Haber Detayı
Doğukan Güngör kararı tartışılıyor: "Günah keçisi mi ilan edildi?"
Magazin Bahane programında Gökay Kalaycıoğlu ve Hakan Solaker, uyuşturucu testi pozitif çıkan oyuncu Doğukan Güngör'ün diziden çıkarılmasını masaya yatırdı. Programda kararın adil olup olmadığı, bağımlılığın bir hastalık sayılıp sayılmayacağı ve sektörde çifte standart uygulanıp uygulanmadığı tartışıldı.
Magazin dünyasının gündemini belirleyen Haberler.com'da yayınlanan Magazin Bahane programında Gökay Kalaycıoğlu ve Hakan Solaker, son günlerde tartışma yaratan Doğukan Güngör kararını tüm yönleriyle ele aldı.
Programda, Güngör'ün uyuşturucu testinin pozitif çıkmasının ardından dizideki rolünden çok hızlı şekilde çıkarılması üzerinden, bağımlılığın nasıl ele alınması gerektiği, aynı sektörde benzer iddialar bulunan başka isimlerin durumları ve "günah keçisi" tartışması gündeme taşındı.
Yayında yapılan değerlendirmeler, konunun yalnızca tek bir oyuncuyla sınırlı olmadığını ortaya koydu.
TEST POZİTİF ÇIKTI, OYUNCU BİR ANDA İŞİNDEN OLDU Programda Gökay Kalaycıoğlu, Doğukan Güngör'ün uyuşturucuyla iltisaklı isimler arasında yapılan testte pozitif sonuç aldığını ve bunun ardından dizideki görevinden hızla uzaklaştırıldığını hatırlattı.
Kararın bu kadar ani verilmesi, "orantılılık" tartışmasını da beraberinde getirdi.
Kalaycıoğlu ve Solaker, sürecin nasıl yönetildiğini sorguladı. "AYNI SETTE BAŞKA İSİMLER DE VAR" TARTIŞMASI Yayında dikkat çeken başlıklardan biri de sektördeki çifte standart iddiaları oldu.
Gökay Kalaycıoğlu, aynı sette uyuşturucuyla iltisaklı olduğu öne sürülen başka isimlerin de bulunduğunu ancak yalnızca Doğukan Güngör'ün işinden edildiğini söyledi.
Bu durum, programda "gücü yetene" anlayışı üzerinden eleştirildi ve tek bir ismin hedefe konulmasının adil olup olmadığı tartışıldı.
BAĞIMLILIK: SUÇ MU, HASTALIK MI?
Programın ana omurgasını ise bağımlılık meselesi oluşturdu.
Gökay Kalaycıoğlu, bağımlılığın "düşülen bir hastalık" olduğunu ifade ederken, Hakan Solaker de bu durumdaki kişilerin dışlanmasının çözüm olmadığını söyledi.
Solaker'in "can simidi yerine ağırlık atmak" benzetmesiyle, bağımlılıkla mücadelede dışlamanın kişiyi daha da dibe çekebileceği vurgulandı.
TRAVMA VE "YARALI BİR ÇOCUK" VURGUSU Doğukan Güngör'ün geçmişi de programda ele alınan başlıklardan biri oldu.
Gökay Kalaycıoğlu, Güngör'ün yaşadığı ailevi ve psikolojik travmalara dikkat çekerek, bu durumun onu "yaralı" bir noktaya getirdiğini ifade etti.
Programda, travmaların ve yaşanan kayıpların kişilerin hayatındaki etkileri üzerinden daha geniş bir çerçeve çizildi. "İBRET-İ ALEM YAPMAK ZATEN YETİYORKEN" Yayında, bir kişinin toplum önünde hedef haline getirilmesinin ve ardından işinden edilmesinin ağır bir bedel olduğu da dile getirildi.
Gökay Kalaycıoğlu, utanç ve itibar kaybının zaten başlı başına bir ceza olduğunu, bunun üzerine bir de geçim kaynağının elinden alınmasının doğru olup olmadığını sorguladı.
Bu yaklaşım, program boyunca en çok öne çıkan eleştirilerden biri oldu.
CEVAP HAKKI VE GELECEK VURGUSU Programın sonunda Gökay Kalaycıoğlu ve Hakan Solaker, Doğukan Güngör'ün de toparlanma ve tedavi sürecine odaklanması gerektiğini dile getirdi.
Bağımlılıkla ilgili konularda asıl meselenin cezalandırma değil, iyileştirme olması gerektiği ifade edilirken, Güngör'ün bundan sonraki sürecinin nasıl şekilleneceği de izleyicinin takdirine bırakıldı.