Haber Detayı

İş dünyasına müjde! Katılım Finans Kefalet Destek Programı kamuoyuna tanıtıldı
Ekonomi ulusal.com.tr
30/01/2026 15:49 (1 saat önce)

İş dünyasına müjde! Katılım Finans Kefalet Destek Programı kamuoyuna tanıtıldı

Reel sektöre 9,3 milyar liralık taze kaynak için imzalar atıldı. KGF, Ziraat Katılım ve MÜSİAD ortaklığında hayata geçen program, üye şartı aramaksızın tüm işletmelere %80 kefaletle faizsiz finansman kapısını aralıyor.

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Ziraat Katılım iş birliğiyle, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) öncülüğünde hazırlanan Katılım Finans Kefalet Destek Programı, 30 Ocak’ta İstanbul Finans Merkezi Ziraat Kuleleri’nde düzenlenen imza ve tanıtım töreniyle kamuoyuna duyuruldu.

Reel sektörün finansman ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla kurgulanan program, “Değer üretenlerle, değerleriyle finansman” anlayışını merkeze alıyor.

Projenin temel amacı ise reel sektörün faizsiz finansmana erişimini sağlayarak üretim ve istihdamın güçlendirilmesi olarak açıklandı. 9 MİLYARI AŞKIN KAYNAK HEDEFİ Törende konuşan Kredi Garanti Fonu (KGF) Başkanı Erdoğan Özegen, projenin kapsamı ve hedefleri hakkında net bilgiler verdi.

Özegen, MÜSİAD öncülüğünde ve Ziraat Katılım ortaklığıyla yürütülen program çerçevesinde, reel sektöre 9,375 milyar TL kaynak sağlanmasının amaçlandığını belirtti.

Sağlanacak bu kaynağın doğrudan üretim, yatırım ve istihdam süreçlerine katkı sunacağı vurgulandı.

Erdoğan Özegen, oluşturulan finansman modelinin katılım finans ilkelerine uygun, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıda olduğunu ifade etti.

Konuşmasında KGF'nin bugüne kadarki performansına da değinen Özegen, kurumun şu ana kadar 611 binden fazla firmaya toplam 1 trilyon 702 milyar TL tutarında krediye kefalet sağladığını hatırlattı.

KGF’nin yalnızca bir teminat kurumu olmadığını, aynı zamanda reel sektör için stratejik bir kalkınma ortağı olduğunu belirten Özegen, sürecin hayata geçmesindeki öncülüğü için MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’e ve katkıları nedeniyle Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir’e teşekkür etti.

Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, Türkiye’nin ilk kamu katılım bankası olarak sektördeki öncü misyonlarına dikkat çekti.

Bankanın 2025 itibarıyla 10. yaşını kutladığını hatırlatan Özdemir, bu süreçte hem katılım bankacılığının gelişimine hem de reel sektörün fonlanmasına kritik katkılar sağladıklarını belirtti.

Özdemir, katılım bankacılığını sadece bir para bulma yöntemi olarak görmediklerini, bunu üretim ve istihdam odaklı bir kalkınma hamlesi olarak tanımlayarak, “Güçlü kamu desteğimiz, yaygın hizmet ağımız ve sağlam finansal yapımızla KOBİ’ler başta olmak üzere reel sektörün her zaman yanında olduk.

Son dönemde hayata geçirdiğimiz ürün ve iş birlikleriyle faizsiz finansmana erişimi daha da yaygınlaştırıyoruz.” dedi.

FİNANSMANDA DERİNLİK ARTACAK KGF desteğiyle başlatılan Katılım Finans Kefalet Destek Programı'nın, bankanın büyüme stratejisiyle örtüştüğünü vurgulayan Genel Müdür Özdemir, hedeflerinin katılım finans ekosistemini derinleştirmek olduğunu ifade etti.

Özdemir, programın önemine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu programla birlikte KOBİ’lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırırken, yatırımı ve üretimi destekleyen güçlü bir finansman zemini oluşturuyoruz.

