Haber Detayı

Üniforma: Zamanın bedene yazdığı kimlik
Cumhuriyet pazar cumhuriyet.com.tr
01/02/2026 11:58 (2 saat önce)

Üniforma: Zamanın bedene yazdığı kimlik

Notre-Dame de Sion’un 170 yıllık üniforma tarihi eğitim anlayışının, estetik tercihlerin ve toplumsal dönüşümlerin kumaşa işlenmiş izlerini taşıyor. “Üniforma- Bir Kimlik İnşası” sergisi, bu sessiz tanıklığı gün yüzüne çıkarıyor.

Bazı giysiler vardır; yalnızca giyilmez, yaşanır.

Üzerimizden çıkarıldıktan sonra bile zihnimizde kalır, hafızanın katmanlarında sessizce dolaşır.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Eski Zaman Elbiseleri” tam da bu yüzden yalnızca modanın değil, zamanın edebiyatıdır.

Tanpınar için eski giysiler, geçmişin kumaşa sinmiş bir estetiğinden çok bedene yerleşmiş bir zaman duygusunu taşır.

Üniforma ise bu zaman duygusunun kurumsal halidir: bireysel bedende toplumsal bir kimlik inşa eden, sessiz ama ısrarlı bir anlatı.

Çocukluğumda, ilkokulda beyaz yakalı siyah önlük giyilirdi.

Beş yıl boyunca aynı önlüğün içinde büyüdük.

Ardından gittiğim Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi’nde sekiz yıl gri etek, beyaz gömlek ve gri hırkadan oluşan bir üniforma vardı.

Eteklerin dizin altında olması şarttı; biraz kısaltmaya kalktığımızda öğretmenlerimizin ciddi uyarılarıyla hatta zaman zaman cezalarla karşılaşırdık. 12 Eylül’ün gölgesinde büyüyen bir kuşağın öğrencileriydik; disiplin yalnızca okulun değil, dönemin de diliydi.

Biz mezun olduktan yıllar sonra içimize kasvet düşüren o gri renk de tarihe karıştı, üniformalar renklendi.

Uzun yıllar yalnızca kız öğrencilere eğitim veren okulumuzda artık erkek öğrenciler de vardı.

Zamanın ruhu değişmiş, yasaklı kapılar açılmış, daha neşeli bir hava okula sinmişti.

Peki ya çok daha öncesi?

Osmanlı döneminden Cumhuriyetin ilk yıllarına, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinden sonrasına uzanan çizgide üniforma ne anlatıyordu?

GİYSİ DEĞİL FELSEFE Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi’nin kuruluşunun 170. yılı vesilesiyle La Galerie’de açılan “Üniforma-Bir Kimlik İnşası” sergisi, tam da bu sorunun izini sürüyor.

Sergi, üniformayı yalnızca bir okul kıyafeti olarak değil bir eğitim felsefesinin, bir kültürel aktarımın ve tarihsel sürekliliğin maddi taşıyıcısı olarak ele alıyor. 1856’dan bugüne uzanan uzun zaman diliminde kumaşların kesimi, renklerin sadeleşmesi veya ayrıntıların kaybolması rastlantısal estetik tercihler değil değişen pedagojik ideallerin, toplumsal beklentilerin ve siyasal iklimlerin yansıması olarak okunuyor.

Pierre Bourdieu’nün “toplumsal farklılaşma” (distinction sociale) kavramı, üniformaya bakış için güçlü bir düşünsel zemin sunar.

Üniforma bir yandan kurum içindeki eşitliği simgelerken diğer yandan kurumlar arasında işleyen sembolik bir ayrım mekanizmasıdır.

Burada söz konusu olan kimliğin bastırılması değil, belirli bir kimliğin inşa edilmesidir.

Notre-Dame de Sion’un üniformaları da bu anlamda yalnızca “aynı” olmayı değil, belirli bir eğitim geleneğine ve kültürel dünyaya ait olmayı temsil eder.

