Haber Detayı
Uyuşturucu tüm ailemizi çökertti
Çocukları madde bağımlılığı ile mücadele eden aileler tedavi imkanına ulaşamıyor. Binlerce aile çocuklarını yatırabilecekleri bir yer arıyor.
TÜRKİYE’de uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelede tedavinin geri plana itildiği ailelerin çarpıcı tanıklıklarıyla gözler önüne serildi.
Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezleri’nin (AMATEM) sayısı ve kapasitesi ihtiyacı karşılamaktan uzak kalırken, binlerce aile çocukları için “yatıracak yer” arıyor, bulamayınca çaresizlikle baş başa kalıyor.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu 2025’te 35 AMATEM, 14 ÇEMATEM’in hizmet verdiğini açıklamıştı.‘SEÇENEĞİMİZ YOK’Tekirdağ’da yaşayan Senem G., 25 yaşındaki oğlu Kaan’ın 17 yaşında madde kullanmaya başladığını anlattı.
Esrarla başlayan sürecin zamanla metamfetamine evrildiğini belirten Senem G., “Oğlum üniversitede makine bölümünü okuyordu.
Küçük kızımın psikolojisi bozulmasın diye annemin yanına gönderdik.
Devletin yetersiz tedavi merkezleri dışında seçeneğimiz yok.
Ankara Temelli’de ücretsiz bir rehabilitasyon merkezinde 17 gün kalabildi, durmadı.
İçicilikten dört suç kaydı var, 104 gün cezaevinde kaldı ama tedavi yoktu” dedi.
Senem G., “Ben sadece kendi çocuğum için değil, herkes için yardım istiyorum” diyerek yaşadığı mücadelenin bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu vurguladı.‘OĞLUM CEZAEVİNDE’Sakarya’dan Tokat’a taşınmak zorunda kalan Sevim A. ise iki oğlundan birinin 14 yaşında madde kullanmaya başladığını söyledi. “Geç fark ettik.
O günden beri ağlamadığımız gün yok” diyen Sevim A., AMATEM’lerden özel doktorlara kadar her yere başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını ifade etti.
Büyük oğlunun şu an Tokat T Tipi Cezaevi’nde çoklu madde kullanımından tutuklu olduğunu belirten Sevim A., “Maddi manevi bittik.
Küçük oğlumun psikolojisi de çöktü, tedavi görüyor.
Ayda 17 bin lira kazanıyorum, eşim emekli ama maaşı icrada.
Oğluma harçlık gönderebilmek için çalışıyorum” sözleriyle yaşadıkları yıkımı anlattı.‘ECZANEYE BORÇLUYUM’K. ise bağımlılığın aileler üzerindeki ekonomik yüküne dikkati çekti. 32 yaşındaki oğlunun çoklu madde bağımlısı olduğunu, bu nedenle beş yıl cezaevinde kaldığını anlatan A.
K., “Her bağımlı bir noktadan sonra satıcı oluyor.
Oğlumun bir iğnesi 10 bin lira, ayda iki tane yaptırıyorum.
Eczaneye 40 bin lira borcum var, veresiye yazdırıyorum.
Hükümlü olduğu için iş de bulamıyor” dedi.
Aileye ait berber dükkanının da uyuşturucu nedeniyle borçlardan kapandığını söyledi.
Bursa’da yaşayan Nazmi K. ise 21 yaşındaki oğlunun rehabilitasyon merkezine yatmayı reddettiğini belirterek, “İlaç veriliyor ama kullanırken gizlice tekrar içiyor. ‘Kendim bırakırım’ diyor.
Evde içmesine izin veriyoruz, içmeyince sinirleniyor.
Oğlum cezaevinde yatsa daha iyi diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.‘HER ŞEYİMİZİ KAYBETTİK’İstanbul Esenyurt’ta iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Bedia T.’nin hikayesi ise bağımlılığın yalnızca kullanıcıyı değil, tüm aileyi nasıl çökerttiğini ortaya koydu.
Eşinin kullanmak ve satmaktan 12 yıl 6 ay ceza aldığını, bir yıldır cezaevinde olduğunu söyleyen Bedia T., “Evimiz, arabamız vardı, hepsini bu uyuşturucu belası yüzünden kaybettik.
Temizlik işlerine gidiyorum.
Kiranın, banka borçlarının altında eziliyoruz.
Bu sadece bir kişinin değil, bütün ailenin hayatını altüst ediyor” şeklinde konuştu.Dünyada neler yapılıyor?RUSYA mahkemelere zorunlu tedaviye sevk etme yetkisi verdi.
Çin’de devlet eliyle işletilen zorunlu rehabilitasyon merkezlerinde geçmişte milyonlarca kişinin tutulduğu bilinirken, Vietnam, Kamboçya, Tayland, Malezya, Myanmar, Endonezya, Filipinler ve Singapur gibi ülkelerde de zorunlu rehabilitasyon uygulamaları yapılıyor.
Avrupa’da ise İsveç, ağır bağımlılık ve toplumsal tehlike durumlarında mahkeme kararıyla zorunlu tedaviye izin verirken, Almanya bazı hükümlüler için zorunlu madde tedavisi uyguluyor.
ABD’nin bazı eyaletlerinde ailelerin bağımlı bireyleri tedaviye zorunlu sevk edilmesinin önü açıldı.
Portekiz, cezadan ziyade halk sağlığını merkeze alan bir model sunuyor.‘ASIL SORUN TEDAVİYE ERİŞİM’Bağımlılık konusunda çalışmalar yapan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, AMATEM ve ÇEMATEM sayının nüfus ve ihtiyaç karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
Esen, “Sahada ailelerin en sık söylediği cümle ‘yatıracak yer bulamıyoruz’.
Erken müdahale eksikliği ve zorunlu tedavinin olmaması bağımlılığı kronikleştiriyor” dedi.‘SOSYAL DEVLETİN İFLASI’TBMM’de Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyesi ve CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, uyuşturucu meselesinin artık bir asayiş sorunu olmaktan çıktığını belirterek, “Bu tablo sosyal devletin iflasıdır.
Annelerin ‘yatıracak yer bulamıyoruz’ feryadı görmezden geliniyor” dedi.ARAŞTIRMA ÖNERGESİNE RETİYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise uyuşturucu kullanımının ilkokul çağlarına indiğini belirterek, “Organize suç örgütleri kol geziyor, çocuklar Telegram gruplarında suç ağlarının içine çekiliyor.
Bu bir ulusal felakettir” dedi.
Çömez, İYİ Parti’nin uyuşturucuya ilişkin verdiği araştırma önerisinin reddedildiğini de hatırlattı.