Haber Detayı

İspanya’nın yeni trafik düzenlemesi
Pazar yazıları cumhuriyet.com.tr
01/02/2026 04:00 (5 saat önce)

İspanya’nın yeni trafik düzenlemesi

Ocak başında leyleği havada görmeden yola düştük!

Ocak başında leyleği havada görmeden yola düştük!

Kalacağımız adrese varınca bir an Ankara’da gibi hissettim; caddeler, apartmanlar nasıl da benziyordu.

Farklı gelen sadece bir kış akşamının geç saatlerinde sokakların insanlarla dolu dolu olması!

Marketler kalabalık, kafe ve lokantaların önüne atılmış ve üstüne çadır geçirilmiş mekânlarda elektrikli ısıtıcıların etrafında paltolarıyla oturan gençler içkilerini yudumluyor.

Soğuk kimin umurunda, sohbet tatlı, içki bahane.

Yaşlılar kol kola akşam yürüyüşünde, köpekler de eğlenceden nasibini almakta...

Madrid’deyiz, meğer İspanya’da hayat akşam geç başlar, yemek geç yenir, sokaklar geç saatlere kadar kıpır kıpır olurmuş.

Sabah İspanya usulü kahvaltıda iki dilim ekmek, minik bir paket zeytinyağı, taze domates ezmesi ve kahve var.

GUERNİCA’NIN BÜYÜSÜ Madrid’i gezmeye başlayınca tarih içinde kayboluyoruz, birçok tarihi noktaya yürüyerek ulaşmak kolay.

Toplu taşıma düzenli, mavi otobüsler ise tıpkı Ankara’nın halk otobüsleri.

Sol meydanda bohçayı sermiş satış yapan işportacılar da zabıta baskınına karşı tetikte, Kızılay’daki gibi.

Planda ilk Picasso’nun ünlü tablosu Guernica’nın olduğu Reina Sofia Galerisi’ne gitmek ve yine birçok ünlü tablonun sergilendiği Prado Müzesi’ni görmek var.

Normalde 15 Avro civarında olan bu müzelere giriş belirli gün ve saatlerde ücretsiz!

İkisini de biraz sıra bekleyerek ücretsiz gezdik.

Reina Sofia’da kalabalığı takip ederek vardığımız odada insanların büyülenmişçesine Guernica’ya bakıp fotoğraf çektiğini gördük.

Bizdeki replikadan çok farklı görünen, 1937’de yapılmış, duvarın tamamını kaplayan yağlı boya tablo ihtişamıyla ziyaretçileri selamlıyordu! “Madrid’e doyum olmaz, buraya kadar gelip de Toledo’yu görmeseniz hiç olmaz” diyen arkadaşlarımız bizi İspanya’nın 1561’e kadar başkenti olan ve 2.

Philip’in kararıyla yerini Madrid’e bırakan Toledo’ya götürdü.

İşte orada adeta zaman tüneline girdik.

İki bin yıllık tarihiyle yaşayan müze olarak adlandırılan şehrin dar ve dolambaçlı sokaklarında dolaşmak, tarihi kapılardan geçmek, farklı mimari tarzdaki yapıları görmek yağmurlu havaya karşın çok etkileyiciydi.

UNESCO Dünya Mirası listesindeki Toledo, İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik dinlerini kapsamasıyla “üç kültürün şehri” olarak tanınıyor.

Altınlarla süslü katedrali, sinegog ve camiler hâlâ komşu.

V16 IŞIĞI ZORUNLU Madrid’e dönerken arkadaşımız 2026 başında yürürlüğe giren yeni trafik yasasından söz etti.

İspanya’da yollarda arıza ve kaza durumunda kullanılan “uyarı üçgenleri” artık tarih olmuş yerine “V-16 bağlantılı acil durum ışığı” gelmiş.

Eskiden uyarı üçgenini koymak için araçtan inip 50 metre yürümek gerekliymiş, geçen yıl o durumda 25 kişi ölmüş.

Trafik genel müdürlüğü o kazalardaki ölümleri bu düzenlemeyle bitirmeyi hedeflemiş.

V-16 ışığı sayesinde sürücü aracından inmeden, sadece camı açarak cihazı tavana yerleştiriyor ve o anda ışık otomatik devreye giriyor.

Cihaz açıldığı anda GPS üzerinden aracın konumu da trafik platformuna gönderiliyor.

İçindeki SIM kart sayesinde yetkililere giden “Bir araç arızalandı” bilgisi otoyoldaki dijital tabelalara yansıtılarak diğer sürücüleri de uyarıyor.

Cihazın görünür olması, en az 1 kilometre mesafeden her yöne sarı ışık saçması ve onaylı olması zorunlu.

Binek otomobil, kamyonet, kamyon ve otobüsler için zorunlu olan ışık motosiklet, turist ve yabancı plakaları şimdilik kapsamıyor.

Arabada V-16 ışığı olmayana trafik cezası var.

Geliyorum diyen kazaları önlemeye yönelik bu düzenlemeye hayran olurken 45 can kaybına yol açan tren kazası haberi ile buruk ayrılıyoruz İspanya’dan.

İlgili Sitenin Haberleri