Haber Detayı

Özel hastaneye sevk edilen hastayı götüren sağlık personelini tehdit etmişlerdi. 7,5 yıla kadar hapis cezası isteniyor
Türkiye ntv.com.tr
30/01/2026 13:13 (2 saat önce)

Özel hastaneye sevk edilen hastayı götüren sağlık personelini tehdit etmişlerdi. 7,5 yıla kadar hapis cezası isteniyor

Kocaeli'de özel bir hastaneye hasta götüren 112 personelinin, hastane yönetimi tarafından içeriye alınmadığı ve tehdit edildiği iddiası yargıya taşındı. Savcılık tehdit ettiği iddia edilen yönetici ve tıbbi direktör hakkında 7,5 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Kocaeli'de özel bir hastaneye hasta götüren 112 personelinin, hastane yönetimi tarafından içeriye alınmadığı ve tehdit edildiği iddiası yargıya taşındı.

Savcılık tehdit ettiği iddia edilen yönetici ve tıbbi direktör hakkında 7,5 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Gebze'de görev yapan paramedik Didem Arslan Aktaş'ın hasta nakli için gittiği özel bir hastanenin yöneticisi tarafından 28 Ocak-2 Şubat 2024 tarihlerinde iki ayrı olayda tehdit edildiğini belirterek yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı.

Gebze Cumhuriyet Savcılığı, görev başındaki sağlık çalışanına “sair tehdit” suçunun işlendiği değerlendirmesiyle tıbbi direktör Koray Topçu ve hastane yöneticisi Hakan Höbek hakkında, 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası talep etti. “ÜSTLERİM İZİN VERİRSE KABUL EDECEĞİM” Gebze Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre, olay 28 Ocak 2024'te hasta nakli için ambulans ekibinin bir hastayı Gebze'deki Özel Merkez Prime Hastanesi'ne götürmesiyle başladı.

Yapılan ön muayenede vertigo teşhisi konulan hastanın sosyal güvencesinin bulunmadığı belirlendi.

Ambulans ekibi hastayı devlet hastanesine götürmek istedi ancak hasta özel hastaneye gitmekte ısrar etti.

Bunun üzerine hasta, bilgilendirme yapılarak söz konusu özel hastaneye nakledildi.

Hastaneye ulaşıldığında gece müdürü tarafından hastanın kabul edilip edilmeyeceği konusunda tereddüt yaşandı.

Gece müdürünün "Böyle bir şey olmaz.

Üstlerime sorup hastayı alacağım, yoksa hastayı almayacağım" sözleri üzerine taraflar arasında tartışma yaşandı.

İddianamede, söz konusu gece müdürünün üstlerini aradığı ve telefonu paramedik Didem Arslan Aktaş'a uzattığı belirtildi.

İddianameye göre hastane yöneticisi Koray Topçu'nun bu telefon görüşmesinde sağlık çalışanına yönelik tehdit içerikli sözler sarf ettiği iddia edildi.

Aktaş, Topçu'nun kendisine, "Bana bak kızım, senin kafan basmıyor mu?

Defolun gidin hastanemden.

Kamuda olman beni ilgilendirmez.

Ne olursan ol, benim elim kolum uzun, anladın mı?

Bak ben seninle de, şoförünle de nasıl uğraşıyorum.

Sen beni tanımıyorsun, aklını alacağım, görürsün sen" dediğini öne sürdü.

SAĞLIK GÖREVLİSİ DIŞARI ÇIKARILDI İddianameye göre ikinci olay ise 2 Şubat 2024 tarihinde yaşandı.

Aynı ambulans ekibi, bu kez başka bir hastayı yine Gebze Özel Merkez Prime Hastanesi'ne nakletti.

Bu sefer başka bir gece müdürü, Didem Arslan Aktaş'a hastanenin içerisine giremeyeceğini ve hastayı başka bir görevliye teslim etmesi gerektiiğini söyledi.

Bunun üzerine Aktaş dışarı çıkarıldı ve hasta ekipteki başka bir görevliye teslim edildi.

Hasta teslim etmelerinin ardından ambulans ekibi istasyona dönmek üzere hastaneden ayrılmasıyla sağlık görevlisi, hastane yöneticisi Hakan Höbek tarafından arandı.

İddiaya göre Höbek, sağlık personeline tehdit içerikli söylemlerde bulundu. “SEN DAHA BENİ TANIMIYORSUN” İddianamede Aktaş'ın anlatımlarına göre telefon görüşmesinin detaylarına da yer verildi.

Görüşmede Hakan Höbek'in sağlık çalışanına karşı şu ifadeleri kullandığı ileri sürüldü: "Ben sana benim hastaneme gelmeyeceksin demedim mi?

Gelmeyeceksin.

Seni hastaneme almıyorum.

Sana ve şoförüne gerekli her şeyi yapacağım.

Benim şahsi meselemsin.

İster kamuda memur ol, ister ne olursan ol.

Seni hastaneme almıyorum.

Ben Yüksel'e de söyledim, onun da haberi var.

Bana 'Tamam hocam' dedi.

Senin oradan da girişini kapattım.

Benim elimin kolumun neye uzandığını anlayacaksın.

Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş itiş kakışla kalmazdı.

Bak sana neler yapardım.

Senin iş yerini, nerede yaşadığını biliyorum.

Bu herhangi bir özel hastanede olsa bu süreci çok kolay aşardın, belki de infial olurdu ama benim hastanemde olmaz anladın mı?

Siyasal yönden çok güçlüyüm.

İstediğini çağır, istersen polis çağır.

Ne yaparsan yap, seni hastaneme almıyorum.

Gittiğinde güvenliğim seni bekliyor olacak.

Hadi bakalım, sen daha beni tanımıyorsun.

Bir daha hasta getir, bak bakalım neler olacak." “BENİM HASTANEMDE HADDİNİ BİLECEKSİN” Şüpheliler verdikleri ifadelerde kendilerine yöneltilen söylemleri kabul etmedi.

Savcılıkta ifadesi alınan Koray Topçu, şu ifadelerde bulundu: "Didem ile telefonla görüştüğümde kendisine 'Hayırdır, hastanede niye gürültü çıkartıyorsunuz' deyince bana bağırarak, 'Ben Sağlık Bakanlığı'ndan temsilen geldim anladın mı?

Sana hesap mı vereceğim' dedi.

Ben de 'Bir derdin var ise tutanağı tutarsın' dedim.

Kendisi bana, 'Üslubunuzu düzeltin, benimle düzgün konuşun' deyince, ben de kendisine, 'Sen de benim hastanemde haddini bileceksin' dedim.

Sesini yükseltince, 'Akıllı ol' dedim"  Savcılık telefon görüşmesinde mağdur tarafından ses kaydı alındığını ve kaydın deşifresinin yapılarak dosyaya delil olarak eklendiğini bildirdi.

Olay anında ambulansın içindeki tanığın da görüşmenin hoparlörden duyulduğuna ilişkin beyanının dosyada yer aldığını vurguladı.

İlgili Sitenin Haberleri