Haber Detayı

“Üniversite sadece eğitim kurumu değil, kentin ekonomik aktörüdür”
Eğitim ekonomim.com
02/02/2026 11:55 (3 saat önce)

“Üniversite sadece eğitim kurumu değil, kentin ekonomik aktörüdür”

Bursa’nın tek vakıf üniversitesi olarak hayata geçen Mudanya Üniversitesi, yükseköğretimin ötesinde genç nüfusu kentte tutan, sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştiren ve çevresinde yeni bir ekonomik hareketlilik yaratan bir kalkınma unsuru olarak konumlanıyor.

ERHAN BEDİR / BURSABursa’nın tek vakıf üniversitesi olarak 2022-2023 akademik yılında eğitime başlayan Mudanya Üniversitesi, kısa sürede yalnızca yükseköğretim alanında değil, kent ekonomisi açısından da yeni bir başlık açtı.

Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, üniversitenin hedeflerini EKONOMİ Gazetesi Bursa Bölge Temsilcisi Ömer Faruk Çiftçi ile paylaştı.

Gıyasettin Bingöl, üniversitelerin artık sadece diploma veren kurumlar değil, şehirlerin kalkınma dinamiklerinden biri olduğunu vurguladı. “Bir üniversite kurduğunuzda yalnızca sınıflar açmış olmuyorsunuz.

O şehirde genç nüfusu tutuyorsunuz, nitelikli iş gücü yaratıyorsunuz, çevresinde yeni bir ekonomik alan oluşuyor” diyen Bingöl, Mudanya Üniversitesi’nin Bursa için böyle bir rol üstlendiğini ifade etti.

Bingöl’e göre Mudanya Üniversitesi’nin kuruluş gerekçelerinin başında, Bursa’nın vakıf üniversitesi eksikliği geliyordu.

Bingöl, “Bursa, Türkiye’nin en büyük sanayi ve ihracat kentlerinden biri.

Buna rağmen yıllardır tek bir vakıf üniversitesi yoktu.

Bu nedenle her yıl 7 bin ile 12 bin arasında Bursalı öğrenci, özellikle İstanbul’daki vakıf üniversitelerine gidiyordu.

Bu sadece eğitim değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik kayıptı” değerlendirmesini yaptı.

Üniversitenin faaliyete geçmesiyle birlikte bu tablonun değişmeye başladığını belirten Bingöl, “Bugün 33 bölümde 3 bin 200 öğrencimiz var.

Bu öğrencilerin önemli bir kısmı Bursa’dan.

Bu, hem aileler hem de şehir için önemli” diye konuştu.

Mudanya Üniversitesi’nde açılan bölümlerin tesadüfi olmadığını vurgulayan Bingöl, planlamanın Bursa’nın sanayi ve hizmet yapısı dikkate alınarak yapıldığını söyledi.

Bingöl, “Bilgisayar, elektrik-elektronik, endüstri mühendisliği; işletme, ekonomi-finans, lojistik gibi alanlar Bursa sanayisinin doğrudan talep ettiği alanlar.

Sağlık bölümleri ise bölgesel ihtiyaç açısından kritik” dedi. 2025-2026 akademik yılında açılacak yeni bölümlerin de aynı anlayışla belirlendiğini ifade eden Bingöl, üniversitenin büyümesini “kontrollü ve ihtiyaç odaklı” olarak tanımladı. “Sanayi ile üniversite arasında kopukluk olmamalı” Türkiye’deki temel sorunlardan birinin, üniversite ile iş dünyası arasındaki mesafe olduğuna işaret eden Gıyasettin Bingöl, Mudanya Üniversitesi’nde bu mesafeyi kısaltmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Bingöl, “Sanayici bizden mezun bekliyor ama mezun da iş hayatına hazır olmak istiyor.

Biz İngilizce eğitim verdiğimiz bölümlerde, öğrencilerin her yıl staj yapmasını ve mezuniyet sonrası istihdam edilebilmesini sağlayacak modeller üzerinde çalışıyoruz.

Bursa’nın önemli sanayi kuruluşlarıyla protokollerimiz var.

Öğrenci okurken üretimin içinde olacak” diye konuştu.

Bingöl, bu yaklaşımın, Bursa’nın ihracat kapasitesini destekleyecek nitelikli insan kaynağı oluşturma açısından önemli olduğunu vurguladı.

Bursa’nın beşeri sermayesine katkı Mudanya Üniversitesi’nin Çağrışan bölgesindeki konumunun da bölgesel dönüşümü tetiklediğini ifade eden Bingöl, “Üniversite kurulduğunda barınmadan ulaşıma, ticaretten hizmet sektörüne kadar birçok alan hareketleniyor.

Bugün bu bölgede yeni yaşam alanlarının oluşmaya başladığını görüyoruz.

Bu doğal bir süreç” açıklamasını yaptı.

Mevcut kampüsün yaklaşık 5 bin öğrenci kapasitesine göre planlandığını belirten Bingöl, orta vadede bu sayının artmasının çevre ekonomisini daha da büyüteceğini öngördüklerini kaydetti.

Mudanya Üniversitesi’nin yalnızca yerel değil, uluslararası bir perspektifle konumlandığını söyleyen Bingöl, öğrenci değişim programları ve yurt dışı bağlantılarının Bursa’nın beşeri sermayesine de katkı sağladıklarını dile getirdi.

Bingöl, “Biz öğrencilerimizin dünyayı tanımasını istiyoruz.

Bu şehirden global ölçekte düşünen, çalışan insanlar çıksın istiyoruz.

Bu da uzun vadede Bursa’nın rekabet gücüne katkıdır” diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri