Haber Detayı

Sağlık sisteminde çifte standart uygulaması: 'Şehir hastanesine bol, üniversite hastanesine az kaynak!'
Sağlık cumhuriyet.com.tr
30/01/2026 14:15 (1 saat önce)

Sağlık sisteminde çifte standart uygulaması: 'Şehir hastanesine bol, üniversite hastanesine az kaynak!'

YÖK’e bağlı üniversite hastanelerinin yapısal krizde olduğunu söyleyen Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, şehir hastanelerine milyarlarca lira kamu kaynağı aktarılırken, üniversite hastanelerinin bilinçli biçimde kaynak yoksunluğuna mahkum edildiğini belirtti.

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr.

Derya Uğur üniversite hastanelerinin yaşadığı sıkıntılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

YÖK’e bağlı üniversite hastanelerinin yapısal krizde olduğunu söyleyen Uğur, şehir hastanelerine milyarlarca lira kamu kaynağı aktarılırken, diğer yanda üniversite hastanelerinin bilinçli biçimde kaynak yoksunluğuna mahkum edildiğini belirtti.

Siyasi iktidarın sağlık politikaları tercihini “Kamu-Özel İşbirliği modeliyle işletilen şehir hastanelerine yüksek bedeller öderken, üniversite hastanelerinin gelir kalemlerini yıllardır daraltmak” olarak açıklayan Uğur, “Bu bilinçli politikanın sonucu olarak üniversite hastaneleri bugün ağır bir mali krizin içine sürüklenmiştir.

Yaşanan bu yönetim hatası siyasi bir tercihin sonucudur.

Üniversite hastanelerinin zor durumda bırakılması, eğitimin, bilimin ve kamusal sağlık hizmetinin sistemli biçimde değersizleştirilmesidir.

Bilimin ışığında eğitim veren üniversite hastaneleri siyasi iktidar eliyle yok edilmeye mi çalışılmaktadır?” dedi.

MAAŞ FARKLARI HALA ÖDENMEDİ Bu duruma yönelik örnekler veren Uğur, “Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde yaşananlar bu tablonun en tipik örneğidir.

Sağlık emekçileri Kasım ve Aralık aylarında verdikleri emeğin karşılığını alamamış; fazla mesai ücretleri ve diğer hak edişleri ödenmemiştir.

Benzer bir durum da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde de yaşanmaktadır.

Burada da sağlık emekçilerinin Ocak ayı maaş farkları hala ödenmemiştir.

Zaten yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veren sağlık emekçileri için bu durum geçim sıkıntısını daha da derinleştirmekte, borç sarmalını büyütmektedir” ifadelerini kullandı.

Sağlık emekçilerinin kendi hak edişlerini beklerken; iktidarın kamu kaynaklarını şehir hastanelerine akıtmaya devam etmesinin ve üniversite hastanelerini kaderine terk etmesinin kabul edilemez olduğunu kaydeden Uğur, “24 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidar, eğitimi, bilimi ve sağlık emekçilerini destekleyen bir anlayış ortaya koymamış; aksine bu alanları piyasa koşullarına teslim etmiştir.

Genel Sağlık-İş olarak açıkça söylüyoruz; üniversite hastanelerinin yaşadığı bu kriz sağlık emekçilerinin suçu değildir.

Bedeli sağlık emekçilerine ödetilemez.

Hak edişlerin ödenmemesi kabul edilemez, ertelenemez, normalleştirilemez” diye konuştu.

Uğur, yetkililere şu çağrıda bulundu: Üniversite hastanelerinin gelirleri derhal güçlendirilmeli, sağlık emekçilerinin tüm maaş farkları, fazla mesai ve diğer hak edişleri eksiksiz biçimde zamanında ödenmelidir.

Sağlık emekçileri yoksulluğa, belirsizliğe ve güvencesizliğe mahkum değildir.

Üniversite hastaneleri nefes alana ve sağlık emekçilerinin hakkı teslim edilene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

İlgili Sitenin Haberleri