Haber Detayı
‘Nipah pandemisi’ kapıda mı... 27 yıllık virüste salgın endişesi
Hindistan’da yarasalardan bulaşan ve ilk kez 1999 yılında keşfedilen Nipah virüsü nedeniyle alarm verildi. DSÖ, virüsü ‘salgın riski taşıyan’ patojenler arasında sınıflandırarak acil araştırma çağrısında bulundu. Peki bu virüs yeni bir pandemiye neden olur mu? Uzmanlar Hürriyet’e yanıtladı.
COVID-19’dan sonra dünya her yeni virüste diken üstünde.
Bu yeni korku dalgalarından biri de Nipah virüsü.
Hindistan’da yayılan virüs aslında ilk olarak 1999 yılında Malezya ve Singapur’daki salgının ardından keşfedildi.
Hindistan’a sıçrayınca korkutucu hale geldi.
Zira Hindistan dünyanın en kalabalık nüfusu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), virüsü ‘salgın riski taşıyan’ patojenler arasında sınıflandırarak acil araştırma çağrısında bulundu.
Bu virüs yeni bir pandeminin başlangıcı olabilir mi?
Tehlikenin boyutu ne?
Uzmanlara sorduk, işte cevapları...
BULAŞ HIZI DÜŞÜK- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof.
Dr.
Bülent Ertuğrul: “Yeni bir virüs değil.
Fakat Hindistan’a sıçraması endişe kaynağı oldu.
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre bulaş yakın temasta ve genellikle hasta kişiye bakan kişilerde oluyor.
Bulaş hızı da COVID-19 kadar yüksek değil.
Virüsün bilinen net bir tedavisi yok.
Grip gibi belirtilerle başlıyor, vücut salgıları ile yayılıyor.
Eğer akciğerlere yerleşirse zatürre, beyne yerleşir ise beyin iltihabı olarak bilinen ensefalit yapıyor.
Ensefalit bilinç değişikliği, nöbetler gibi semptomlar yapabiliyor.
İnsandan insana yakın temas ile bulaş oluyor.
Yanınızda hasta kişi hapşırır veya öksürürse size bulaşabilir.
Ancak virüs daha kolay bulaşır hale gelirse o zaman büyük risk.” Gözden Kaçmasın 40 yaş altı kişilerde vakalar hızla artıyor!
Neden bu kadar çok genç tiroid kanserine yakalanıyor?
İşte gözden kaçan hayati belirtiler Haberi görüntüle YARASA KAYNAKLI- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç.
Dr.
Hüsrev Diktaş: “Nipah’ın çıkış noktası meyve yarasaları.
Yarasanın tükürüğü, idrar ya da dışkısıyla kirlenmiş gıdalar üzerinden bulaşıyor.
İlk salgında yarasalardan domuzlara, oradan insanlara bulaşmıştı.
Bazı bölgelerde çiğ hurma palmiyesi özsuyu gibi içecekler de yarasa salgılarıyla kirlendi.
Ülkemiz bu yarasaların doğal yaşam alanı içerisinde yer almamaktadır.
Ancak Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerine seyahat eden vatandaşlarımızın dikkatli olması büyük önem taşımaktadır.
Bu ülkelere seyahat eden kişilerin açıkta satılan yiyeceklerden, meyve sularından ve hijyeninden emin olunmayan gıdalardan kesinlikle kaçınması gerekir.
Ayrıca meyve yarasalarının bulunduğu alanlarda temas riskine karşı son derece dikkatli olunmalıdır.” ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ- Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr.
Süveyda Gözüküçük: “Dünya Sağlık Örgütü, Nipah virüsünü Ebola, Zika ve COVID-19 ile birlikte küresel salgına neden olma potansiyeli nedeniyle öncelikli araştırılması gerektiren hastalıklar arasında listeledi.
Nipah salgını neredeyse her yıl Asya’nın belirli bir kısmında, sıklıkla Bangladeş ve Hindistan’da gözleniyor.
Erken tanı, hastalığın semptomlarının spesifik olmaması sebebiyle oldukça zor olabilir.
Ancak erken tanı hayatta kalma şansını artırmak, yayılımı engellemek, salgını kontrol altına almak için önemlidir.
Boğaz ve burun sürüntülerinde, idrarda, kanda ve beyin-omurilik sıvısında RT-PCR ile virüs gösterilebilir.” Gözden Kaçmasın Altını üstünü iyi düşünün!
Haberi görüntüle NASIL BULAŞIYOR BELİRTİLERİ NELER - Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Nipah virüsü:- Malezya’da ve Singapur’da da görülen ilk salgında, insan enfeksiyonlarının çoğu hasta domuzlarla veya onların kontamine olmuş dokularıyla doğrudan temas sonucu meydana geldi.- Bangladeş ve Hindistan’da daha sonra meydana gelen salgınlarda, enfekte meyve yarasalarının idrarı veya tükürüğüyle kirlenmiş meyvelerin veya meyve ürünlerinin (örneğin çiğ hurma suyu) tüketimi enfeksiyonun en olası kaynağı oldu.- Nipah virüsünün insandan insana bulaşmasının, enfekte hastaların aile üyeleri ve bakıcıları arasında da bildirildiği belirtiliyor.- Hasta kişilerde ilk başta ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi belirtiler görülüyor.
Bunu baş dönmesi, uyuşukluk, bilinç değişikliği ve akut ensefaliti gösteren nörolojik belirtiler takip edebiliyor.
Bazı kişilerde atipik zatürre ve akut solunum yetmezliği de dahil olmak üzere ciddi solunum problemleri de görülebiliyor.
Şiddetli vakalarda ensefalit ve nöbetler meydana geliyor ve 24 ile 48 saat içinde komaya yol açıyor.- Kuluçka süresinin (enfeksiyondan semptomların başlangıcına kadar geçen süre) 4 ila 14 gün arasında değiştiği düşünülüyor.
Bununla birlikte 45 güne kadar uzanan bir kuluçka süresi de bildirildi.