Haber Detayı

Batı Trakya Türkleri, sorunların çözümü için Yunan devletinin kendileriyle istişare etmesini istiyor
Güncel haberler.com
29/01/2026 11:13 (1 saat önce)

Batı Trakya Türkleri, sorunların çözümü için Yunan devletinin kendileriyle istişare etmesini istiyor

Batı Trakya Türk Azınlığının ileri gelen isimlerinden İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa ile İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı olan gazeteci Ozan Ahmetoğlu, 29 Ocak Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü'nde azınlığın sorunlarının çözülmesi için Yunanistan...

Batı Trakya Türk Azınlığının ileri gelen isimlerinden İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa ile İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı olan gazeteci Ozan Ahmetoğlu, 29 Ocak Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü'nde azınlığın sorunlarının çözülmesi için Yunanistan devletinin kendileriyle istişarede bulunmasını istediklerini belirtti.İskeçe Seçilmiş Müftüsü Trampa ile Ahmetoğlu, 29 Ocak 1988'de başlayan mücadelenin azınlık için önemini AA muhabirine değerlendirdi.Trampa, 29 Ocak 1988'in Batı Trakya Türk Azınlığının özgürlükler ve hak mücadelesi açısından önemli bir gün olduğunu anlatarak, 1980'li yıllarda Yunanistan'da azınlığın milli kimlik başta olmak üzere birçok alanda sorun yaşadığına dikkati çekti.O yıllarda adında Türk ismi geçen derneklerin kapatılması, Batı Trakyalı Türklere ait arazilerin istimlak edilmesi, Yunanistan'dan ayrılan azınlığın Yunan vatandaşlığından çıkarılması, Türk siyasetçilere hapis cezası verilmesi gibi çok sayıda sorunun yaşandığını vurgulayan Trampa, 29 Ocak 1990'da ise bölgedeki Türklerin dükkanlarının yağmalandığı bir vandalizm yaşandığını ifade etti."Batı Trakya'nın iradesi göz önüne alınmıyor"Trampa, o günlerde başlayan vakıflar meselesi, eğitim sorunu, müftü meselesi birçok sorunun bugün de devam ettiğini belirterek, gelinen noktada "Batı Trakya" kavramının bile bir dernek isminde yer almasının Yunan devleti için sorun teşkil ettiğini aktardı.Sorunların hala çözüme ulaşmamış olması nedeniyle 29 Ocak mücadele ruhunun da azınlık içerisinde devam ettiğini dile getiren Trampa, "Batı Trakya Türk Azınlığı, uluslararası anlaşmalarla hakları belirlenmiş bir azınlıktır.

Yunan devleti sürekli adım atıyor.

Biz hep iyi niyetli yaklaşıyoruz ancak hiç iyi niyetli adımlar atıldığını görmedik çünkü bu adımlar atılırken Batı Trakya'nın iradesi göz önüne alınmıyor.

Bu adımlar Batı Trakya'nın iradesini yansıtmıyor." diye konuştu.Batı Trakya'ya Yunan devletinin tayinle müftü atamasını azınlığın kabul etmediğini söyleyen Trampa, "Azınlık bunu niye kabul etmiyor?

Çünkü siz azınlık hakkında karar veriyorsunuz ama azınlıkla diyaloğa girmiyorsunuz.

Anlaşmalar ne diyor, bu toplum ne istiyor?

Toplumun değerleri ne söylüyor?

Gelin bunları konuşalım.

Gelmiyorlar çünkü ön yargıyla yaklaşıyorlar." görüşlerini paylaştı."Biz buranın vatandaşıyız, insanıyız, asırlardır burada yaşıyoruz"Ahmetoğlu da 29 Ocak 1988'de Batı Trakya'da on binlerce Türk'ü sokaklara çıkaran sebebin o dönem yaşanan haksızlıklara karşı bir hak mücadelesi olduğunu kaydetti.Batı Trakya Türk Azınlığının 1980'lerde evlerinin tadilatından traktör edinme iznine kadar bürokratik alanda birçok sorunla karşılaştığını anımsatan Ahmetoğlu, "Batı Trakya Türkleri, son derece zor şartlarda basit vatandaşlık haklarından mahrum bırakılarak bir baskı ve ayrımcılık rejimi altında yaşıyordu." dedi.Ahmetoğlu, Gümülcine Türk Gençler Birliği ile Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliğinin isimlerinde Türk kelimesi olması nedeniyle kapatılmalarının da 29 Ocak 1988'e giden süreçte etkili olduğuna değinerek, bu tarihte Batı Trakya Türklerinin sokağa çıkış nedenleri için şunları anlattı: "Tabii ki Batı Trakya Türkleri kendi milli kimliklerinin inkarını protesto etti.

Evet, bizim kimliğimiz inkar edilemez ama bunun yanı sıra bizim bir insan, bir vatandaş gibi yaşamamız gereken haklarımızı da istiyoruz.

Yani biz buranın yabancısı değiliz.

Biz buranın vatandaşıyız, insanıyız, asırlardır burada yaşıyoruz ve burada insan gibi yaşamayı istiyoruz."29 Ocak 1988'in Lozan Antlaşması'ndan bu yana Batı Trakyalı Türklerin en büyük toplumsal tepki olayı olduğunu vurgulayan Ahmetoğlu, "O güne kadar Türk azınlığında örneği görülmemiş bir tepki ve kararlılık olayıydı." diye konuştu.Ahmetoğlu, öte yandan 1989 ve 1990 seçimlerinde Batı Trakyalı Türklerin kendi adaylarına seçmede gösterdiği kararlılığın da Yunanistan hükümetinin azınlığa karşı en azından tamirat, onarım, iş yeri açma, traktör izinleri gibi bürokratik konularda yumuşamasına neden olduğunun altını çizerek, "Ancak kolektif haklarda, özellikle de anlaşmalarla bize verilen müftülük, vakıflar, milli kimlik, azınlık eğitimi gibi haklarda ne yazık ki bırakın aşama kat etmeyi, gerileme var." ifadelerini kullandı."Bir milli güvenlik sorunu değiliz"İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ahmetoğlu, Batı Trakya Türk Azınlığının Yunanistan hükümetinden bundan sonraki beklentilerini, "Azınlık eğitiminin bir tehlike olarak değil, bir hak olarak görülmesi, çağdaş bir eğitim anlayışının benimsenmesi, müftülük konusunda azınlık ile istişare yoluna gidilmesi, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan azınlık için bir kalkınma programının hayata geçirilmesi, milli kimliğin tanınması" olarak sıraladı.Ahmetoğlu, Batı Trakya Türklerinin Yunanistan için asla bir tehlike olmadığını ve olmayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Biz Batı Trakya'daki Türk azınlığın uluslararası hukuk normlarında hayatına devam etmesini istiyoruz.

Yunanistan'ın da bu bakış açısıyla bize bakmasını bekliyoruz.

Biz bir milli güvenlik tehdidi, bir milli güvenlik sorunu değiliz.

Tam aksine hem Batı Trakya bölgesi hem de Yunanistan için bir zenginliğiz, bir rengiz."

İlgili Sitenin Haberleri