Haber Detayı
Roma'dan savaşa itiraz: 'Avrupa silahlanarak kendi kendini yok ediyor'
İtalya'nın başkentinde düzenlenen uluslararası konferansta asker, diplomat ve siyasetçiler Ukrayna savaşına dair Batı ezberini hedef aldı. Silah sevkiyatlarının durdurulması, NATO’nun Ukrayna’dan uzak tutulması ve Rusya’yla ilişkilerin yeniden kurulması çağrısı öne çıktı.
Centro Studi Eurasia e Mediterraneo (Avrasya ve Akdeniz Çalışmaları Merkezi) tarafından düzenlenen kamuya açık konferans, 24 Ocak cumartesi günü Roma’daki Centro Congressi Cavour Kongre Merkezi'nde düzenlendi.
Toplantıda Ukrayna’daki savaşın geldiği nokta, Avrupa’nın izlediği hat ve olası senaryolar masaya yatırıldı.
Etkinliğe askerî, diplomatik ve siyasi çevrelerden dikkat çekici isimler katıldı.
Konuşmacılar arasında General Francesco Cosimato, General Maurizio Boni, milletvekilleri Roberto Vannacci ve Stefania Ascari, eski büyükelçiler Elena Basile ve Marco Carnelos ile araştırmacı gazeteci Giorgio Bianchi yer aldı.
SİLAH SEVKİYATI DURMALI Konferansta konuşan isimlerin neredeyse tamamı, Ukrayna’ya yönelik silah sevkiyatlarının derhal sona erdirilmesi gerektiği konusunda mutabık kaldı.
Avrupa ekonomisinin giderek “militarize” edildiği vurgulanırken, bu sürecin devam etmesi halinde kıtanın devasa bir savaş makinesine dönüşeceği uyarısı yapıldı.
Konuşmacılara göre Kiev’e yapılacak yeni silah sevkiyatları, çatışmayı sona erdirmek yerine savaşın Avrupa geneline yayılma riskini artırıyor.
Asıl hedefin, çatışmaların mümkün olan en kısa sürede durdurulması olması gerektiği vurgulandı.
NATO UKRAYNA’YA GİRERSE KIRMIZI ÇİZGİ AŞILIR Toplantının en net başlıklarından biri de NATO’nun Ukrayna’ya asker konuşlandırması ihtimali oldu.
Bu senaryonun Batı ile Rusya’yı doğrudan savaşa sürükleyeceği, dünyanın Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğine geleceği ifade edildi.
Konuşmacılar, savaş sonrası Ukrayna’nın tarafsız bir statüye kavuşmasının hem Avrupa-Rusya bölünmesini azaltacağı hem de kalıcı bir çözümün önünü açabileceği görüşünde birleşti.
YAPTIRIMLAR AVRUPA’YI VURUYOR Avrupa Birliği’nin izlediği yaptırım politikalarının ve diplomasi eksikliğinin bedelini sıradan Avrupalıların ödediği vurgulandı.
Anti-Rus yaptırımlar, artan askerî harcamalar, şirketlerin ABD’ye taşınması ve Ukrayna ekonomisine aktarılan kaynakların yaşam standartlarını ciddi biçimde düşürdüğü ifade edildi.
ABD’nin Avrupa’ya yönelik açık ve örtük tehditleri, enerji kaynaklarını bir baskı unsuru olarak kullanma ihtimali ve hatta Grönland üzerindeki fiili planları hatırlatılarak, Avrupa’nın jeopolitik ve ekonomik rotasında köklü bir değişime ihtiyaç olduğu belirtildi.
Enerji güvenliği açısından Rusya ile ekonomik ve stratejik ilişkilerin acilen yeniden tesis edilmesi gerektiği vurgulandı.
RUSYA’NIN GÜVENLİĞİ YOK SAYILAMAZ Konferansta, Avrupa ile Rusya arasındaki çatışma rotasının tersine çevrilmesi gerektiği görüşü öne çıktı.
Moskova’nın askerî güvenlik kaygılarının görmezden gelinmesinin nükleer bir tırmanma riskini artırdığı ifade edildi.
Batılı liderlerin Rusya’nın “kırmızı çizgilerini” test etmemesi gerektiği vurgulanırken, Rusya’nın köşeye sıkıştırılması halinde tüm askerî kapasitesini devreye sokabileceği uyarısı yapıldı.
YENİ KRİZ UYARISI: MOLDOVA Konuşmacılar, Ukrayna meselesinin çözümsüz bırakılması halinde bir sonraki patlama noktasının Moldova olabileceğine dikkat çekti.
Böyle bir krizin Avrupa genelinde zincirleme bir etki yaratabileceği belirtildi.
ÇİN ÖRNEĞİ Toplantının dikkat çeken vurgularından biri de Çin örneği oldu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifelerine karşı Pekin’in “simetrik” bir karşılık verdiği, bunun sonucunda ABD’den geri adım ve saygı gördüğü hatırlatıldı.
Bu örnek, Avrupa’nın edilgen değil kararlı bir tutum benimsemesi gerektiğinin kanıtı olarak sunuldu.
AVRASYA GÜVENLİĞİ OLMADAN BARIŞ OLMAZ Konferansın ortak sonucu netti: Yeni bir Avrasya güvenlik mimarisi kurulmadan, Moskova ile Kiev arasında kalıcı bir anlaşma mümkün değil.
Avrupa’nın mevcut çizgide ısrar etmesi ise savaşı değil, daha büyük bir felaketi davet ediyor.