Haber Detayı

Muammer Aksoy
Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
01/02/2026 17:01 (1 saat önce)

Muammer Aksoy

KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet Ege için yazdı...

Tüm derslerinden tam not alarak 1939'da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra Zürih Üniversitesi Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesi'nde doktora yaptı.

Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde asistanlık ve Ankara Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı. 1957 yılında üniversite yasasında yapılan değişikliklerin üniversitelerin özerkliğine zarar verdiği gerekçesiyle üniversiteden ayrılarak Cumhuriyet Halk Partisi'ne girdi. 27 Mayıs 1960 sonrasında yeniden üniversiteye döndü ve Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde profesör oldu.

Kurucu Meclis Antalya İli Temsilciliği (6 Ocak 1961 - 25 Ekim 1961) ile 1961 Anayasasının hazırlanmasında komisyon sözcülüğü yaptı.

CHP parti meclisi üyeliği görevlerini yürüttü. 12 Mart 1971 Muhtırası'ndan sonra tutuklandı, fakat yargılama sonucunda aklandı. 1977'de CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.

Avrupa Konseyi Türkiye temsilciliği ve Türk Hukuk Kurumu başkanlığı görevlerini yürüttü. 12 Eylül 1980'den sonra Ankara Barosu başkanlığına seçildi ve 1984 yılına kadar bu görevini sürdürdü. 1989'da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi kimselerle birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği 'ni kurdu.

ADD Kurucusu Prof.

Dr.

Anıl Çeçen Kaleminden Prof.

Dr.

Muammer Aksoy ve ADD Kurucuları; 1975 yılından itibaren, bir Atatürkçü kuruluş oluşturma düşüncesini taşıyan ve bu yönde çalışmalar yapan aydınların görüşmeler ve toplantılar yapmaya başlamaları sonrasında, Atatürkçü Düşünce Derneğini kuracak olan öncü kadro ortaya çıkmıştır.

Özellikle, ara rejim öncesinde Halkevleri çatısı altına başlayan sol bölünmeler arasındaki çekişmenin, Atatürkçü ve Kemalist kadroların örgütten dışlanmalarına yol açması nedeniyle, bazı eski Halkevci Atatürkçüler öne geçerek yeni bir oluşum için çalışmaları başlatmışlardır.

NATO güdümünde ara rejimin işbaşına gelmesinden sonra, Atatürkçü kadroların kamu yönetimi ve kuruluşları ile üniversitelerden dışlanmalarının da, Atatürkçü yapılanmada etkisi olmuştur.

İşbaşına gelen yönetimlerin kurucu iradeyi temsil eden Atatürk ilkelerine ters düşmeleri ve sürekli olarak aykırı hareket etmeleri üzerine, Atatürkçülerin arayışları hızlanarak sürmüş ve bu tür çalışmalar sırasında bazı tanınmış Atatürkçüler öncülük işlevi üstlenmişlerdir.

Özellikle, Atatürk’e aykın yayınları izleyerek bunlar hakkında suç duyurusunda bulunan Av.

Hayri Balta, yazıları ve konuşmalarıyla yeni bir Atatürkçü örgütlenmeyi gündeme getirerek, bunu gerçekleştirmek için görev üstlenen Gürbüz Tüfekçi, Anıl Çeçen, Mustafa Coşturoğlu, Celil Gürkan ve Turan Dursun gibi isimler öne çıkmışlardır.

Bazı büro görüşmelerinin yanı sıra, bir araya gelip ortak toplantılar yaparak, yeni bir örgütlü birliktelik kurma düşüncesini geliştirmişlerdir.

Atatürk’e yönelen hakaretler, ara rejiminin Atatürk’ü ve devrimlerini yozlaştıran girişimleri nedeniyle, Anayasal ve yasal başvurma konusunda ikisi de avukat olan, Anıl Çeçen ve Hayri Baha’nın ortak girişimleri sürerken, o sıralarda Yüksek Öğretim Kurulunun çıkarmış olduğu türban serbestliği ile ilgili yönetmelik de, Danıştay’da dava açılmasını gündeme getirmiştir.

Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) kararları doğrultusunda çıkarılan türban serbestliği yönetmeliğinin, Danıştay tarafından iptalini sağlayan dava süreci de bazı laik ve Atatürkçü kesimlerin temsilcilerinin bir araya gelmesine vesile olmuştur.

Prof.

Dr.

Muammer Aksoy önderliğindeki bir hukukçu grubu, anayasa ve yasalar çerçevesinde koruma altına alınmış olan Atatürk ilke ve devrimlerinin yozlaştırılmasına ve istismarlara karşı savunulabilmesi doğrultusunda, dayanışma ve işbirlikleri içinde olmuş ve düzenli bir birliktelik sağlanarak, böylesine bir dayanışma ile zaman içerisinde Atatürkçü Düşünce Derneği’nin oluşumuna giden yol açılmıştır.

İlgili Sitenin Haberleri