Haber Detayı
Küresel sistemin sessiz silahı: Altın! A Haber’de çarpıcı yorum
Trump’ın ikinci başkanlık dönemi, ABD dış politikasında ideolojik söylemlerden ziyade ekonomik çıkarların belirleyici olduğu yeni bir döneme işaret ediyor. Altın ve sermaye, stratejik faktörler haline gelirken konuyu A Haber’de değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, Amerika’nın küresel liderliği tek başına üstlenmeyi hedeflediğini vurgulayarak, ekonomi tabanlı yeni dünya düzeninin bizzat ABD Başkanı’nın eliyle çizildiğini söyledi.
Kabinesini ve kriz bölgelerini ekonomi kökenli isimlerle şekillendiren Trump, Gazze'den Venezuela'ya, Avrupa Birliği'nden NATO'ya kadar geniş bir coğrafyada 'ekonomi merkezli güç politikası' izliyor.
Yüksek gümrük vergileri, enerji politikaları ve yaptırımlarla müttefiklerini dahi baskı altına alan ABD, küresel liderliği tek başına üstlenmeyi hedefliyor.
MAGA ideolojisinin küresel ölçekte uygulanmaya başlamasıyla birlikte, altın ve sermaye yeni dönemin stratejik aktörleri haline gelirken, konuyu A Haber'de masaya yatıran uzman isim dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr.
Canan Tercan, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni başkanlık döneminde yapılanlara dikkat çekerek 2. dönemin aslında dünya piyasalarına sürülen yeni bir Amerika'yı temsil ettiğini belirterek şunları söyledi: 'Donald Trump'ın başkanlık dönemi, aslında dünya piyasasına sürülen yeni bir Amerika'yı temsil ediyor.
Şu an ikinci başkanlık döneminde.
İlk döneminde de İran başta olmak üzere birçok ülkeye yönelik benzer söylemler vardı.
Ancak bugün bu söylemler farklı bir forma büründü.
Trump artık acemiliğini geride bırakmış, MAGA ideolojisini küresel ölçekte uygulamaya koymuş durumda.
Hedeflerine doğru hızla ilerleyen bir iş insanı profili görüyoruz. 'TRUMP KRİZLERE EKONOMİK PERSPEKTİFTEN BAKIYOR' Kabinesine ve Ortadoğu için görevlendirdiği isimlere baktığımızda bu tablo daha net ortaya çıkıyor.
Witkoff ve Tom Barrack gibi isimler askeri, diplomatik ya da siyasi kökenli değil; tamamen ekonomi odaklı.
Bu tercih, Trump'ın krizleri ekonomik perspektiften yönetme anlayışını gösteriyor.
Gazze planları da bu yaklaşımın bir yansıması.
Trump, 'teknokratlardan oluşan bir yönetim' ve yeni bir yapılanmadan söz etti.
Gazze meselesi gündeme geldiğinden beri tartıştığımız şey insani boyut ya da devlet yapılanması değil; hangi sermayenin geleceği, hangi sistemin kurulacağı ve nasıl kazanç sağlanacağı oldu.
Daha önce 'Riviera', alışveriş merkezleri, kumarhaneler ve büyük oteller konuşulurken, son olarak Kushner'in finans merkezi vizyonu gündeme geldi.
Özetle, siyasi ve toplumsal boyuttan çok ekonomik çıkarlar tartışılıyor.
TRUMP DÖNEMİNDE AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ Trump'ın ikinci döneminde ekonomik politikalar daha sert bir hâl aldı.
ABD'nin uzun yıllardır en büyük müttefiklerinden biri olan Avrupa Birliği ile mesafe arttı ve yüksek gümrük vergileri getirildi.
Oysa ABD, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nda Avrupa'ya destek olmuştu.
Buna rağmen Trump, NATO harcamalarını %2'den %5'e yükseltti.
Rusya-Ukrayna savaşıyla zaten enerji krizi yaşayan Avrupa ülkeleri daha da sıkıştı.
Ambargolar nedeniyle Rusya'dan enerji alamayan ülkeler, ABD'den daha pahalı enerji satın almak zorunda kaldı.
Almanya örneğinde olduğu gibi, fabrikaların kapanması ve işsizliğin artması bu sürecin sonuçları arasında yer aldı.
Yaptırımlar, rezerv dondurmalar, ödeme sistemlerinden çıkarma tehditleri ve gümrük vergileri bu politikanın temel araçları oldu.
EKONOMİ TABANLI YENİ DÜNYA DÜZENİ Trump'ı bir iş insanı olarak tanıyoruz; otel zincirleri ve kumarhaneler bu profilin bir parçası.
Bir kumarhane işletmecisinin devlet başkanı olmasıyla birlikte, kendi tasarladığı yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor.
Venezuela örneği bu yaklaşımın en pratik göstergelerinden biri.
ABD, doğrudan müdahale tehdidiyle süreci kısa sürede kontrol altına aldı.
Halkın ayaklanması iç savaş riskini doğuracağı için toplum geri adım attı, hükümet de bu baskıya boyun eğmek zorunda kaldı. 'ALTIN STRATEJİK BİR UNSUR HALİNE GELDİ' Önümüzdeki süreçte altın da önemli bir aktör olarak öne çıkıyor.
Trump'ın maddi güce dayalı yaklaşımı, altını stratejik bir unsur haline getirdi.
Demokratlar daha çok ideolojik doktrinler üzerinden hareket ederken, Trump yönetimi ekonomik güç ve emperyalizmin yeniden yükselişini temsil ediyor. 'ABD KÜRESEL LİDERLİĞİ TEK BAŞINA ÜSTLENMEK İSTİYOR' Trump'ın yayımladığı 'yeni harita' bu vizyonun sembolik bir örneği.
Kanada ve Grönland'ı da kapsayan bu harita, ABD'nin küresel liderliği tek başına üstlenme isteğini gösteriyor.
Latin Amerika'da Monroe Doktrini'ne yapılan vurgu da bu stratejinin bir parçası.
Daha önce ABD, Avrupa Birliği ve Kanada gibi müttefiklerle birlikte hareket ederken, bugün daha tek taraflı bir politika izliyor.
İngiltere'ye dahi vergi artışı uygulayan bir ABD'den söz ediyoruz.
Bu durum, ABD'nin küresel liderliği tek başına ele geçirmek istediğini açıkça ortaya koyuyor.' DÜNYADA ALTIN ÜRETİMİ VE REZERVLER Konuşmasının devamında hangi ülkenin ne kadar altın ürettiğine de değinen Tarcan, en yüksekten en düşüğe kadar tek tek sıraladı.
İşte o ülkeler...
ÇİN Altın Üretimi: 404 Ton Rezerv: 2 Bin Ton AVUSTRALYA Altın Üretimi: 319 Ton Rezerv: 9 Bin 800 Ton RUSYA Altın Üretimi: 297 Ton Rezerv: 5 Bin 300 Ton ABD Altın Üretimi: 222 Ton Rezerv: 3 Bin Ton KANADA Altın Üretimi: 189 Ton Rezerv: 2 Bin 200 Ton A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN