Haber Detayı
İSO: Gümrük Birliği mevcut haliyle sanayi için bir pranga
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Gümrük Birliği’nin tüm boyutlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, mevcut yapının sanayi üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturduğunu söyledi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin Ocak ayı olağan toplantısında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği’nin mevcut haliyle sanayi için bir pranga haline geldiğini belirterek, kapsamlı bir güncelleme ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini vurguladı. “Küresel Görünüm ve 2026’da Sanayimizi Bekleyen Riskler-Fırsatlar” ana gündemiyle yapılan toplantıda konuşan Bahçıvan, AB’ye tam üyeliğin kısa vadede mümkün görünmemesi halinde, Gümrük Birliği’nin tüm alanlarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bahçıvan, her sektörün kendi durum analizini yapacağı, risk ve fırsatların birlikte ele alınacağı yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
AB’de gündeme gelen “Made in Europe” yaklaşımına ilişkin olarak Bahçıvan şu değerlendirmeyi yaptı: “Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde.
Bu durumda Made in Europe’dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak?
Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında.
STA’lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri.
AB üyesi olmadığımız için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var.
Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum.
AB’nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme.
Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin’in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor. Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz.
Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli.
Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz.” Beklenti, enflasyonun yıl sonunda yüzde 20’ye doğru gerilemesi Yeşil Dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenlemesi ve serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye üzerindeki etkilerine dikkat çeken Bahçıvan, AB üyesi olunmaması nedeniyle imzalanan STA’ların Türkiye’yi olumsuz etkilediğini ve ticaret dengesizliklerine yol açtığını kaydetti.
AB’nin MERCOSUR ve Hindistan ile yaptığı yeni anlaşmaların da rekabet baskısını artıracağı uyarısında bulundu.
Küresel ekonomide yüksek belirsizliğin “yeni normal” haline geldiğini belirten Bahçıvan, jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinden risk yarattığını, ancak Türkiye’nin jeopolitik konumu ve ekonomik kapasitesiyle önemli fırsatlara da sahip olduğunu söyledi.
Türk sanayisinin ürün ve pazar çeşitliliği açısından güçlü bir konumda olduğuna işaret eden Bahçıvan, bu avantajın küresel dalgalanmalara karşı daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Makro-finansal istikrarın yeniden tesis edilmeye başlandığını belirten Bahçıvan, enflasyonun yıl sonunda yüzde 20’ye doğru gerilemesini beklediklerini, cari açığın sürdürülebilir seviyelerde seyrettiğini ifade etti.
Bahçıvan, 2026’nın bir reform yılı olması gerektiğini vurgulayarak, sanayide yapısal dönüşümü, verimlilik artışını ve teknoloji yatırımlarını destekleyecek bir kaynak tahsis mekanizmasının reform ajandasının ilk sırasında yer alması gerektiğini söyledi.