Haber Detayı
İbrahim Tatlıses’in Sesi Yoktu
İran’da halk sokaklarda. Kimi “Daha fazla özgürlük” istiyor, kimi de mevcudun devamını. Oradan oraya savrulan kocaman bir ülke... Acı çeken insanlar ve bitmek bilmeyen bir mücadele.
İran’dan korkunç haberler geliyor.
Koca ülke ile iletişim buhar oldu adeta.
Sızan kimi haberlere göre binlerce, kimi haberlere göre de on binlerce gösterici öldürüldü.İran; görmeyenlerin, bilmeyenlerin anlayamayacağı bir yerdir.
Şah’ın despotluğundan bir başka kapalı rejime savrulan bir ülkedir.
Kültürlü, entelektüel insanların, şair ruhlu canların ülkesidir.Dili şiir gibidir, şiiri senfoni gibi.
Tahran’da okuyan bir dostumun tanımlaması gün gibi aklımda durur:“İran dili cilvelidir.”İlk gittiğim yıl 1994’tü.
Gazetecilere vize vermiyorlardı.
Biz de iki kişi turist gibi gittik.Elçilikte bir görevli bize döndü ve sordu: Siz kimsiniz?Biz: Turistiz.Görevli: İran’a turist gelmez.
Şimdi söyleyin, siz kimsiniz?Gazeteci olduğumuzu söyleyince de basın kimliklerimizi istedi ve ekledi: “Şimdi sizi bu kimliklerle yakalarlarsa iki ay nerede olduğunuzu bulamayız.
Bize sıkıntı olur.
Giderken alırsınız.”Ve gerçekten dönerken elçiliğimize uğradık ve kimliklerimizi geri aldık.30 yılı aşkın zaman olmuş.
Ama aklımda kalan sahne şöyle bir şey: Tahran’da 4-5 basamak inerek girilen bir esnaf lokantası.
Safranlı pilav yiyoruz ve fonda İbrahim Tatlıses’in şarkısının giriş bölümü çalıyor.
Sonra sözler gelmeli; ancak bir türlü gelmiyor.
Şarkı enstrümantal olmuş.
O zamanki yönetim insan sesinin “haram” olduğuna karar vermiş meğerse.
Bütün şarkılardan sözler silinmiş.Aradan geçen 32 yıldan beri İran halkı belki şarkılarının sözlerini geri kazandı; ancak bunun için çok mücadele verdi, çok acı çekti.
Ve belli ki daha da çok acılı bir yolu var.