Haber Detayı

Halklar Karavanı'ndan Suruç'ta açıklama: Özgür yaşam mücadelesi sınır tanımaz
Politika artigercek.com
30/01/2026 17:52 (2 saat önce)

Halklar Karavanı'ndan Suruç'ta açıklama: Özgür yaşam mücadelesi sınır tanımaz

Kobani'nin sınırındaki Suruç'tan seslenen Halklar Karavanı, "Onurlu ve özgür iradeye dayalı bir yaşam için verilen kadın mücadelesi, öz belirlenmiş özgür bir yaşam mücadelesi sınır tanımaz" dedi.

Artı Gerçek- Rojava'ya yönelik saldırılarına karşı Avrupa ülkelerinden yola çıkan Halklar Karavanı, Urfa'nın Suruç ilçesine ulaştı.

Halklar Karavanı’nı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Urfa il ve ilçe örgütleri ile Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) üyeleri ve çok sayıda yurttaş karşıladı.

DEM Parti ilçe binasına geçen karavan katılımcıları, buradan Cumhuriyet Meydanı'na yürüyerek, açıklama yaptı.

Cumhuriyet Meydanı’na gelen kitle, “Bijî berxwedana Rojava” (Yaşasın Rojava direnişi), “Bijî berxwdana Kobani” (Yaşasın Kobani direniş) “Jin jiyan azadi" (Kadın, yaşam, özgürlük) sloganları attı. "Rojava direniştir, özgürlüktür.

Boyun eğmez" pankartının açıldığı açıklamada ilk olarak konuşan DEM Parti İl Eşbaşkanı Nihat Demirbilek, Halklar Karavanı’na teşekkürlerini dile getirdi. 'KOBANİ HALKI SUDAN, ISINMADAN, İLAÇTAN YOKSUN BIRAKILMIŞ DURUMDA' Daha sonra Halklar Karavanı adını basın metnini İngilizce olarak okuyan Friederike Spies, “Bugün Suruç’ta duruyoruz.

Rojava sınırındayız.

Haftalardır saldırı altında olan Kobani kentine sadece birkaç kilometre uzaklıktayız.

Kobani halkı elektrikten, sudan, tıbbi malzemelerden ve ısınma imkanlarından yoksun bırakılmış durumda.

Çocuklar hastanede bile hayatını kaybediyor ancak halkın direnişi güçlü kalmaya devam ediyor" dedi.

KATLEDİLEN 33 GENÇ ANILDI Burasının aynı zamanda 11 yıl önce IŞİD saldırısında Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) üyesi 33 genci katledildiği yer olduğunu hatırlatan Friederike Spies, “Bu gençler Kürdistan ve Türkiye’de barışa dair umutla doluydu.

Umutluydular ve bizim hemen yanı başımızdaki bu sınır gibi sınırların insanlık dışı olduğuna, dayanışmamızın ve aramızdaki bağın galip geleceğine dair inançlarında kararlıydılar.

Bugün onları, paylaştıkları aynı inançları sahiplenerek, büyük bir saygıyla anıyoruz.

Bir cihatçı intihar bombacısı tarafından öldürüldüler" diye konuştu. 'İNSANLIĞI SAVUNMAK İÇİN BURADAYIZ' 14 farklı ülkeden yola çıktıklarını dile getiren Friederike Spies, “Bugün burada, insanlığı savunmak için oluşturulan enternasyonalist karavanın bir parçası olarak duruyoruz.

Bir hafta önce 14 farklı ülkeden yola çıktık. 100'den fazla insanla birlikte, ortak bir inancı paylaştığımız halkların yanında durmak ve Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik son saldırılara dikkat çekmek için buradayız.

Bizi tüm sıcaklıklarıyla karşılayan Kürt kız kardeşlerimiz ve erkek kardeşlerimizle, bu mücadeleyi destekleyen Türkiyeli sosyalist yoldaşlarla ve bu bölgenin parçası olan tüm kimlikler ve kültürlerle birlikte duruyoruz.

