Haber Detayı

Özel artık Erdoğan’a malzeme bırakmıyor!
Deniz zeyrek nefes.com.tr
03/02/2026 05:00 (4 saat önce)

Özel artık Erdoğan’a malzeme bırakmıyor!

CHP lideri Özgür Özel, deprem bölgesindeki ziyaretlerini sürdürürken Osmaniye’de ilginç bir detayı...

CHP lideri Özgür Özel, deprem bölgesindeki ziyaretlerini sürdürürken Osmaniye’de ilginç bir detayı açıkladı.Malumunuz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kendisine “Çıkmış üç yıl sonra ‘deprem bölgesini yalnız bırakmayacağız’ diyor. 455 bin konut yapılıyorken sen neredeydin Özgür Efendi” diye sormuştu.Özel de depremin yıl dönümü yaklaşırken Osmaniye’den şu yanıtı verdi:“Anadolu Ajansı ortada, sosyal medya ortada.

Bana böyle diyen Erdoğan, depremden sonra 38 defa gitmiş.

Özgür Özel ise 26’sı grup başkanvekili olarak, 23’ü genel başkan olarak toplam 49 defa gitmiş.

Bugün 50 oldu. 50 defa gitmişim.

Sayın Erdoğan iki defa iki dört dese kontrol edin.” Normalde iki siyasetçinin bu kadar sıradan bir atışmasını bu köşeye taşımam.

Ancak başlıkta da ifade ettiğim görüşümü desteklemek açısından bu atışmayı önemli buluyorum.Erdoğan’ın iktidara geldiği günden bu yana en iyi yaptığı işlerden biri muhalefetin yetersiz siyaset tarzını eleştirmekti.Kendisinin sokakta, muhalefetin Ankara’da ya da TV ekranlarında, gazete sayfalarında siyaset yapması, bu konuda avantajlı olmasını da sağlıyordu.Ancak özellikle 19 Mart 2025 gününden bu yana tablo değişti.Özgür Özel’in içinden bir “atom karınca” çıktı.Her yere yetişen, sokakta direnen, halkla doğrudan temas kuran bir lider olarak meydanı boş bırakmadı.Hatta Erdoğan’ın salvolarını boşa düşürmeye başladı.Çorum’da 85. mitingini yaptığını da bu arada hatırlatmak isterim.MHP lideri Devlet Bahçeli’nin memleketi Osmaniye’de miting yapmak CHP için cesaret gerektirirken, Özel’in Osmaniye’nin büyük bir meydanında kalabalık bir dinleyici kitlesi olduğu da dikkatlerden kaçmamalı.CHP gibi 103 yıllık bir partinin yeni kurulmuş bir parti enerjisiyle sokaklarda olması da önemli bir değişimim göstergesi.Özel’in CHP’ye de yansıyan bu enerjisiyle yarattığı yeni görüntü, AK Parti’yi de daha pasif, sokaktan genel merkeze çekilmiş, halktan kopmuş bir parti gibi gösteriyor.Sözün özü, CHP artık meydanı sadece AK Parti’ye bırakmadığı gibi, meydanları da tek başına doldurabiliyor.İstanbul Üniversitesi kendine zarar veriyor!İstanbul Üniversitesi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını iptal etme kararı, üniversite için birbirinden ilginç yan sorunlar çıkarmaya başladı.Bunlardan ilki uluslararası akreditasyon kuruluşlarından Association to Advance Collegiate Schools of Business’ın (AACSB), İstanbul Üniversitesi’nin akreditasyonu hakkında inceleme başlatmasıydı.Türkiye’nin en köklü işletme fakültelerinden olan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi, Türkiye’de Uluslararası Akreditasyonu olan nadir işletme fakültelerinden biriydi.Bu akreditasyon İstanbul İşletme diploması sahibi olanların küresel ölçekte tanınmasının önünü açıyordu.Eğer AACSB İstanbul Üniversitesi’nin akreditasyonu hakkında olumsuz bir karar verirse üniversite küresel ölçekte büyük bir kayıp yaşamış olacak.İstanbul Üniversitesi’nin kararıyla ilgili ikinci ilginç bir karar da Sorbon Üniversitesi’nden geldi.İstanbul Üniversitesi, Ekrem İmamoğlu’yla 28 kişinin diplomasını iptal etmişti.

Bunlardan biri de Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İşletme Fakültesi Bölüm Başkanı Prof.

Dr.

Naciye Aylin Saybaşılı’ydı.

Saybaşlı’nın bu karardan sonra emekli olarak Galatasaray Üniversitesi’nden ayrıldığı açıklanmıştı.İstanbul Üniversitesi’nin lisans diplomasını iptal ettiği Saybaşılı’nın Sorbon’dan aldığı doktora diplomasının da iptal edilmesi talep edilmişti.Ancak Sorbon Üniversitesi, doktora süreci konusunda hiçbir ihlalin bulunmadığını gerekçe göstererek başvuruyu reddetti.Sırf İmamoğlu’nun diplomasını iptal etmek için başlatılan siyasi süreç, Türkiye’nin köklü üniversitelerden birinin küresel saygınlığına gölge düşürüyor artık.Çok yazık!Epstein soruşturması Türkiye’de de açılmalı!Cezaevinde 2019 yılında ölen Amerikalı milyarder Epstein’ın dava dosyasındaki gizlilik kalkınca önemli belgeler, önemli iddialar gündeme gelmeye başladı.Bu iddialardan biri de Epstein’ın dünyanın birçok yerinden olduğu gibi Türkiye’den de küçük kız çocuklarını kaçırdığı yönündeydi.Bu iddia bir defa savcılığa yansıdı ama takipsizlikle sonuçlandı.

Ancak son çıkan belgelerdeki net ifadeler, dosyanın yeniden açılmasını ve soruşturulmasını gerektiriyor.Epstein adasına Türkiye’den kız çocukları kaçırılıp götürüldü mü?

Evetse kaç çocuk kaçırıldı?

Kaçırma mekanizması nasıl işledi?

Kimler aracı oldu?Bütün bu soruların cevapları bulunmalıdır.

İlgili Sitenin Haberleri