Ziraat Katılım olarak önümüzdeki dönemde de katılım finansmanında derinliği artıracak yeni ürün ve iş birliklerini hayata geçirmeye devam edeceğiz.” SAHADAKİ TALEPLER DOĞRUDAN ANKARA’YA TAŞINDI MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ise sahadan gelen verilere işaret etti.

İş dünyasıyla yapılan yıllık değerlendirmelerde en büyük engelin "finansmana erişim" olduğunu tespit ettiklerini belirten Özdemir, bu verilerin kendilerine sorumluluk yüklediğini aktardı.

Sivil toplum refleksiyle hareket ettiklerini belirten Özdemir, “İş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşu olmanın getirdiği refleksle; reel sektörün sesini, taleplerini ve ihtiyaçlarını doğrudan kamu kurumlarımızla paylaştık, istişare ettik ve çözüm yolları üzerinde birlikte çalıştık.

Bugün burada tanıttığımız Katılım Finans Kefalet Destek Programı, işte bu istişare sürecinin somut bir çıktısıdır.” diye konuştu.

Burhan Özdemir, programın tasarımında MÜSİAD'ın öncülük ettiğini ancak desteğin sadece dernek üyelerine özel olmadığını vurguladı.

Kapsayıcı bir yapı kurduklarının altını çizen Özdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Katılım Finans Kefalet Destek Programı, MÜSİAD’ın öncülüğünde hayata geçirilmiş olmakla birlikte, yalnızca MÜSİAD üyeleriyle sınırlı değildir.

Programdan, MÜSİAD üyesi olsun ya da olmasın, reel sektörde faaliyet gösteren tüm işletmeler başvuruda bulunabilecektir.

Bu yönüyle program, geniş bir kapsama sahip olup üretim, ticaret ve istihdam odaklı tüm işletmelerin faizsiz finansmana erişimini desteklemeyi amaçlamaktadır.

Programda, reel sektörün gerçek nakit akışı ihtiyaçlarına cevap veren, katılım finansmanına dayalı yeni bir finansman enstrümanını değerli kurumlarımızın iş birliğiyle hayata geçirmiş bulunuyoruz.” Tanıtılan Katılım Finans Kefalet Destek Programı’nın, benimsedikleri “Değer üretenlerle, değerleriyle finansman” anlayışının sahadaki somut karşılığı olduğunu ifade eden Özdemir, bu modelin sadece nakit akışı sağlamayı değil; üretimi, ticareti ve istihdamı önceleyen bir bakış açısını temsil ettiğini belirtti.

Özdemir, projenin reel sektöre doğrudan ve hızlı katkı sağlayacağına inandıklarını kaydetti.

KAMU VE STK İŞ BİRLİĞİNDE BİR İLK Özdemir, programın stratejik önemine de dikkat çekti.

MÜSİAD öncülüğünde geliştirilen ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde hayata geçirilen bu modelin, kendi alanında bir "ilk örnek" olma özelliği taşıdığını vurguladı.

Sivil toplumun taleplerinin kamu nezdinde karşılık bularak somut bir finansman enstrümanına dönüşmesi, iş dünyası adına önemli bir adım olarak nitelendirildi.

Programın teknik detayları ve finansal büyüklüğü de kamuoyu ile paylaşıldı.

Katılım Finans Kefalet Destek Programı’nın ilk diliminde; yüzde 80 kefalet oranı ve 7,5 milyar TL KGF kefaleti ile Ziraat Katılım tarafından toplam 9,375 milyar TL’lik finansman hacmi oluşturulması hedefleniyor.

Program kapsamında sağlanacak finansmanın kullanım alanlarına ilişkin sınırlar da çizildi.

Kaynak, arsa ve bina yatırımları hariç olmak üzere, işletmelerin diğer yatırım ve işletme harcamalarında kullanılabilecek.

Katılım bankacılığı ilkeleri doğrultusunda işleyecek süreçle, doğrudan üretim ve istihdama katkı sağlanması amaçlanıyor.

İlgili Sitenin Haberleri