Haber Detayı

Burası Agora Pansiyon
Dünya+ dunya.com
30/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Burası Agora Pansiyon

Bodrum’a otobüs ile gittiğimiz yıllarda akşam biner gece bo­yu giderdik. Güneş Bafa’da yüzü­müze doğardı. Otobüsün camına yapışır bakmalara doyamazdım. Hızlıca geçtiğin, Bodrum’a geldik sandığın bir heyecan noktası oldu hep. Hep geldim geçtim, durup ba­kamadım.

Geçtiğimiz haftalarda Muğ­la Gastronomi Rotası (GAST­RO-TA) çalışmaları kapsamında son durağımızı Bafa olarak planla­dık ve yoldan çıktık!15 dakikalık yol uzadı.

Gölün kı­yısında durduk, kuşa, dağa, taşa, zeytine baktık.

Eşsiz manzaralar, daha önce görmediğim renkler, derin bir sessizlik, hayret verecek bir sadelik.

Biraz daha gittik, Kapı­kırı köyüne, meşhur Agora Pansi­yon’a vardık.Kapıkırı köyü Latmos Dağla­rı'nın eteklerinde ve Bafa Gölü kı­yısında Herakleia antik kentinin üzerinde kurulu.

Öyle laf ola değil, yakında bir antik kent değil, bayağı üzerine kurulu.

Evlerin duvarla­rı Helenistik dönemin o kusursuz kesme taş duvarlarına yaslanmış, bahçe duvarı, aslında 2400 yıllık şehir surunun devamı olabiliyor.

Köyün ilkokulu, antik kentin ticari ve politik merkezi olan Agora'nın tam üzerine inşa edilmiş, çocuklar teneffüste binlerce yıllık bir mey­danda koşturuyor.

Beşparmak (Latmos) Dağları'na özgü o deva­sa, yuvarlak hatlı, sanki bir dev ta­rafından üst üste dizilmiş gibi du­ran "Gnays" kayaları köyün doğal dekoru.

Sürreal bir manzara.Mithat Serçin bizi karşıladı, bu­rası bir aile işletmesi, 1987 yılın­da kurulmuş, Mithat ailenin büyük oğlu ve rehber.

Kapıkırılı sekiz ku­şak geriye gidebilen bu aile­nin şahane babası Orhan Ser­çin ve mutfağın tanrıçası adıyla müsemma Özgün Hanım el ele vermişler, doğaya saygılı, ‘yetecek kadar’ prensibi ile çalışmışlar.

Ço­cuklar bahçede oynarken 10 odalı bir pansiyon kurmuşlar ve sade­ce burada konaklayan misafirlere yemek servisi vermişler, şimdiler­de Michelin etkisi ile artık resto­ran dışarıdan gelenlere de rezer­vasyonla hizmet veriyorlar.

Benim yaşadığım en özgün deneyimler­den biri oldu.

Yılan balığını sadece suşi üzerinde fümelenmiş gören herkes için çok farklı bir deneyim olacaktır.

Burada yılan balığı füme, hafif sulu ve mükemmel bir ana ye­mek olarak geliyor sofraya.

Altında bahçeden koparılmış yeşil yaprak­lar, biraz kırmızı soğan ve dereotu ile.

Yılan balığı ile çalışmak şefler için kolay değil, bir tarif için yıllar önce mutfağımıza geldiğinde bü­yük bir mücadele yaşayan mutfak ekibim, ne istersen yapalım ama yılan balığı işine girmeyelim de­mişlerdi.

Yanılmıyorsam Picasso sergisine paralel Picasso’nun mut­fağından bir tarif denemiştik.Agora Pansiyon Michelin ye­şil yıldızı ile sürdürülebilir resto­ran olarak iki yıldır ödüllendirili­yor ve Bib Gourmand ile ulaşılabi­lirliğini koruyor.

Her ödül sonrası Bafa’daki meslektaşlarını paydaş olarak gördüğünü söylüyor ve bu gururu paylaşıyor.

Özgün Hanım “ödülü alırken kalbim duracak­tı” diyor: “Kolay değil, iki çocuk büyüt, dünyanın gezginini ağır­la, 40 yıllık mayayı yaşat!” Öz­gün hanım tedarik konusunda komşuları, akrabaları ile yakın işbirliği içinde.

Genel olarak kendine yetecek kadar üreten komşuların artan ürünlerini alı­yor, mutfağında kullanıyor.

Menü­sünde bölgenin yemekleri de var.

Avrupa Birliği’nde tescil edilmiş (PDO) Milas zeytinyağı ile yapı­lan yemekler Milas Vekilharcı ile Milas ekşili köfte Özgün hanımın elinden çıkıyor.

Ocak ayı yağışlar sonrası her yer yemyeşil.

Menüde çevreden toplanan otlar ve güzel bir yoğutlama var, farkı sebzelerin zeytinyağı ile fırınlanması.Orhan Serçin sürdürülebilirli­ğin köy insanının doğal davranı­şında saklı olduğunu söylüyor: “Tavuklarımız vardı gıda atıkla­rını ayırdık, hayvanlarımıza ver­dik, köyde çöp kalmasın diye diğer atıkları ayırdık, şehre gittiğimizde geri dönüşüme götürdük.

Bu işlet­menin ilk gününden bu yana böyle davrandık.”Bafa’nın gnays kayaları arasına gizlenmiş sırlarını çözmek için sa­dece görmek yetmiyor, Mithat ve Orhan Serçin bölgeyi her katma­nı ile çok güzel anlatıyorlar.

Agora Pansiyon’un bahçeye bakan küçük salonunda küçük şömine yanıyor, duvardaki kütüphanede Atlas der­gileri ve sevdiğimiz kitaplar sıralı.

Kıymetli Vedat Atasoy Herakle­ia ve Bafa'nın binlerce yıllık geç­mişini, mitolojik hikayelerini ve Latmos'un jeolojik yapısını detay­lıca işlemiş ve kayıt altına almış ve Sevgili Yüksel Aksu’nun 'Entel­köy Efeköy’e Karşı' filmini bura­da çekmiş.

Orhan Bey dünyayı ta­kip eden vizyonu ve derin entelek­tüel birikimiyle yönetmenlerden yazarlara, sanatçılardan, araştır­macılara kadar yolu buraya düşen herkesi sofrasında ağırlıyor.

Me­mecikten giriyor, Saragossa Kör­fezinden çıkıyor, dinlemeye doya­mıyorsunuz.Yoldan çıkın!

Kapıkırı’yı görme­den dönmeyin!

İlgili Sitenin Haberleri