Haber Detayı
Kadınların El İşçiliğiyle Hazırlanan Bez Bebekler, Iğdır'ın Yöresel Giyimini Gelecek Nesillere Aktarıyor
Iğdır Halk Eğitim Merkezi'nde açılan kurslarla, yöresel kıyafetler giydirilen bez bebekler, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlıyor. Kursiyerler, hem meslek edinirken hem de ekonomiye katkıda bulunuyorlar. Üretilen bebekler, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'da da büyük ilgi görüyor.
Haber: Serdar ÜNSAL(IĞDIR) - Iğdır'da geçmişin izlerini taşıyan yöresel kıyafetler Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kurslarda yapılan bez bebeklerle gelecek kuşaklara aktarılıyor.
Usta öğretici Akile Yeşil, "Farklı renk ve yörelere ait bebekler tasarlıyoruz.
Elimdeki bebek, Iğdır'ımızın klasik yöresel kıyafetiyle giydirilmiş bir örneği.
Bebeklerimiz döküm olarak geliyor, biz de onları zımparalayıp boyuyoruz.
Makyajını ve saçını yaptıktan sonra, giydirme aşamasına geçiyoruz" dedi.
Iğdır Halk Eğitim Merkezi'nde açılan kurslarla, bölgenin geleneksel kıyafetleri bez bebeklere giydirilerek gelecek kuşaklara aktarılıyor.
Kurslar, hem kültürel mirası yaşatıyor hem de katılımcılara meslek edinme ve ekonomik katkı sağlama imkanı sunuyor.
Üretilen bebekler, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa ülkelerinde de büyük ilgiyle karşılanıyor.Usta öğretici olarak görev yapan Akile Yeşil, ürettikleri bebeklerin büyük ilgi gördüğünü belirterek, şunları söyledi:"Iğdır Halk Eğitim Merkezi'nde 20 yıllık usta öğreticiyim. 17 yıldır da Iğdır bebeklerinin üretimini yapıyoruz.
Farklı renk ve yörelere ait bebekler tasarlıyoruz.
Elimdeki bebek, Iğdır'ımızın klasik yöresel kıyafetiyle giydirilmiş bir örneği.
Bebeklerimiz döküm olarak geliyor, biz de onları zımparalayıp boyuyoruz.
Makyajını ve saçını yaptıktan sonra, giydirme aşamasına geçiyoruz."Her aşaması atölyemizde hazırlandı, tasarım tamamen bize ait"Giydirme işlemi şöyle oluyor: İlk olarak desenleri çiziyoruz, ardından makinelerde işleniyor.
Tüm işlem tamamlandıktan sonra bebekleri giydiriyoruz.
Her bir bebek, 3 günde tamamlanabiliyor çünkü bu tamamen el emeği gerektiren bir süreç ve zaman alıyor.
Koleksiyonumuza yeni modeller de ekledik; bunlardan biri Dede Korkut.
Dede Korkut'un Iğdır'da da yaşadığı biliniyor, tarihimizde böyle geçiyor.
Biz de onu tasarladık.
Her aşaması atölyemizde hazırlandı, tasarım tamamen bize ait."Bebekler, emek ve detaylı işçilikle hazırlanıyor"Bir başka önemli modelimiz de Sarı Gelin.
Sarı Gelin, Erzurum'da yaşamış bir gelin olarak tarihe geçmiş; ancak talep üzerine biz de onu Iğdır bebeklerine dahil ettik.
Bir diğer modelimiz de Kayısı Güzeli.
Kıyafetlerimize uygun olarak Iğdır kayısısını işledik ve bu şekilde tasarladık.
Ayrıca, Iğdır'ın Ağrı Dağı da çok meşhur.
Dağın yüzde 65'i Iğdır sınırları içinde yer alıyor, bu yüzden Ağrı Dağı'nı da bebeklerimize uyarladık.
Ağrı Dağı'nın yanı sıra, Iğdır'ın al elması da ünlüdür.
Bu motifleri de bebeklerimize ekledik.
Bu bebeğimiz, daha çok emek verilen ve detaylı işçilikle hazırlanan bir model.
Örneğin, el yapımı sepetimiz var, içinde kırmızı elmalar ve başörtüsü boncukla işlenmiş iğne oyasıyla süslenmiş.
Her köşesinde elma figürleri bulunuyor.""Kendi başımıza bir şeyler yapabiliyoruz ve ürettiklerimizle para kazanabiliyoruz"70 yaşındaki kursiyer Yurtseven Öztürk ise duygularını şöyle ifade etti: "Kurslarımızda, hocalarımızın öğrettikleriyle ve birlikte çalışarak yeteneklerimizi konuşturuyoruz.
Güzel işler yapıyoruz ve birbirimizle güzel dostluklar kuruyoruz.
Kurs arkadaşlarım, evdeki kızlarımdan daha yakın.
Kursa iki gün ara verdiğimde, hemen tekrar gelmek istiyorum çünkü burada çok mutluyuz.
Evde geçirdiğimiz zamandan çok burada vakit geçiriyoruz, güzel sanatlar öğreniyoruz ve bu sayede ailemize katkı sağlıyoruz.
En önemli kazanımımız ise özgüvenimiz.
Kendi başımıza bir şeyler yapabiliyoruz ve ürettiklerimizle para kazanabiliyoruz.
Bu bizi çok mutlu ediyor ve herkese tavsiye ediyorum.""Avrupa'dan da bebeklerimize büyük bir ilgi var"Halk Eğitim Merkezi Müdürü Musa Ölmez ise şöyle konuştu: "Başlangıçta bebek üretimine odaklanmıştık ama zamanla Türkiye'nin hemen her yöresinin bebekleri ve geleneksel kıyafetlerini üretmeye başladık.
Karadeniz, İç Anadolu, Ege, Akdeniz gibi tüm bölgelerden bebekler üretiyoruz.
Ürettiklerimizi yalnızca Türkiye'de değil, Almanya, Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkelerine de gönderiyoruz.
Buralarda da satış yapabiliyoruz ve Avrupa'dan da bebeklerimize büyük bir ilgi var."