Haber Detayı

Hindistan sadece rakip değil, dev bir ‘fırsat kapısı’
Ekonomi ekonomim.com
03/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Hindistan sadece rakip değil, dev bir ‘fırsat kapısı’

Avrupa Birliği’nin Hindistan ile yaptığı Serbest Ticaret Anlaşması’nın önümüzdeki 5 yıl Hindistan’ın AB’ye ihracatını 50 milyar doların üzerinde artırması bekleniyor.

HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA Finera Veri Analizi Genel Müdürü Mustafa Adıgüzel’in yaptığı çalışmaya göre bu artış doğrudan Türkiye’nin güçlü olduğu alanları etkileyecek.

Türkiye’nin manevra alanının kısıtlandığını ifade eden Adıgüzel, Gümrük Birliği kaynaklı imtiyazlı konumun da hızla aşındığına vurgu yaptı.

Bu gelişmelerin Türkiye için ‘ekonomik kış’ olarak görülmemesi gerektiğini belirten Adıgüzel, “Türk firmaları Hindistan’ı sadece rakip görmemeli; bu dev pazarda ortak üretim tesisleri kurarak (Hindistan’da üretim yaparak AB’ye satmak) küresel değer zincirine eklemlenmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel ticaret haritasının 27 Ocak’ta Yeni Delhi’den gelen haberle yeniden çizildiğini belirten Mustafa Adıgüzel, bunun sadece iki dev ekonomi arasındaki bir gümrük düzenlemesi değil; Washington’ın korumacı politikalarına ve Trump dönemi gümrük vergilerine karşı kurulmuş devasa bir ekonomik kalkan olduğunu bildirdi.

Türkiye’nin manevra alanları kısıtlanıyor ABD’nin Hindistan’a uyguladığı yüzde 50 gümrük tarifesi ve AB ile yaşadığı gerilimlerin, AB ve Hindistan’ı birbirine yaklaştırdığını dile getiren Adıgüzel, “AB, ekonomik bağımlılığını ABD ve Çin’den uzaklaştırıp 1,4 milyarlık Hindistan pazarına kanalize ederken; Hindistan, Trump’ın “gümrük kralı” etiketinden kurtularak küresel bir imalat üssü (Make in India) olma vizyonunu perçinlemektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Anlaşmanın en kritik boyutunun, Türkiye’nin Avrupa pazarındaki geleneksel üstünlüğüne doğrudan rakip olan sektörleri kapsaması olduğunu vurgulayan Mustafa Adıgüzel, Finera analizine göre Hindistan’ın AB’ye ihracatında 5 yılda yaşanacak 50 milyar dolarlık artışın Türkiye’nin güçlü olduğu alanları hedeflediğini belirtti.

Adıgüzel bu sektörleri; Tekstil ve hazır giyim, otomotiv yan sanayi ile ilaç ve kimya olarak sıraladı.

Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği kapsamında ortak gümrük tarifesine uymak zorunda olduğunu ifade eden Adıgüzel, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı anlaşmaların Türkiye’nin manevra alanını kısıtladığını kaydetti.

Adıgüzel, “Eğer Türkiye, Gümrük Birliği’ni modernize edip hizmetler ve tarım gibi alanlara genişletemezse, Hindistan’ın maliyet avantajı karşısında tutunması güçleşecektir” diye konuştu.

Türkiye’nin Pakistan ile tarihsel yakınlığının Hindistan nezdinde zaman zaman ticari engellere dönüştüğüne dikkat çeken Adıgüzel, “Ekonominin pragmatik yasaları, bu siyasi gerilimlerin yönetilmesini zorunlu kılıyor.

Hindistan artık sadece bir rakip değil, aynı zamanda ucuz ham madde ve teknolojik iş birliği için dev bir “fırsat kapısıdır” şeklinde konuştu.

Hindistan’ın bu atağının, Türkiye için bir “ekonomik kış” habercisi olmak zorunda olmadığını belirten Mustafa Adıgüzel, Türkiye’nin yeşil üretim ve 24 saate teslimat kabiliyetiyle fark yaratabileceğini anlattı.

Adıgüzel Türk firmalarının Hindistan’ı sadece rakip olarak görmemesi gerektiğini vurgulayarak, dev pazarda ortak üretim tesisi kurularak küresel değer zincirine eklemlenilebileceğini söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri