Haber Detayı

Ne yakıta, ne de şarja ihtiyacı var: Finlandiyalı gencin garajda yaptığı “güneş teknesi”
Chip galeri chip.com.tr
30/01/2026 07:07 (5 saat önce)

Ne yakıta, ne de şarja ihtiyacı var: Finlandiyalı gencin garajda yaptığı “güneş teknesi”

Finlandiyalı bir girişimcinin kendi imkanlarıyla 6 ayda tamamladığı Helios-11, güneş panelleri ve yelken gücüyle yakıt istasyonlarına veda ediyor. Sadelik ve hafifliği ön planda tutan bu proje, denizlerde sonsuz menzil hayalini gerçeğe dönüştürüyor.

Güneş panellerini artık hemen her yerde görmek mümkün.

Evlerin çatılarından devasa endüstriyel tesislere kadar yayılan bu teknoloji, uzun süredir ulaşım araçlarının da radarında da yer alıyor.

Seri üretim güneş enerjili otomobiller için hala katetmemiz gereken çok yol olsa da, kendi imkanlarıyla sınırları zorlayan bağımsız geliştiriciler heyecan verici işlere imza atmaya devam ediyor.

Bu isimlerden biri olan Finlandiyalı Lukas, kendi imzasını taşıyan güneş enerjili yatı ile Avrupa sularında dikkat çekici bir deneye imza atıyor.Lukas’ın "Helios-11" adını verdiği bu tekne, alışılmış lüks yat anlayışını tamamen tersyüz ediyor.

Henüz prototip aşamasında olan ve birçok noktası tamamlanmamış görünen bu araç, aslında bir konfor alanından ziyade bir mühendislik testi niteliğinde.

Yaklaşık 11 metre uzunluğundaki Helios-11, devasa tersanelerde değil, Lukas’ın kendi garajında altı aylık titiz bir çalışmayla hayat buldu.

Teknenin en belirgin özelliği, geleneksel yatların aksine ağır ve gösterişli aksesuarlardan tamamen arındırılmış olması.

Bu hafiflik tercihi bir tesadüf değil; güneş enerjisinden elde edilen kısıtlı gücü en verimli şekilde kullanabilmek için tasarımın kuş tüyü kadar hafif ve bir o kadar dayanıklı olması gerekiyor.

Helios-11’in kalbinde, hafif güneş panellerinden beslenen 6 kilovatlık bir elektrik motoru yer alıyor.

Güneşli bir havada 7 knot hızla seyredebilen tekne, zorlandığında 8,5 knot hıza kadar çıkabiliyor.

Tabii ki güneş enerjisinin en büyük handikapı olan bulutlu havalar ve gece yolculukları için Lukas zekice bir önlem aldı: Tekneye eklenen yelken, hem ek itiş gücü sağlıyor hem de enerji bitse bile yolculuğun devam etmesine imkan tanıyor.

Yakıt ikmali veya şarj istasyonu arama derdini ortadan kaldıran bu sistem, doğru koşullar altında teorik olarak sonsuz bir menzile sahip.

Lukas, bu mütevazı teknenin Atlantik’i geçebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtse de, bu büyük maceraya atılmadan önce Avrupa’nın iç sularında her türlü sınırı test etmeyi sürdürüyor.Helios-11’e bir yat demek yerine, onu denizdeki "off-grid" bir kamp aracına benzetmek daha doğru olur.

Kabini hala ham ve işlenmemiş bir halde olan teknenin direksiyonu bile basit bir kontrplaktan yapıldı.

Ancak tüm bu sadeliğin arkasında, tıkır tıkır çalışan ve kendi kendine yetebilen bir sistem yatıyor.

Lukas’ın asıl hedefi, bu prototipten edindiği tecrübeyle gelecekte daha büyük, daha güçlü ve katamaran gövdeli profesyonel güneş yatları inşa etmek.

Şimdilik lüks koltuklar veya şık mutfaklar yerine sessizliği ve bağımsızlığı tercih eden maceracılar için Helios-11, geleceğin denizcilik anlayışına ışık tutan somut bir örnek.

İlgili Sitenin Haberleri