Haber Detayı

Osman Kavala'nın bilinmeyenleri: 12 Eylül'e günler kala sorgulandı...
Güncel odatv.com
02/02/2026 12:16 (3 saat önce)

Osman Kavala'nın bilinmeyenleri: 12 Eylül'e günler kala sorgulandı...

Tutuklu iş insanı Osman Kavala’nın Latin Amerika’da kaybolmasının hikayesi, insanın kimliğini yitirdiği anda sınıfının da askıya alındığının bir tezahürü gibi okunmalıdır.

Paris’te dünyaya gelen Osman Kavala, iş hayatından çok kültür-sanat ve sivil toplum alanındaki faaliyetleriyle tanınan bir isim.

Kurucusu olduğu Anadolu Kültür AŞ aracılığıyla Türkiye’nin farklı kentlerinde kültürel üretimi destekleyen, özellikle azınlıklar, yerel hafıza ve ortak yaşam temalarına odaklanan projeler yürüttü.

Uzun yıllar boyunca görünür bir siyasi pozisyon almadan, kültürel diplomasi ve sivil toplum alanında çalıştı.Kavala, 2017 yılında Gezi Parkı protestolarını organize etmek ve finanse etmek, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti hükümetini devirmeye teşebbüs suçlamalarıyla gözaltına alındı ve tutuklandı.

Hakkındaki iddianamelerde, sivil toplum faaliyetleri, telefon görüşmeleri ve uluslararası temasları suç delili olarak yorumlandı.Ancak Kavala’nın dosyası, yargılama sürecindeki uzun tutukluluk, beraat kararlarının ardından yeniden tutuklanması ve aynı fiillerin farklı suçlamalarla tekrar gündeme getirilmesi nedeniyle hukuk çevrelerinde ciddi tartışmalara yol açtı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, tutukluluğun hak ihlali olduğuna hükmetti; buna rağmen Kavala serbest bırakılmadı.İş insanı Osman Kavala 18 Ekim 2017 günü gözaltına alındı, 1 Kasım 2017’de tutuklandı. 3 bin’i aşkın gündür Silivri’de tutuklu bulunan Kavala’nın yolu bundan yıllar önce sorgulardan geçmiştir:1980 yılının Ağustos ayı, Osman Kavala’nın devletle ilk yüz yüze gelişlerinden biri olarak dikkat çeker.

Sadece ‘bulunduğu yer’ nedeniyle sorguya alınması, 1980’ler Türkiye’sinde coğrafyanın nasıl bir güvenlik filtresi işlevi gördüğünü gösterir.

Bu kısa temas, ileride yaşanacak daha büyük kopuşların küçük bir habercisi gibidir.12 Eylül’den günler önce denebilecek bir zaman mefhumu içinde sayılan vakitlerde Hacıbektaş Şenliğine giden Kavala Mazgirt’te bir polis baskınına uğrar, arabada çok sayıda kitap bulununca önce karakola ardından askeri koğuşa alınır: 3 gün üç gece sorguya çekilir.Latin Amerika’da kaybolmasının öyküsü ise, Türkiye’de pek bilinmeyen bir detaydır:1981 yılının yaz aylarında, Amazon havzasında geçen anı, Sevan Nişanyan’ın hatıratında da yer alır: Nişanyan yeni evlenmiş, eşi ile Güney Amerika seyahatindedir.

Peru’da onlara, lise yıllarından yakın arkadaşı olan Osman Kavala da katılır.

Ekvador’un başkenti Quito’dan New York’a uzanan dönüş hattında Kavala’nın pasaportu çalınır…Bir süre kendisinden haber alınamaz, Nişanyan’la eşi ABD’ye dönmüştür.

Ve polis kapılarını çalar:“Osman Kavala diye birini tanıyor musunuz?”Peki olaylar bu noktaya nasıl varmıştır:BİT İÇİNDE OTOSTOPO dönemin iletişim imkanları sınırlı; cep telefonu gibi bir teknolojinin T’si yok… Bir insan, bir haritanın kenarından sessizce düşebiliyor ve yıllar sonra anlaşılabiliyor.Anlatılana göre Kavala, Ekvador’da cezaevine düşer, Gringolar koğuşu*nda bir hafta kalır.

Bit, pire içinde sefil halde bir seyahat belgesiyle salınıp Miami’ye varmayı başarır.

Ancak durum orada da düzelmez.

Otostopla gittiği yolun sonunda sabah uyandığında ne giysilerini bulabilir ne de parasını…*Gringolar koğuşu, Latin Amerika hapishanelerinde pasaportsuz ya da kimliği belirsiz yabancıların tutulduğu, resmî adı olmayan bir bölümü ifade eder. “Gringo” kelimesi günlük dilde yabancı, özellikle de beyaz ya da İspanyolca konuşmayan kişiler için kullanılır.

Bu koğuşlar özel bir koruma alanı değildir; aksine, ne yerel mahkûmlarla tam olarak iç içe olunan ne de devletin açık biçimde sahiplendiği bir statü sunar.

İçeridekiler hukuken tanımsız, geçici ve kolayca gözden çıkarılabilir kabul edilir.Üzerinde başkasından bulduğu bir tişört ve ayağına küçük gelen terliklerle Florida–New York hattına savrulur Osman Kavala… Dolmuş uçak sisteminde, bileti olmadan uçağa biner.Ve iki hafta sonra New York’ta polis kapıyı çalar:“Osman Kavala’yı tanıyor musunuz?”Buldukları kişi, La Guardia Havalimanı’nın bir köşesinde üzerinde pis bir atlet-şort, ayağında başkasına ait olduğu besbelli küçük terlikleriyle cüzdansız ve kimliksiz bir Osman Kavala’dır. “Uçağa beş parasız binmiştir.”Bu cümleyi tırnak içinde yazmamın bir amacı var: Çünkü o sırada Osman Kavala, memleketin en büyük patronlarından birinin oğludur.

Ama Amazonlar’da bu bilginin hiçbir karşılığı yoktur.

Üstelik pasaportu da gitmiş, sınıfını da kaybetmiştir.Devlet tanımsız bireyliği de yoktur.Bu kaybolma, kısa süre sonra bambaşka bir dönüşle kapanır.

Babasının ani ölümü üzerine Kavala Türkiye’ye döner.

Büyük şirketler grubunun başına geçer.

Hikaye dışarıdan bakıldığında normalleşmiş görünür.Ama Amazonlar’da yaşanan o görünmezlik haline dönüşen kaybolma bir yerlerde kalır.Osman Kavala’nın hikayesini mahkeme salonlarında,iddianamelerde okuyanlar için bu detaylar önemsiz görünebilir.

Ama bu detayların hepsinde büyük birer hafıza ve onu bugüne taşıyan dersler var...Cemile Y.

ÇetinOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri