Haber Detayı

'Kadayıf kutusunda' rüşvet iddiası! CHP'li Oya Tekin'in eşine soruldu: Aziz İhsan Aktaş'tan almadın mı? |...
Canlı anlatım güncel takvim.com.tr
29/01/2026 11:29 (1 saat önce)

'Kadayıf kutusunda' rüşvet iddiası! CHP'li Oya Tekin'in eşine soruldu: Aziz İhsan Aktaş'tan almadın mı? |...

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan CHP'li 7 belediye başkanının da bulunduğu 200 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. 579 sayfalık iddianamede çok sayıda belediye ve kamu kurumu “suçtan zarar gören” olarak yer alırken, sanıklar hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, sahtecilik, dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi ağır suçlamalar yöneltildi. Duruşmanın ilk gününde kimlik tespitleri yapılırken duruşma ikinci gününde yolsuzluk tutukluluları görevden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunma yaptı. Aydar, Aktaş ile babasının ticaret yaptığını öne sürerek rüşvet iddialarını inkar etti. Tekin'in eşi Celal Tekin'in kadayıf kutusunda rüşvet aldığı iddia edildi. Takvim.com.tr yaşananları dakika dakika aktarıyor...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 'Aziz İhsan Aktaş' davasında, duruşma salonu içerisinde görüntü çekerek sosyal medya hesaplarında paylaşan kişiler hakkında resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı sanal medya hesabından yapılan açıklamada; 'İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması başlayan 2025/364 E. sayılı dosyanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki 1 nolu duruşma salonunda görülen bugünkü duruşması esnasında çekildiği anlaşılan görüntünün sosyal medya hesapları aracılığında paylaşıldığı anlaşılmakla; Kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşarak nakleden kişiler hakkında TCK 286. madde kapsamında resen soruşturma başlatılarak, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne fiil ve fail tespitine yönelik talimat verilmiştir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.' ifadelerine yer verildi.

Mahkeme heyeti, salonda görüntü çekilmesi sebebiyle artık salona izleyicilerin alınmayacağını beyan etti.

Sanık avukatları ve izleyicilerin tepkisi üzerine mahkeme başkanı, tekrar olması halinde izleyicilerin alınmayacağını söyleyerek duruşmayı yarın sabah saat 10:00’a erteledi.

Savunma yapan tutuklu sanık Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, 'Ben Adanalıyım.

Silivri'yle işim yok.

Ben kimseye bağlı değilim.' dedi.

Karalar savunmasında şunları söyledi:  'Seyhan Belediyesi dönemimizde şirketlere iş aldırmadık.

Aldırabilirdik de; açık ihalelerde kimsenin yapabileceği bir şey yoktur.

Kamuya açık bir ihaledir. 'Sen niye giriyorsun, sen girme' deme şansımız yoktur.

Birden fazla firma girer, en uygun teklifi verene ihale komisyonu ihaleyi vermek zorundadır.

Başka yapılabilecek hiçbir şey yoktur.

Şimdi bir anlayış ortaya çıktı; belediye başkanlarının ihale verdiği, ihale aldırdığı söyleniyor.

Bu herhalde yeni bir moda.

Böyle bir şey yok.

Belediye başkanlarının ihale verdiği ya da ihale aldırdığı bir rol yoktur.

Dolayısıyla hem Aziz İhsan Aktaş'ın şirketleri hem de ortak olduğu şirketler, Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı, çalışamadı.

Böyle bir imkan da olmadı.

Ayrıca Baki Nugay ve Seyhan Belediyesi'nde yaptığımız işlerle ilgili olarak, 'Baki Nugay benim resmi ya da gayri resmi ortağım değildir' diyor.

Ama nedense ben Aziz İhsan Aktaş'ın dosyasındayım.

Bir şey daha söylemek istiyorum.

İsnat edilen suçlar, 2019 seçimleri sonrasında açılan bir dosyaya dayanıyor.

Ben bu dosyada neden yer alıyorum?

Neden buraya bağlandım?

Ben Adanalıyım.

Silivri'yle işim yok.

Ben kimseye bağlı değilim.

Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye ediliyor.

Hemen ardından, yaklaşık 12 gün sonra Baki Nugay da etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade veriyor.

O süreçte bizim bundan haberimiz yok.

Seyhan Belediyesi'nde 2014-2019 döneminde hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik.

Belediyeden belgeleri istedik; bu belgelerde de hak edişlerin düzenli olarak yapıldığı görüldü.

İrtikap suçlaması ise varsayımlara dayanmaktadır. 'Ödeme alamıyorduk, Zeydan Karalar bizi Özcan Zenger'e yönlendirdi' iddiası tamamen yalandır.

Böyle bir durum yoktur ve bu iddianın maddi bir temeli bulunmamaktadır.

Buna rağmen tutuklandık.

Dört ay sonra iddianame önümüze geldi.

İddianamede, 'Suç örgütüne ait firmaya 2015 yılındaki ihale kapsamında yapılan ödemelerin tarihleri dikkate alındığında çok ödeme aldığı görülmüştür.

Örgüt lideri Baki Nugay'ın rüşvetle ödeme aldığı iddialarına itibar edilmemiştir' denilmektedir.

Burada açıkça suç olmadığı ifade edilmektedir.

Buna rağmen, iddianamede yer almayan iki taslak metin ve emniyet ifadesinde dahi ev adresini hatırlayamayan Baki Nugay'ın beyanı üzerine burada bulunuyorum' Tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in eşi Celal Tekin savunmasında şu iddialarda bulundu: 'Rüşvet aldığımı, para verdiğimi, suçlar işlediğimi iddia ediyorlar.

Bu iddiaların bir savcı, bir hukukçu tarafından dile getirilip ciddiye alınması gerçekten ilginçtir.

Ben, öncesinde Aziz İhsan Aktaş'ı tanımam.

Kendisi gerek Ankara'da gerekse Adana'da eşimi tanıyan siyasetçileri, arkadaşlarını, meslektaşlarımızı araya sokarak tanışmak istemiştir.

Eşimle bu fırsatı bulamayınca bu kez de benimle görüşüp tanışmak istemiştir.

Ben de yaptığım araştırmalarda, kendisinin Yargıtay, Elazığ, Kütahya, Isparta, Aydın gibi ağırlıklı olarak AK Parti'li kurum ve kuruluşlarla çalıştığını, öğrendim.

Bu süreçte kendisiyle görüştüm ve tanıştım.

Bu tanışmada sadece gelerek, yakınlarının belediyede alacakları olduğunu, bu alacakları alamadıklarını belirtti.

Ben de belediye işlerine karışmadığımı ifade ederek kendisini belediyenin ilgili birimlerine yönlendirdim.

Sonrasında Aziz İhsan Aktaş beni arayarak tekrar alacakları konusunda ısrarcı taleplerde bulundu.

Bana ödeme yapılmadığına ve bu işin böyle devam etmeyeceğine dair mesajlar iletti.

Ben de sürekli olarak, ortada şahsi bir borcumun olmadığını, ödemenin belediyeden talep edilmesi gerektiğini söyledim.

Ankara'yı çok bilmem.

Kendisinin belirlediği bir yerde kısa süreli bir görüşme yaptık.

Bana yakınlarının zor durumda olduğunu, ödeme almaları gerektiğini, şirketlerinin batma aşamasına geldiğini ve sabırlarının da sonuna geldiğini ifade etti.

Ben ise kendisine, Oya Hanım'ın yeni göreve başladığını, belediyelerin mali güçlüklerinin herkes tarafından bilindiğini, buna rağmen elemanını sürekli göndererek olay çıkardığını, bunu engellemesi gerektiğini söyledim.

Yasal alacaklar varsa mutlaka alınacağını, bunun da yöntemlerinin belli olduğunu ifade ettim.

Bu görüşmenin ardından İller Bankası'na gittim.

Yaklaşık iki saat boyunca birim müdürüyle görüştüm.

Bu görüşmem sırasında girişte danışmanlığa kimlik bilgilerim verilerek kaydım yapılmıştır.

Bu durum oradan tespit edilebilir.

Tüm bu bilgileri, dosyada gizlilik kararı varken ve HTS kayıtları yokken, ilk ifademde açıkça belirttim.

Savcılık ise bu görüşmeyi bambaşka yönlere çekerek, eşimin bilgisi ve yönlendirmesi olmayan bir görüşmeden hem anlaşma, hem para alma, hem de belediyeden ödeme yaptırma sonucu çıkarmıştır.

Bu konu akla, mantığa ve hukuka aykırı olmasına rağmen çirkin bir metne dönüştürüldüğü için hepsine tek tek cevap vermek istiyorum.

Ne ben ne de eşim birbirimize talimat verir ya da yönlendirmede bulunuruz.

Zaten dosya kapsamına bakıldığında da eşimle görüşüldüğüne ya da bir anlaşmaya varıldığına ilişkin hiçbir iddia bulunmamaktadır.

Eşimin ismi iddianamede ve ifadelerde yalnızca bir parantez içerisinde geçmektedir.

Bu parantezin iddia sahibi tarafından kurulamayacağı, düşünülemeyeceği; tamamen sonradan eklenen ve belediye başkanlığından alınma amacı taşıyan bir unsur olduğu, en basit hukuk bilgisine sahip kişiler tarafından dahi anlaşılabilir.' 'KADAYIF KUTUSUNDA DOLAR ALDIN' Metin Aktaş'ın avukatı, Celal Tekin'e, “Aziz İhsan Aktaş, 3 kadayıf kutusunda size dolar verdi, siz de karşılığında 1 kutu cezerye hediye etmediniz mi?' diye sordu.

Celal Tekin ise cevaben, “Böyle bir iddia ne iddianamede var ne de beyanlarda var.

Böyle bir soruyu bir daha sormayın' dedi.

Celal Tekin'in avukatı da soruya itiraz etti.

AZİZ İHSAN AKTAŞ SÖZ ALDI Mahkeme başkanından söz isteyen Aziz İhsan Aktaş, “Celal Bey, benim kendisiyle görüşmek için aracı koyduğumu söyledi.

Bu aracılar kimler?

Ödenen 75 milyon için 18 ve 19 nolu hak edişlerin olduğunu söyledi.

Bir insan eski borcunu mu öder, yeni borcunu mu öder?' dedi.

Celal Tekin ise Aziz İhsan Aktaş'a cevaben, 'Farklı kanalları seferber etmiş, kim varsa devreye soktu.

Kendisinin Adana'da da bir ofisi var.

Belediyenin içerisinde müdürleri var, elemanları var.

Dolayısıyla bu kişilerle iş yürütemeyince bana bir şekilde ulaştılar; siyasileri de devreye koydular, her çevreden birçok insanı araya soktular.

İkinci hususta da eşimin söylediği gibi, bir düğmeye basılarak ödeme yapılması söz konusu değildir.

Yani tek bir görüşmeyle 75 milyon liranın ödenmesi mümkün mü?

Buna kim inanır?' dedi.

Duruşma verilen aranın ardından tutuklu sanık Seyhan Belediye başkanı Oya Tekin'in eşi Celal Tekin'in savunması ile saat 14.20'de başladı.

Tutuklanmasının ardından Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Oya Tekin de belediye başkanı olarak değil, bir hukukçu olarak mahkemede bulunduğunu ifade etti.

Dünkü duruşmayı medyadan takip etme şansının olmadığını dile getiren Tekin, 'Akşam koğuşa gittiğimde oradaki kadın mahkum arkadaşlarım izledikleri haberleri anlattı.

Bana dediler ki 'Başkanım 400 yıl hapis cezasıyla yargılanan kişi (Aziz İhsan Aktaş) koruma ordusuyla duruşmaya gidiyor.' dedi.

O anda gözümden bir damla yaş geldi.' dedi.

Duruşmada üç oğlunun da kendisini izlediğini belirten Tekin, 'Ben Adana'nın ilk seçilmiş belediye başkanıyım.

Kimse evimde otururken, 'gel belediye başkanı ol' demedi.

Ben kadın hakları, özgürlükler alanında verdiğim mücadeleyle seçildim.

Yıllarca çalıştım.

Şafak operasyonuyla gözaltına alındım.

Çağırılsam giderdim.' diye konuştu.

Tekin, Aktaş'ın kendisiyle görüşme iddiası bulunmadığını, yeterli şüphe bile olmadan 9 aydır Silivri'de cezaevinde olduğunu ileri sürdü.

Aktaş'ın etkin pişmanlıkla tahliye edildiğini ve bunun yargılamada en çok tartışılması gereken konu olduğunu kaydeden Tekin, 'Aziz İhsan Aktaş, etkin pişmanlık beyanını Seyhan Belediyesiyle, benimle hesaplaşma aracı olarak kullandı.

Eşimi (tutuklu sanık Celal Tekin) de dahil etti.

Aziz İhsan, 19 Temmuz'da rüşvet verdiğini söylüyor.

Ben daha 3 aylık belediye başkanıyım.

Seyhan benden hizmet bekliyor.

Bütün hizmeti, işi bıraktım Aziz İhsan'la böyle bir işe mi girdim? 17 Ocak'ta tutuklanıyor Aziz İhsan Aktaş.

İlk tutuklandığında söylemedi bir şey.

İddia ettiği rüşveti tutuklandığı zaman söylemiyor.' ifadelerini kullandı.

Tekin, rüşvet aldığı için değil, almadığı için yargılandığını öne sürerek, 'Düzene uyup devam etseydim burada yargılanmazdım.

Yıllarca hukukun herkese eşit olarak uygulanması için mücadele ettim.

Bu anlamda kendim için veriyorum bu mücadeleyi.

Ben inanıyorum, yargılamanın bir sonraki aşamasının tutuksuz yargılama olacağına, göreve döneceğime inanıyorum. 14 ay boyunca ne yaptıysam devam edeceğim.

Çocuklarım, ailem ve toplumun tüm gençleri için yapacağım.' şeklinde konuştu.

Eşi Celal Tekin'in avukat olduğunu ve Adana'nın en büyük ofislerinden birinin sahibi olduğunu ifade eden Tekin, iddianamede eşine, kendisinin 'çantacısı' gibi anlatılarak hakaret edildiğini söyledi.

Mahkeme başkanı, Aziz İhsan Aktaş'ın Celal Tekin'e 1 milyon dolar parayı elden verdiği ve 75 milyon hak ediş ödemesi yaptığına ilişkin iddiayı sordu.

Sanık Oya Tekin, bu yönde bir talimatının olmadığını ve belediyede tüm hizmetlerin kurallara uygun yapıldığını öne sürdü.

Aktaş'la sadece ilk belediye başkanı seçildiği dönemde ayak üstü, 'hayırlı olsun' görüşmesi gerçekleştirdiğini savunan Tekin, 'Aziz İhsan Aktaş'la hiç ilgim ve alakam yok.

Hangi firmadan hizmet aldığım değil, hizmetin en iyi şekilde verilmesi önemlidir.

Hizmeti iyi veren herkes belediyeyle çalışabilir.' diye konuştu.

Tekin'in savunmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Tutuklanmasının ardından Ceyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Kadir Aydar savunmasında, Aziz İhsan Aktaş'ın, belediyeden yakınlarının alacağı olduğu için rüşvet verdiği iddiasını hatırlatarak, şunları söyledi: '2024 yılında belediye başkanı seçildikten sonra Aziz İhsan ve yakınlarının belediyeden aldığı hiçbir ihale olmadığı gibi benden öncesinde devam eden ihale de olmamıştır.

İhsan Aktaş'a ve yakınlarına ödemeleri usulüne uygun şekilde yapılmıştır.

Diğer şirketlere de ödeme yapılmıştır, yani özel değildir.

İhsan Aktaş'ın babamla (tutuksuz sanık Mustafa Aydar) ev pazarlığı yaptığını iddia ettiği temmuz ayında, Aktaş ve akrabalarının belediyeden alacağı 1,5 milyondur.

Aziz İhsan, kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia ediyor.

O tarihte şirketlerinin belediyeden bir kuruş alacağı yoktur.

Yani bir insan 1,5 milyon lira alacağı için 20 milyon rüşvet verir mi?' Aydar, Aktaş'tan 300 bin dolar almadığını savunarak, 'Eğer bu parayı almış olsaydım söylerdim.

Çünkü babamla burada yaptığı bir ticaret vardır.

Babam daire satmıştır.

Ben niye inkar edeyim?

Aziz İhsan Aktaş babama sadece 4 milyon ödeme yapmıştır.

Türkiye'de ticaret yapmak suç değildir.

Dediği gibi 4 milyonluk daireyi 20 milyona almış olsaydı bu suç olurdu.

Bu dairenin değeri 16 milyondur.

Babam ev sattığını kabul ediyor.

Evin parasının hepsi ödendiyse niçin evin üzerindeki ipotek kaldırılmadı?

Ben babamın hiçbir ticari ilişkisine dahil olmadım.

Babam, Türkiye çapında işler yapmaktadır.

Aziz İhsan Aktaş ile yalnızca ticaret yapmıştır.

Aziz İhsan Aktaş, uygun bedellerle ticaretin kazanan tarafıdır.' ifadelerini kullandı.

Aydar, tahliyesini ve beraatini talep etti.

İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

ÖZGÜR ÖZEL DE SİLİVRİ'DE  Aziz İhsan Aktaş'ın da arasında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıkların da katıldığı duruşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, CHP'li bazı genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmayı, çok sayıda basın mensubu takip ediyor.

Bazı avukatların usule ilişkin taleplerinin dinlenmesiyle başlayan duruşmada, tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

İlk olarak Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan savunma yaptı.

Adıyaman Belediyesinde Mayıs 2024'te çalışmaya başladığını aktaran Kayhan, 'Üzülerek söylüyorum ki ülkemizde kötülük o kadar sıradanlaştı ki insanlar hiç düşünmeden kendi konforları, hayatları için iftira atabiliyor.

Ben böyle bir durumla karşı karşıyayım ve 8 aydır cezaevinde yatıyorum.

Benimle ilgili ifade veren arkadaş Savaş Ç'yi tanırım.

Kendisi İzmir'de yaşıyor.

Tanışıklığımız eskiye dayanıyor.

Ama anlamadığım şekilde bana böyle bir iftirada bulunuldu.

Yıllarca tanıdığım arkadaşımla para alışverişi rüşvet alışverişine döndü.

Benim gönderdiğim 25 bin lira, rüşvet almışım gibi gösterildi.

Bunu kabul etmiyorum.' dedi.

Kayhan, kendisi hakkında ifade veren Savaş Ç. ile arkadaşlığının eskiye dayalı olduğunu belirterek, 'Aldığım bütün paranın hepsini ödedim.

Tutuklandıktan sonra ailem ödedi.

Benim ona bir borcum yok.

Bilinmesini istiyorum.

Bu arkadaş beni tanımadığını söylüyor.

Böyle bir şey yok.

Kendisi çok iyi biliyor.

O kadar çok yalan söylemiş ki dosyada.

Benim rüşvete aracılık ettiğimle ilgili iddia makamının iddiası var.

Kimseden rüşvet almadım, rüşvete aracılık etmedim.

Bütün değerlerim üzerine yemin ederim.

Kimseye ihale vermedim.' iddiasında bulundu.

Duruşmada, diğer tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

Dün başlayan duruşmada sanıklara kimlik tespiti yapılmış, iddianamenin özeti okunmuştu.

İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan 1 Nolu duruşma salonunda görülen duruşmada bugün sanık savunmalarının alınması bekleniyor.

Aziz İhsan Akaş soruşturması kapsamında duruşmanın ilk günü 27 Ocak'ta gerçekleştirildi.

İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer ile Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıkların da katıldığı duruşmada, CHP'li bazı genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanıkların yakınları da izleyici olarak yer aldı.

Sanık avukatlarının usule ilişkin bazı soruları ve taleplerinin dinlenmesinin ardından duruşmaya ara verildi.

Yaklaşık 1,5 saat süren aranın ardından devam eden duruşmada mahkeme heyeti, avukatların taleplerinin, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu, iddialar arasındaki bağlantılar, usul ekonomisi ilkesi, yargıda hedef süre ilkesi gibi hususları değerlendirerek, reddine karar verdi.

KİMLİK TESPİTİ  Duruşmada daha sonra sanıkların kimlik tespiti yapıldı.

AYLIK GELİRLERİ SORULDU  Ceyhan Belediye Başkanı Aydar, aylık gelirinin 100 bin lira, Avcılar Belediye Başkanı Çaykara ise 130 bin lira olduğunu belirtirken, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar ise 'Zamlar var, herhalde 370 bin olmuştur.' ifadesini kullandı.

Seyhan Belediye Başkanı Tekin aylık gelirinin 150 bin lira olduğunu, avukatlık yapan tutuklu sanık eşi Celal Tekin de gelirinin 500 bin lira olduğunu beyan etti.

CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimine hile karıştırıldığı iddiasına ilişkin davanın 6 Ocak'taki duruşmasında, müteahhitlik yaptığını ve aylık gelirinin 400-500 bin lira olduğunu beyan eden Beşiktaş Belediye Başkanı Akpolat ise bu duruşmadaki kimlik tespitinde, tüm mal varlığına el konulduğu için şu an bir gelirinin olmadığını ifade etti.

Esenyurt Belediye Başkanı Özer aylık gelirinin 150 bin lira olduğunu belirterek, adli sicil kaydına ilişkin de geçen hafta verilen hapis cezası kesinleşmediği için şu an adli sicil kaydı olmadığını söyledi.

Sanık Aziz İhsan Aktaş ise kimlik tespitinde aylık gelirinin 250 bin lira olduğunu söyledi.

Mahkeme başkanı, kimlik tespitinin tamamlanmasının ardından iddianamenin özetini okudu.

Duruşma, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına başlanmak üzere yarına ertelendi.

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı Aziz İhsan Aktaç Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'nde CHP'li belediyelerden elde edilen 1 milyar 170 milyon liralık vurgun, milyon dolarlık rüşvet iddiaları ve 7 CHP'li belediye başkanının da aralarında olduğu 200 sanık yer alıyor.

Duruşmanın 1 ay sürmesi bekleniyor. 40'ı tutuklu 200 şüpheli hakkında, geçtiğimiz 20 Ekim günü 579 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet çarkının anlatıldığı iddianamede yargılama başladı.

İstanbul 1.

Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen dava yoğun katılım ve güvenlik önlemleri nedeniyle Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumlarının karşısındaki duruşma salonlarında gerçekleştiriliyor. 1.1 MİLYARLIK VURGUN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Aktaş'ın liderliğindeki suç örgütü gibi örgütlerin şirketleşerek yasal görünümlü bir yapıya bürünerek kara para aklayan bir mekanizmaya dönüştüğüne dikkat çekilmişti. 2021-2025 arasında suç örgütüne ait aralarında İçkale, Elif LPG, Barka, Bilginay ve Vekontek gibi 20'ye yakın şirket üzerinden aklandığı tespit edilen toplam suç gelirinin 1 milyar 170 milyon 268 bin 645 lira olduğu tespit edilmişti.

CHP'li Beşiktaş Belediyesi'nde, üst düzey yöneticilere 100 milyon liraya kadar rüşvet verildiği, ödemelerin şoförler aracılığıyla elden yapılarak gizli defterlere kaydedildiği tespitleri, dikkat çeken detaylar arasındaydı.

İBB SEÇİMLERİ ARDINDAN ROTAYI İBB İŞTİRAKLERİNE KIRDI Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanı seçilmesinin ardından örgütün, rotayı ilçe belediyelerinden İBB iştiraklerine kırdığı ve Aktaş'ın CHP'li belediyeleri adeta ele geçirdiği iddianamede anlatılmıştı.

İddianamedeki önemli detaylardan biri de CHP'li Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ozan İş'in ifadeleri olmuştu.

CHP'li Beşiktaş Belediyesi'nde dönen rüşvet çarkını gözler önüne seren İş, Rıza Akpolat ile yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın, Beşiktaş'taki inşaatlara ve işyerlerine ait ruhsatların onayı karşılığında iş insanlarından toplam 50 milyon dolar rüşvet aldığına dair itirafları olmuştu.

TEK TEK TESPİT EDİLDİ İddianamede, CHP'li Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın seçim çalışmalarında kullanılmak üzere 5 milyon 500 bin lira nakit ve araç desteği aldığı, CHP'li Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'e suç örgütüne ait firmaların aldığı ihaleler karşılığında 1 milyon dolar verildiği, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'a 300 bin dolar nakit teslim edildiği ve Yumurtalık'taki iki taşınmazın, gerçek değerinin çok üzerinde 20 milyon lira karşılığında yeğeni Uğur Aktaş adına devredildiği ortaya çıkmıştı. 178 MİLYONLUK PR MASRAFI Rıza Akpolat'ın özel kalem müdürü Emirhan Akçadağ, 58 milyon liraya yakın toplanan rüşvet parasının 'PR' adı altında gazetecilere dağıtıldığını itiraf etmişti.

Ayrıca, 120 milyon liranın da Ankara'da CHP'nin tüzük kurultayına katılanların, uçak biletleri ve otel masrafları için harcandığı saptanmıştı.

ÖRGÜT LİDERİ İTİRAFÇI OLDU Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Ocak'ta gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak yolsuzluk ve rüşvet çarkına dair önemli itiraflarda bulunan Aktaş, 4 Haziran'da ev hapsi şartıyla tahliye edildi. 22 Ağustos tarihinde ise Aktaş'ın ev hapsi şeklindeki adli kontrol kararı da kaldırıldı.

Soruşturma kapsamında Aktaş'ın, 16 şirketine el konulmuş ve TMSF kayyum olarak atanmıştı. 7 CHP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI SANIK İddianamede, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın, 'İhaleye fesat karıştırma' ve 'Rüşvet alma' suçlarından 6 yıldan 18 yıla kadar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 'İhaleye fesat karıştırma' ve 'Özel belgede sahtecilik' suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise 'Rüşvet alma' suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapisleri talep ediliyor.

RÜŞVETÇİ VEKİLLERE FEZLEKE Soruşturmada itirafçı olan Aziz İhsan Aktaş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında verdiği etkin pişmanlık ifadesinde, Seyhan Belediyesi'ndeki hakedişleri karşılığında Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Burhanettin Bulut'a, Oya Tekin'in eşi aracılığıyla Ankara'da 1 milyon dolar verdiğini söylemişti.

Aktaş, ayrıca Ekrem İmamoğlu'nun verdiği talimat üzerine 2024 yerel seçimleri öncesinde 'seçim için destek' ödemesi adı altında para toplanmış, bu doğrultuda Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'a 5 milyon lira rüşvet verdiğini aktarmıştı.

Bu iddialar doğrultusunda CHP'li milletvekilleri Özgür Karabat ve Burhanettin Bulut hakkında 'Rüşvet alma' suçundan fezleke düzenlenip yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmişti.

RIZA AKPOLAT'IN 337 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR Görevden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın, 'Suç örgütüne üye olma', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Resmi belgede sahtecilik', 'Özel belgede sahtecilik', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Rüşvet alma', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ve 'Haksız mal edinme' suçlarından toplamda 133 yıldan 337 yıla kadar hapsi isteniyor.

AKTAŞ, 82 SUÇ EYLEMİNDEN SORUMLU İddianamede, suç örgütü lideri olduğu belirtilen Aziz İhsan Aktaş'ın, 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Edimin ifasına fesat karıştırma', 'Resmi belgede sahtecilik', 'Özel belgede sahtecilik', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Rüşvet verme', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'Gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından 704 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aktaş iddianamede 82 suç eyleminden sorumlu tutuldu.

KILIÇDAROĞLU: AKLANIN GELİN CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da CHP'li belediye başkanlarıyla ilgili açılan davalarla ilgili, 'İddianameler ortada, ne söylememi bekliyorlar ki.

Bu arkadaşlar rüşvetlerle anılabilir, bir sorun yok mu dememi bekliyorlar.

CHP yolsuzluk iddialarına kalkan edilecek bir parti değildir.

Bu arkadaşlar gidip aklansınlar gelsinler, görevlerine devam etsinler' ifadelerini kullanmıştı.

İlgili Sitenin Haberleri