Haber Detayı

HÜDA PAR Lideri Yapıcıoğlu: Yeni Dünya Düzeni Değil, Deli Dünya Düzeni
Manşetler dogruhaber.com.tr
01/02/2026 02:00 (5 saat önce)

HÜDA PAR Lideri Yapıcıoğlu: Yeni Dünya Düzeni Değil, Deli Dünya Düzeni

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rehber TV’deki açıklamalarında ABD’nin tehdit ve güç merkezli dış politikasını sert sözlerle eleştirirken, Gazze’de yaşananların Batı medeniyetinin iddialarını boşa düşürdüğünü ifade etti. Yapıcıoğlu, Suriye’de yıllardır süren acıların ancak diyalog ve müzakereyle sona erebileceğini vurguladı; sahada çatışmasızlık zeminine girilmesinin Türkiye’de yürütülen süreci de olumlu etkileyeceğini söyledi.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rehber TV’de katıldığı canlı yayında dış politika, Gazze’de yaşanan soykırım, Suriye’deki son gelişmeler, ABD–YPG ilişkileri, PKK’nın silahsızlandırılması ve Türkiye’de yürütülen sürece ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Yapıcıoğlu’nun açıklamaları, küresel güç dengelerinden bölgesel barış arayışlarına kadar geniş bir çerçeve çizdi. “ABD, dünyayı tehdit diliyle yönetmeye çalışıyor” ABD’nin küresel siyasette artık diplomasiyi bir kenara bıraktığını belirten Yapıcıoğlu, Washington yönetiminin açık bir tehdit dili kullandığını söyledi. “Amerika, istediği gibi davranmayan ülkeleri ya ekonomik yaptırımlarla ya da doğrudan güç kullanmakla tehdit ediyor” diyen Yapıcıoğlu, mevcut durumu “yeni dünya düzeni değil, bir gazetecinin ifadesiyle ‘Deli Dünya Düzeni’” sözleriyle tanımladı.

Amerikan dış politikasının iki temel parametresinin “kendi çıkarları” ve “siyonist israilin güvenliği” olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, İslam dünyasının güçsüz ve iradesiz kalmasının istendiğini dile getirdi. “Gazze direnişi Batı’nın maskesini düşürdü” Gazze’deki direnişin tüm dünya için bir ibret ve ders niteliği taşıdığını belirten Yapıcıoğlu, Batı medeniyetinin adalet ve insan hakları söyleminin çöktüğünü ifade etti.

Adaletin tesisi için gücün de mazlumların elinde olması gerektiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, “Eğer mazlumlar güçlerini birleştirirse, zalimler bu kadar kolay zulmedemez” dedi.

Hadid Suresi’ndeki “kitap, mizan ve demir” benzetmesini hatırlatan Yapıcıoğlu, bilginin ve adaletin ancak güçle korunabileceğini söyledi.

Yapıcıoğlu, " Eğer mizan (adalet/ölçü) olmazsa, güç kitabı yırtar atar.

Eğer kitap olmazsa terazinin dengesi bozulur.

Eğer güç (demir) olmazsa kitaptaki bilgi sadece teoride kalır.

Şu anda güç zalimlerin elindedir.

Öyleyse adaleti, hakkı ayakta tutanların güçlerini birleştirmesi gerekir.

Biz mazlumun yanında olmak zorundayız.’’ Dedi.

Suriye’de çözüm müzakeredir” Suriye’deki son gelişmeleri ve 10 Mart Mutabakatı’nı değerlendiren Yapıcıoğlu, büyük çaplı çatışmaların yaşanmamasını olumlu bulduklarını ifade etti.

Suriye halkının 14 yıldır büyük acılar çektiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, çözümün ancak diyalog ve müzakereyle mümkün olacağını belirtti.

Yeni kurulacak sistemin adalet temelinde olması gerektiğini söyleyen Yapıcıoğlu, “Arap, Türkmen, Kürt herkes ‘Şam benim de başkentim’ diyebilmeli.

Oluşturulan yeni devlet ‘beni de temsil ediyor’ diyebilmeli; adil bir şekilde bir temsil olmalı ve mutlaka adalet temelinde sistem şekillenmeli.” dedi. “Suriye Arap Cumhuriyeti ifadesi ayrıştırıcı” Suriye’de yeni anayasa tartışmalarına da değinen Yapıcıoğlu, devlet adında etnik vurgu yapılmasının yanlış ve incitici olduğunu söyledi. “Suriye Arap Cumhuriyeti” ve “Suriye Arap Ordusu” gibi ifadelerin ayrıştırıcı sonuçlar doğurduğunu belirten Yapıcıoğlu, bu tür tanımlamaların toplumsal barışı zedelediğini ifade etti.

Yapıcıoğlu, " Suriye Arap Cumhuriyeti olarak isimlendirilmesi ya da asker bir yere doğru hareket ettiğinde işte Suriye Arap Ordusu ilerliyor, bunlar doğru tabirler, doğru isimlendirmeler değil.

Bunlar inciticidir.

Bu, ayrıştırmayı getirir.

Hatta birileri ayrışma olsun diye belki bunları yapıyor.

Sonuç itibariyle bunlar insanı doğru yere götürmez." Diye konuştu. “ABD taktik ortaklarını kullanılmış peçete gibi atar” ABD’nin YPG/SDG ile ilişkilerinin tamamen çıkar temelli olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, Washington’un stratejik değil taktiksel dostluklar kurduğunu söyledi.

