Haber Detayı
Birlik değil gümrük ikiliği
“MALLARIMIZIN serbest dolaşımı için anlaşmamız var. Ama onları taşıyacak TIR’lara kota uygulanıyor. Malların sahibi işinsanları ise vize engeliyle karşı karşıya. Ben bir işinsanı olarak bu durumu anlamıyorum. Çözüm bekliyoruz.”
Bu sözlerin sahibi Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak.
Olpak kasım ayında Brüksel’de bizzat takip ettiğim AB-Türkiye İş Zirvesi’nde söyledi bu sözleri.
Aradan yaklaşık 2 ay geçti, durumda bir değişiklik yok.
Yıllardır üye olmak için AB kapısında bekletilen Türkiye yetmezmiş gibi 30 yılın sonunda köhneleşmiş gümrük birliği anlaşmasıyla ekonomik anlamda da zarara uğratılıyor.
AB menşeli malların yanı sıra AB’nin serbest ticaret anlaşması yaptığı ülkelerin malları elini kolunu sallayarak Türkiye’ye girerken, Türkiye aynı pazarlara mal satmaya kalktığında gümrük vergileriyle, kotalarla karşılaşıyor.
Gümrük Birliği yıllardır tek taraflı Türkiye aleyhine çalışıyor.
AB tarafı, devlet yetkililerinin, iş dünyasının yıllardır süren haklı isyanına karşı hep aynı tavrı takınıyor.
Bizi anlıyorlar, haklı olduğumuzu kabul ediyorlar ancak Gümrük Birliği anlaşmasını yenilemek için en küçük bir adım atmıyorlar.Ancak sorun her geçen gün daha da karmaşık hale Türkiye’yi daha da zarara uğratır hale geliyor.
Son olarak Hindistan ile Avrupa Birliği arasındaki anlaşma tüm bunların üzerine adeta tüy dikecek.
Hindistan menşeili ürünler AB aracılığı ile rahatça dolaşıma sokulurken Türk malları Hindistan pazarına girerken yine tarifelerle karşılaşacak.
Peki Gümrük Birliği anlaşmasının yeni versiyonu nasıl olacak.Mevcut anlaşma yalnızca sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor.
Yeni bir gümrük anlaşması halinde kapsam genişleyecek ve tarımın tamamı, hizmetler, kamu alımları, e-ticaret, teknoloji ve dijital ürünleri de içine alacak.
AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına Türkiye otomatik olarak taraf olacak.
Böylece haksız rekabet giderilecek.
Karbon düzenlemeleri vs. de AB ülkeleriyle eş değer yükümlülüklere sahip olacağız.Avrupa Birliği Gümrük Birliği anlaşmasının yenilenmesini ekonomik gerekçelerden çok adeta siyasi bir koz olarak gördüğü için buzdolabında tutuyor.Kasım ayında Brüksel’de yapılan zirveye görüntülü olarak katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat “Gümrük Birliği modernizasyonu siyasi tartışmalardan bağımsız yürütülmeli; her gecikme iki tarafın iş dünyası için maliyet anlamına geliyor” demişti.DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise pandemi sonrası yaşanan tedarik zinciri sorunlarına, Avrupa’daki ekonomik yavaşlamaya, güvenlik ihtiyaçlarına ve enerji krizine dikkat çekerek şunları söylemişti:“Türkiye enerji, güvenlik ve tedarik zinciri alanlarında Avrupa için stratejik, dayanıklı ve tamamlayıcı bir ortaktır.
Türkiye daha güçlü iş birliğine hazırdır; Avrupa tarafının bu fırsata nasıl yaklaştığı önemli bir sorudur.”Anlaşılan Avrupa Birliği son dönemde yaşadığı çalkantıların ilacını yanı başındaki Türkiye’den daha çok uzaklardan temin etmenin peşinde.DEİK son dönemde AB nezdindeki çalışmalarını hızlandırdı, sıkı takipteler.
Türkiye’nin haklılığını her fırsatta haykırmaktan, her fırsatı değerlendirmekten, eylemleri artırmaktan yılmamak lazım.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi siyasetin gölgesinde kaldıkça zarara uğramaya devam edeceğiz.