

Bu da sadece aşırı milliyetçileri ve CHP'yi sevindirdi, Kürtleri değil.

Hâlâ bu zihniyetin değiştiğine dair bir işaret yok. 'Suriye'de ne yaşandı, Türkiye'ye nasıl yansıdı?' ve 'Biz nerede yanlış yaptık' diye özeleştiri yapan da yok. 'KÜRTLERİN YÜZÜ ANKARA'YA DÖNMELİ' Merak ediyorum, acaba içeriden yükselen sesler de duyuluyor mu?

Mesela bir süredir Kürt meselesi üzerine yaptığı araştırmalar ve analizleriyle bilinen genç bir araştırmacı var: Roj Girasun...

Son günlerde yanılgı üzerine yanılgı yaşayanlara ders verir gibi ne yapılması gerektiğini tane tane anlatıyor: 'Bugün itibarıyla SDG'nin kendi doğal siyasi sınırlarına çekilmiş olması beklenen bir şeydi, hatta belki olması gereken de buydu ama bunun bir anlaşmayla değil, askeri bir yenilgiyle gerçekleşmiş olması, toplumsal psikolojiyi ve Kürt siyasetinin genel havasını çok olumsuz etkiledi.' Anlamak isteyenlere buradan nasıl bir sonuç çıkartılması gerektiğini de açık ve net anlatıyor: 'Kürt siyasetinin yönü, Kürt toplumunun yüzü bugünden itibaren Ankara'ya daha fazlasıyla dönük olmak durumunda.

Yaşanan kırılmalar, işte duygusal kopuşlar diye tabir edilen şeyler yeni bir siyasal stratejiyi değil daha önce söylenen şeyi daha güçlü söylemeyi elzem hale getiriyor.

Onun için Ankara ile barışık bir Kürtlük, Ankara'da güçlü olan bir Kürtlük daha elzem bir durumda bugün.' Başkan Erdoğan ve Bahçeli'nin uzattığı el hâlâ sizi bekliyor.

Öcalan'ı yine dinlemediniz, bari genç Girasun'u dinleyen ve yüzünüzü Ankara'ya dönüp sivil siyaset yapın...

İlgili Sitenin Haberleri