ABD’nin işini bitirdiği yapıları terk ettiğini ifade eden Yapıcıoğlu, YPG’ye aktarılan milyarlarca doların halka değil tünellere harcandığını dile getirdi. “Milletin çocuklarını Amerika’nın çıkarları için öldürtmeyin diye zamanında uyardık” dedi.

Konuya ilişkin değerlendirmesinde Yapıcıoğlu; "ABD, SDG/YPG'ye 'Biz size çok para verdik, siz de bizim için savaştınız' diyor.

O dönemde PYD yetkilileri 'Sizin tek bir askerinizin burnu kanamadı, biz 11 bin şehit verdik' demişti.

Bugün Amerika da bunu kabul ediyor; "Evet, bizim için savaştılar” ama şunu söylüyorlar: "Biz sizi DAİŞ’e karşı, Suriye'deki Baas rejimine karşı ve onun ortakları olan Rusya ve İran'a karşı koruyacağız diye söz verdik.

Bundan başkası size askeri olarak yöneldiğinde biz sizi onlara karşı savaşacağız diye biz hiçbir zaman söz vermedik ki.” ABD, stratejik değil, taktiksel dostluklar kurar.

İşi bittiğinde o taktik ortağını kullanılmış bir peçete gibi buruşturup çöpe atar.

Biz, zamanında uyardık; 'Milletin çocuklarını Amerika’nın çıkarları için öldürtmeyin' dedik." İfadelerini kullandı. ‘’Türkiye’de sürecin başarı şansı arttı’’ Türkiye’de yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Yapıcıoğlu, Suriye’de görece bir istikrar sağlanmasının Türkiye’deki iç barış sürecini olumlu etkileyeceğini söyledi. 2013–2015 sürecinin dış müdahaleler nedeniyle akamete uğradığını hatırlatan Yapıcıoğlu, bugün gelinen noktada sürecin başarıya ulaşma ihtimalinin çok daha güçlü olduğunu belirtti.

Yapıcıoğlu, "Başından beri de ben şunu söylüyorum: Yani bugün yürüyen süreç ya da komisyon çalışmalarının önündeki en büyük korkumuz; yine Suriye’deki gelişmelerin acaba buna engel olup olmayacağı yönündeki tereddütler, kaygılardı.

Gerçekten yoğun çatışmalar olsaydı, çok ciddi can kayıpları olsaydı; buradaki süreç çok ciddi bir zarar görürdü.

Ama çatışmaların olmaması, bir anlaşma metninin ortaya çıkması ve tarafların bu konuda uzlaşmış olması bu konudaki kaygıları önemli ölçüde ortadan kaldırdı ve ümitleri de biraz daha büyüttü.

Artık Türkiye’deki sürecin başarıya ulaşma şansı bence çok daha büyüktür.” İfadelerini kullandı.

Süreci etkileyen dış etkenlerin zayıfladığını ifade eden Yapıcıoğlu, “Şimdi iş bize kaldı; artık dış etkenlerden ziyade biz ne yapacağız?

Buradaki süreci eğer ustalıkla yürütebilirsek biz; parlamento, parlamentodaki temsil eden partiler olarak ya da komisyon olarak ve elbette hükümet olarak bu süreç ustalıkla yürütülebilirse inşallah diyoruz ki biz bu sorunu burada da çözeceğiz.

Suriye’nin en azından görece bir sükûnete kavuşmuş olması ve bir anlaşma zemininin olmuş olması inşallah diyorum ki buradaki sürece olumlu etkisi olmuştur, olacaktır." Diye konuştu. “İslam ülkeleri yakınlaşmalı” HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, İslam ülkelerine birlik ve yakınlaşma çağrısı yaparak, bölge ülkeleri arasındaki yapay düşmanlıkların geride bırakılması gerektiğini söyledi.

Yapıcıoğlu, Müslüman ülkeler arasında derin bir güven bunalımı bulunduğunu, bunun büyük ölçüde gerçekçi nedenlerden değil, “oluşturulmuş ve pompalanmış korkulardan” kaynaklandığını ifade etti.

İslam dünyasının özüne dönmesi gerektiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, ülkeler arasında öncelikle ticari ve kültürel ilişkilerin güçlendirilmesini, ardından siyasi iş birliğinin derinleştirilmesini önerdi.

Uzun vadede savunma iş birliğini de içeren ortak bir yapı kurulmasının zorunlu olduğunu dile getiren Yapıcıoğlu, bu yöndeki çağrılarının yıllardır devam ettiğini belirtti.

Yapıcıoğlu, dış tehditlere karşı ancak ortak hareket edebilen bir birlikle güçlü olunabileceğini vurgulayarak, D-8’in bu sürecin çekirdeği olabileceğini söyledi.

D-8’in bugün İslam dünyasının ve Müslüman nüfusunun yarısından fazlasını barındırdığına dikkat çeken Yapıcıoğlu, “Bu ülkeler bir araya gelip güç birliği ettiğinde, ilerleyen süreçte tüm İslam ülkeleri bu şemsiyenin altına girebilir” dedi.

Yapıcıoğlu, İslam ülkelerinin ortak irade ortaya koyması halinde daha adil ve güçlü bir küresel düzenin mümkün olabileceğini ifade etti.

İlgili Sitenin Haberleri