Aynı zamanda Rojhilat’ta ve tüm İran’da zalimlere karşı mücadele edenlere en derin saygı ve dayanışma duygularımızı gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. 'ÖZGÜR, ORTAK BİR YAŞAMI SAVUNUYORLAR' Kürt halkının gözyaşlarını ve duygularını paylaştıklarını kaydeden Friederike Spies, “Kalplerimiz, derinliği okyanus kadar olan Barış Anneleri’nin sakin ama sarsılmaz adanmışlığından etkilendi.

Onlar, İstanbul’daki elçiliklerin önünde seslerini yükseltmeye ve protestolarına devam ediyorlar.

Sadece bu sınırın öte yanında, YPJ, YPG ve SDG’li yoldaşlarımızın Demokratik Özerk Yönetim’in devrimci projesini büyük bir cesaretle savunduğu yerlerde değil; Kürdistan’ın diğer parçalarında da insanlar fanatik ve ataerkil saldırıları geri püskürtmek için mücadele ediyor.

Özgür bir yaşam, kadın özgürlüğü, ekolojik ve demokratik bir toplum ve ortak bir toprağın barışçıl, çok etnisiteli güzelliği için verilen mücadeleyi savunuyorlar” dedi. 'ÖZGÜR YAŞAM MÜCADELESİ SINIR TANIMAZ' Dünyanın dört bir yanındaki yüz binlerce kişinin insanın Kobani'ye dayanışma mesajlarını gönderdiğini vurgulayan Friederike Spies, konuşmasına şöyle devam etti: "Dayanışmamızın gücü, birleşmiş halkların gücüdür.

Enternasyonalist bir karavan olarak buraya, Suruç’a gelene kadar pek çok sınırı aştık.

Türkiye sınırını geçebilmek için kendimizi gizlemek zorunda kaldık; gizli bir karavanın parçası olduk.

Türk devletinin Kürt özgürlük hareketine yönelik baskılarının karavanımızı durdurmasını engellemek için görünmez olduk.

Sınırın Yunanistan tarafındaki yoldaşlarımız dikkat dağıtıcı bir protesto eylemi gerçekleştirdi.

Bu, tüm karavanın başarısını güvence altına aldı.

Hepimiz sınırların bizi durduramayacağını açıkça ortaya koyduk.

Bunlar bizim sınırlarımız değil; ataerkil devletlerin ve kapitalist ideolojinin çizdiği sınırlar ve dayatmalardır.

Bunlar aileleri, toplumları, dayanışmayı ve yaşam hakkını bölen sınırlardır.

Ancak onurlu ve özgür iradeye dayalı bir yaşam için verilen kadın mücadelesi, öz belirlenmiş özgür bir yaşam mücadelesi sınır tanımaz.", 'BİRBİRİMİZİN YANINDA DURMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ' Spies, "Rojava’nın yanında duruyoruz çünkü kadın özgürlüğü, temel demokrasi ve ekoloji mücadelesinin bizi dünyanın dört bir yanındaki direnen halklarla birleştirdiğini biliyoruz.

Birçok farklı perspektifi, kültürü ve geçmişi bir araya getiriyoruz;.

Ancak bu mücadeleye olan adanmışlığımız, hangi güzel kültürden gelirse gelsin bu umutları paylaşan herkesi kapsıyor.

İşte bu yüzden birbirimizin yanında durmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

Mücadele etmeye devam edeceğiz ve birlikte direnmeye devam edeceğiz.

Burada böylesine coşkulu bir şekilde karşılanmaktan onur duyuyoruz.

Ve bu inançları bizden önce savunmuş tüm yoldaşların ayak izlerini takip ederek sizinle birlikte yürümeye devam edeceğiz.” Açıklama, “Jin, jiyan, azadi, biji berxwedana Kobani ve biji berxwedana Rojava demeye devam ediyoruz” sözüyle son buldu. (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri