Haber Detayı

Dolar sancısında bahisler artıyor!
Ekonomi ekonomim.com
02/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Dolar sancısında bahisler artıyor!

Halen dünya ticaretindeki baskın konumunu ve rezerv para niteliğini korusa da tahtı çatırdayan ABD dolarının geleceğine ilişkin tartışmalar giderek alevleniyor

Washington’ın doları yaptırım aracı olarak kullanması, ülkeleri alternatif arayışlara itiyor.

Rezervlerde altının payı hızla artarken, emtia ticaretinde dolar dışı ödeme sistemleri yayılıyor.

Doların hakimiyeti, Bretton Woods’tan bu yana en büyük gerilemeyi yaşıyor.

Bir yanda “dünya ABD'den ne kadar bıkmış olursa olsun, doların tahtından indirileceğine bahse girmeyin” diyenler, diğer yanda Çin öncülüğünde yükselen Küresel Güney’in “alternatif bir küresel ödeme sisteminin sessizce yükselişi”ne işaret edenler… Ons altının 5.000 doları aşmasının ardından ABD dolarının geleceğine ilişkin tartışmalar gündemin ilk sıralarına taşındı.

Stratejistlere göre “doların çöküşü” fantezilerine kapılmak için henüz erken olsa da, birçok ülkenin ardı ardına dolara bağımlılığını azaltma çabasına girişmesi, küresel finans mimaride derin bir kırılmaya işaret ediyor.

Morgan Stanley, çok kutuplu hale gelen dünyanın doları zorladığına işaret ederken, ekonomist ve altın yatırımcısı Peter Schiff , altın ve gümüşteki sert yükselişi, ABD doları ve devlet borcu krizinin erken alarmı olarak yorumluyor.

Warren Buffett'ın,“ Cehenneme giden bir para biriminde varlık tutmayız” sözlerinede atıfl ar arttı.

ABD ekonomisinde uyarı işaretleri kırmızı renkte yanıp sönüyor ve birçok ülke, ekonomilerinin Donald Trump'ın Amerika'sına olan bağımlılığını azaltmanın yollarını acilen arıyor.

Bu da finansal sistemde oyunun kurallarını bozarak doların başlıca rezerv para birimi tekelini sarsıyor.

Özellikle son aylarda merkez bankalarının altına yönelmesi ve ikili ticarette dolara alternatif arayışlarının hızlanmasıyla doların hegemonyası daha fazla sorgulanıyor.

Analistlere göre doların rezerv işlevlerini, altın ve başka para birimleriyle paylaşıldığı çok kutuplu bir sisteme doğru geçiş yaşanıyor.

Bretton Woods’tan bu yana dolar hakimiyetine en büyük darbe 2022’den bu yana ABD’nin doları silah olarak kullanması, tek bir para birimi sistemine aşırı bağımlılığın risklerini ortaya koydu.

Son haftalarda dolar üzerindeki baskı artarken ons altının 5.600 doları aşması, Amerikan parasının geleceğine ilişkin tartışmaların şiddetini artırdı.

SWIFT verilerine göre ABD doları, geçen yıl Aralık ayında toplam ödemelerin yüzde 50,49'unu oluşturarak küresel ödemelerde en yaygın kullanılan para birimi olmaya devam etti.

Ancak rezerv para olarak cazibesi giderek azalıyor.

Güncel verilere göre doların küresel döviz rezervlerindeki payı 2000 yılında yaklaşık yüzde 71'den 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 57’nin altına düştü.

Bu, Bretton Woods sisteminin çöküşünden bu yana doların hakimiyetinde yaşanan en sert gerileme.

Bu aşınma çeşitli yollarla kendini gösteriyor: -Rezervlerin bileşimi alternatif para birimleri ve değerli metaller yönüne doğru kayıyor. -Dolar ödeme sistemini atlayan ikili ticaret anlaşmaları X Merkez bankasının Hazine tahvillerinden uzaklaşarak portföyünü çeşitlendirmesi - SWIFT bağımlılığını azaltan alternatif ödeme sistemi geliştirilmesi ING: Dolar baskı altında satış dalgası gelebilir ING, yılın ilerleyen dönemlerinde daha geniş çaplı bir dolar satış dalgasının gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor.

ING analistleri, kısa vadeli toparlanmaların kalıcı olmayabileceğini, doların orta vadeli yönünün aşağı olduğunu vurguluyor.

Banka, son 1 yılda yüzde 10 gerileyen dolar endeksinde yüzde 10 daha gerilemenin şaşırtıcı olmayacağını söylüyor.

Morgan Stanley: Çok kutuplu dünya, doları zorluyor Morgan Stanley’e göre ABD’nin borç, ticaret, yaptırımlar ve güvenlik politikalarındaki belirsizlikler, dolardan uzaklaşma sürecinin hızını belirleyecek temel faktörler arasında yer alıyor.

Banka, dünyanın giderek “çok kutuplu” bir yapıya evrildiğini ve bunun doların statüsü üzerinde baskı yarattığını vurguluyor.

JP Morgan: Doların itibarı siyasi risklere daha duyarlı JP Morgan, doların itibarını zedeleyen iki temel riskin altını çiziyor: ABD iç siyasetindeki artan kutuplaşma ve gümrük tarifeleri gibi politikaların yatırımcı güvenini aşındırması.

