Haber Detayı
Tuncer Bakırhan: 'Suriye’de bir anlaşma oldu, sıra Türkiye’de'
Rojava’daki 30 Ocak anlaşmasını olumlu değerlendiren Bakırhan, Türkiye’de de demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi çağrısı yaptı: 'Suriye’de bir anlaşma oldu, sıra Türkiye’de.'
Artı Gerçek - Diyarbakır'da Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılar karşı ilan edilen '1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü' kapsamında yürüyüş gerçekleştirildi.
Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünden Ofis AZC Plaza önüne gerçekleştirilen yürüyüş sonrası DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşmasına yaptı.
Bakırhan, “15 yıl önce bugün başta Ortadoğu olmak üzere dünyayı karanlık bir zulüm dalgası almış götürüyordu.
Suriye’de, Rojava’da, Kürt kadını, devrimciler, Kürtler dünyanın karşısındaki bu karanlığı mücadelesiyle canı pahasında bitirerek, Rojava’yı özgürleştirdi.
Dünyayı karanlık IŞİD belasından kurtardı" dedi. '30 OCAK ANLAŞMASI VARSA MÜCADELE SAYESİNDE' Bu 'devrimin' Halep’te bastırılmaya çalışıldığını 6 Ocak'ta başlayan saldırıları hatırlatan Bakırhan, "Paramiliter güçler dünyanın ilan ettiği, saygı gösterdiği, Rojava devrimini bitirmek istediler.
Ama bir şeyi unuttular halkların direnişini ve dayanışmasını unuttular.
Bugün Rojava’da 30 Ocak antlaşması varsa, sizlerin mücadelesi sayesinde” dedi. 'SURİYE ANLAŞMAYA UYARSA ORTADOĞU KAZANIR, TÜRKİYE KAZANIR' Bakırhan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siz olduğunuz için teslimiyet anlaşması yerine 30 Ocak’ta bir anlaşma imzalandı.
Bizler Rojava devriminin devamcılarıyız.
Rojava’daki bu antlaşmayı sonuna kadar takip edeceğiz, izleyeceğiz.
Herkes aklını başına toplasın.
Hiç kimse Kürtlerle oyun oynamasın.
Kürtler demokrasi, eşitlik, hakkını, hukukunu istiyor.
HTŞ yönetimi şunu çok iyi görsün.
Kürtler Suriye’nin demokratik bir parçası olmak istiyor.
Ama hakkıyla, kimliğiyle, statüsüyle birlikte olmak istiyor.
Eğer Suriye rejimi 30 Ocak’ta ki antlaşmaya uyarsa Ortadoğu kazanır, Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız. 'KÜRTLER STATÜSÜZ YAŞAMAK İSTEMİYOR' Günlerdir meydanlardayız.
Kürtler onurlu bir yaşam istiyor.
Kürtlerin kimsenin toprağında, malınca, canında gözü yok.
Kürtler statüsüz yaşamak, dilsiz yaşamak istemiyor.
Uluslararası demokratik kamuoyuna da sesleniyoruz.
Kürtler dünyayı beladan kurtardılar, sizler de onlarla dayanışmak durumundasınız.
Kürtler yüzyıldır kendilerine biçilen kadere isyan ediyor.
Yüzyıl daha kimliksiz yaşamak istemiyor.
Bunu anlamak gerekiyor.
Boş algılarla, tartışmalarla ne Türkiye’nin ne Suriye’nin ne de Rojava’nın gündemini meşgul etmeye gerek yok. 'ROJAVA KÜRTLERİN KIZMIZIÇİZGİSİ' Rojava’yı Suriye’yi Arap ve Kürt çatışmasından kurtaran Sayın Öcalan’a teşekkür etmek istiyoruz.
Rojava’da Kürtlerle Araplarla karşı karşıya getirilerek bir iç savaş tezgahı yapıldı.
Sayın Öcalan bu oyunu da boşa çıkardı.
Yine Sayın Mesud Barzani’ye de teşekkür etmek istiyoruz.
Başından beri yapıcı tutumuyla birlikte 30 Ocak anlaşmasının oluşması için büyük katkılar sundu.
Neçirvan Barzani’ye de teşekkür etmek istiyorum.
Sayın Bafil Talabani’ye de teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz.
Buradan tarih yazan Hewler’de ki ve Suriye’deki halklarımıza da binlerce kez teşekkür ediyoruz.
Tarihte ilk defa 4 parçadaki Kürtler bir konuda birlik oldu, Rojava konusunda.
Rojava Kürtlerin kırmızıçizgisidir. 'SURİYE'DE ANAŞMA OLDU, SIRA TÜRKİYE'DE' Suriye’de bir anlaşma imzalandı.
Bu anlaşmayı olumlu görüyoruz.
Türkiye’deki yetkilileri de Rojava’da etkili rol oynamaya davet ediyoruz.
Kürtlerin dilini kültürünü alması konusunda yapıcı tutum almasını istiyoruz.
Kürtler tehdit değil.
Kürtler Suriye’de bir anlaşma imzaladı.
Türkiye’de demokratik toplum süreci de devam ediyor.
Suriye’de bir anlaşma oldu, sıra Türkiye’de.
Sıra Türkiye'deki Kürtlerin demokratik haklarını ve özgürlüklerini sağlama ve kazanma günüdür.
İnanıyorum ki dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi yarın da Amed partisiyle birlikte sürecin başarıya ulaşması için elinden geleni yapacaktır.” (MA)