KİMLİK İNŞASI Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan’dan Aliye Berger’e, Ayla Algan’dan Fahrünnisa Zeid’e, Güher ve Süher Pekinel kardeşlerden Güzin Dino’ya, Gencay Gürün’e uzanan geniş bir isimler kuşağını yetiştiren Notre-Dame de Sion’un 170 yıllık tarihini yansıtan sergide izlenen kronoloji, bu kimlik inşasının dönüşümünü açıkça görünür kılıyor. 19. yüzyılın ayrıntılı ve törensel giysilerinden 20. yüzyılın giderek sadeleşen çizgilerine uzanan bu yolculuk disiplin ile özgürlük, gelenek ile modernlik arasındaki hassas dengeyi yansıtıyor.

Renkli kemerler, çapraz şeritler -grand cordon-, baretler, çiçek ya da defne yapraklarından taçlar, okul topluluğu içinde bireyin yerini belirleyen sembolik bir dil kuruyor.

Zamanla bu işaretler kayboluyor, yer değiştiriyor veya anlam dönüştürüyor ama üniforma tüm bu değişimlere karşın kurumun ruhunu taşıma görevini sürdürüyor.

Bu açıdan bakıldığında, üniformanın tarihi yalnızca kurallarla örülü bir disiplin hikâyesi değil.

Aynı zamanda öğrencilerin gündelik pratiklerinde benimsedikleri uyum ile sessiz itirazları arasında gidip gelen canlı ve çok katmanlı bir anlatı.

Üniforma kimi zaman saygınlığın, kimi zaman alçakgönüllülüğün, kimi zaman modernliğin ya da laikliğin simgesi oluyor.

Her durumda, içinde bulunduğu toplumun dönüşümlerine tanıklık ediyor; siyasal iklimi, eğitim anlayışlarını ve estetik hassasiyetleri yansıtıyor.

DEFİLE GİBİ SERGİ Notre-Dame de Sion’un Paris ve İstanbul’daki arşivleri, Notre-Dame de Sionlular Derneği Arşivi ile eski öğretmen ve öğrencilerin kişisel koleksiyonlarından beslenen sergi, bu tanıklığı görsel bir hafızaya dönüştürüyor.

Okul sıralarından geçmiş öğrencilerin üniformalı fotoğrafları, aksesuvarlar ve belgeler, adeta bir defile düzeni içinde izleyiciyle buluşuyor.

Fotoğraflara eşlik eden kısa videolar ve sözlü anlatılar ise sessiz görüntülere ses kazandırıyor ve üniformayı yalnızca görülen değil, hatırlanan bir nesne haline getiriyor. 17 Ocak’taki açılışta, farklı sınıflardan öğrencilerin geçmişten bugüne kronolojik sırayla farklı üniformalarla sundukları defile, bu sürekliliği yaşayan bedenler üzerinden yeniden kurdu.

Böylece sergi, geçmişe bakan bir arşiv olmaktan çıkıp bugünün öğrencileriyle canlı bir diyaloğa dönüştü. “Üniforma-Bir Kimlik İnşası”, bize şunu hatırlatıyor: Bazı giysiler dolaplarda saklanmaz, zamana asılır.

Ve yıllar sonra bir düğme, bir kemer ya da bir fotoğraf karesi aracılığıyla insanın kendine şu soruyu sormasına neden olur: Biz bu kıyafetlerin içinde kim olmayı öğrendik? “Üniforma-Bir Kimlik İnşası” sergisi, 17 Ocak–5 Haziran tarihleri arasında, pazar günleri ve resmî tatiller hariç hafta içi 10.00–18.00, cumartesi günleri 10.00–15.00 saatleri arasında La Galerie’de görülebilir.

İlgili Sitenin Haberleri

Reklamlar Yazarlar cumhuriyet.com.tr
1 saat önce

Reklamlar

FREKANS Cumhuriyet pazar cumhuriyet.com.tr
2 saat önce

FREKANS