Bankaya göre, bu gelişmeler doların güvenli liman algısını zayıfl atıyor.

Schiff : Bu bir uyarı, daha büyük kriz geliyor Ekonomist ve altın yatırımcısı Peter Schiff , altın ve gümüş fiyatlarındaki sert yükselişi, ABD doları ve devlet borcu krizinin erken alarmı olarak yorumluyor.

Schiff ’e göre merkez bankalarının agresif altın alımları, dolardan ve Hazine tahvillerinden çıkışın açık bir göstergesi.

Schiff , yaklaşan krizin 2008’den daha yıkıcı olabileceği ve doların bu süreçte ciddi değer kaybı yaşayacağı görüşünü savunuyor.

Forbes: Piyasalar dolara güven kaybını fiyatlıyor Forbes’ta yer alan analizlerde, altın fiyatlarındaki rekor yükseliş ve dolar endeksindeki zayıfl ama, piyasalarda bir “güven krizi” olarak tanımlanıyor.

Warren Buffett pozisyon kapatıyor Ünlü yatırımcı Warren Buff ett, geçtiğimiz aylarda dolar konusunda çok daha sert ifadeler kullanmış, “Cehenneme giden bir para biriminde varlık tutmak istemiyorum” deyip pozisyonlarını kapatmaya başladığını söylemişti.

Dolar oyunu artık tek başına oynamıyor  Uzmanlara göre ortaya çıkan tablo şunu söylüyor; dolar oyundan çıkmıyor, ancak oyunu artık tek başına oynamıyor.

Tarihsel örnekler, rezerv para birimi geçişlerinin ani bir değişimden ziyade 20-30 yıl içinde kademeli olarak gerçekleştiğini gösteriyor.

İngiliz sterlini, İngiltere'nin ekonomik gerilemesinin başlamasından sonraki on yıllar boyunca önemli bir rezerv para birimi statüsünü korumuş ve hakimiyeti istikrarlı bir şekilde azalmıştı.

Altın, yeni finansal mimaride tarafsız liman -Uzmanlara göre altın bize dolar hakkında çok fazla şey söylüyor.

Küresel parasal mimarideki kırılmanın en net yansıması altın piyasasında görülüyor.

Altının yükselişi, klasik anlamda enfl asyon ya da ekonomik durgunluk refl eksinden ziyade, para politikalarına duyulan güvenin zayıfl amasıyla doğrudan bağlantılı.

Merkez bankalarının ve hükümetlerin önümüzdeki yıllarda enfl asyonu, kamu borcunu ve para birimlerinin reel değerini disiplin altında tutup tutamayacağına dair artan kuşkular, altını yeniden sistemin merkezine taşıyor.

Altın kağıt para gibi keyfi olarak üretilemiyor ve hiçbir ülkenin mali politikasının uzantısı niteliği taşımıyor.

Bu nedenle yüksek borçluluk, jeopolitik parçalanma ve merkez bankası bağımsızlığı üzerindeki baskının arttığı bir dünyada altın Dünya Altın Konseyi’ne göre tarafsız ve evrensel bir rezerv varlığı olarak öne çıkıyor.

Dedolarizasyonda coğrafi dağılım  Çin: Dolara bağımlılığı azaltmayı stratejik hedef haline getiren Çin, yuanın uluslararası kullanımını genişletiyor.

Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki ülkelerle yerel para birimi anlaşmaları yapılırken, Çin Halk Bankası altın rezervlerini artırıyor ve ABD Hazine tahvillerindeki payını kademeli olarak düşürüyor.

Enerji ve emtia ticaretinde ikili ödeme sistemleri ön plana çıkıyor.

Rusya: Agresif altın alımları ve emtia bazlı ödeme mekanizmaları geliştirdi.

Enerji ihracatında ruble ve ortak ülke para birimleri giderek daha fazla kullanılıyor.

Hindistan: Ticarette rupi kullanımını teşvik eden anlaşmalar yaparken, resmi altın rezervlerini de hızla artırıyor.

Hindistan Merkez Bankası, son yıllarda dünyanın en büyük altın alıcıları arasında yer alarak rezerv çeşitlendirmesini güçlendirdi.

Suudi Arabistan: Petrodolar sisteminin kilit ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan, enerji satışlarında yalnızca dolar fiyatlandırmasına bağlı kalmayan daha esnek bir yaklaşım benimsiyor.

Euro ve diğer para birimleriyle yapılan işlemlerin payı kademeli olarak artırılıyor.

Avrupa Birliği:Avrupa merkez bankaları kamuoyunda dolar bazlı sistemi desteklerken, rezervlerini altın ve alternatif varlıklarla çeşitlendiriyor.

Bu yaklaşım, parasal istikrarsızlığa karşı sessiz bir korunma stratejisi olarak değerlendiriliyor.

Bölgesel Bloklar: ASEAN+3 ülkeleri yerel para birimleriyle ticareti kolaylaştıran ödeme mekanizmaları geliştirirken, Afrika Kıta Serbest Ticaret Bölgesi dolar aracılığı gerektirmeyen sistemler üzerinde çalışıyor.

Latin Amerika’da ise emtia ve altın bazlı fiyatlama seçenekleri daha fazla tartışılmaya başlandı.    

İlgili Sitenin Haberleri