Haber Detayı

Beyaz eşya sanayisinde 8 yıllık kazanımlar kaybedildi
Ekonomi aydinlik.com.tr
28/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Beyaz eşya sanayisinde 8 yıllık kazanımlar kaybedildi

Beyaz eşya sanayisi 2025 yılında yüzde 3 daraldı. İhracat yüzde gerileyerek 2017 yılındaki düzeye düştü. Sektörde toplam üretim yüzde 9 zayıfladı.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), gazetecilerle buluşarak sektörün 2025 yılı verilerini ve sorunlarını aktardı.

Avrupa’nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci üretim merkezi konumunda yer alan Türk beyaz eşya sanayisi, son dönemde zor durumda.

Sektör, 2025 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 3 oranında daraldı.

İç piyasada 9,9 milyon adet satışları yapılırken ihracatta bir önceki yıla kıyasla 2,2 milyon adet, yani yüzde 10 oranında azalma görüldü.

İhracattaki düşüş üretim adetlerine de yansırken 2025 yılı üretim miktarı geçen yıla göre yüzde 9 oranında geriledi.

İhracattaki daralma son yıllarda kesintisiz olarak devam ettiğini ve buna paralel olarak da iç pazarda yavaşlama meydana geldiğini ifade eden TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül,  2025 yılında 20,2 milyon adet olarak kaydedilen ihracat hacminin 2017 seviyelerine geri döndüğünü belirtti.

Şengül, “Can damarı ihracat olan sektörümüzün 10 yıl önceki düzeye gerilemesi endişe verici.

Bu durum, sektör için son 10 yılda elde edilen  kazanımların kaybedilme riski anlamına geliyor.” dedi.

HAM MADDEYE ERİŞİM SORUNU TÜRKBESD Başkanı Şengül, üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini ihraç eden bir sektör olarak, bu kayıpların kalıcı hale gelmemesi için ihracatı destekleyecek politikalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Şengül, artan girdi, enerji ve finansman maliyetleri ile ticaret politikalarındaki belirsizliklerin rekabetçiliği giderek daha kırılganlaştırdığını söyledi.

Şengül, “Rekabetçiliği etkileyen faktörlerin başında ham maddeye erişim ve girdi maliyetleri geliyor.

Son dönemde bazı ürün gruplarına yönelik başlatılan anti-damping soruşturmalarının önlemle sonuçlanması ve devam etmekte olan soruşturmalar, halihazırda yüksek olan girdi maliyetlerimizi daha da artırma riski taşıyor.” diye konuştu.

TAKSİT OLANAKLARINI GÜÇLENDİRME TALEBİ İhracattaki daralmayla beraber üretim seviyelerinde gözlenen düşüşün uzun süreli hale gelme riskine dikkat çeken Şengül, sözlerini şöyle sürdürdü: “İç pazarın yeniden ve sürdürülebilir biçimde hareketlenmesi her zamankinden daha önemlidir.

Özellikle artık günümüzde temel ihtiyaç ürünleri arasında yer alan beyaz eşyada, tüketicilere yönelik taksit olanaklarının güçlendirilmesi ve finansmana erişimi kolaylaştıracak adımların atılması iç pazarın sağlıklı işleyişine katkı sunacaktır. “İhracat ve iç pazarda gözlenen zayıf seyir, sektörümüz açısından 2026’da daha temkinli bir döneme işaret ediyor.

Bu süreçte, üretim ve ihracat kapasitemizin korunması; istihdamın sürdürülebilirliği ve yurtdışında rekabet gücümüzün devamı açısından belirleyici olacaktır.

Bu nedenle girdi maliyetlerinin dengelenmesi ve yurt dışı pazarlarda rekabeti zayıflatacak ilave yüklerden kaçınılması kritik önem taşımaktadır.” 3 milyar TL’lik yük TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Benay Bakışkan da Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) artışlarının sektörde ciddi maliyet baskısı yarattığını vurguladı.

Bakışkan, şu ifadeleri kullandı: “2020’de uygulanan birim fiyatlar, Aralık 2025 itibarıyla yüzde 1550 - yüzde 1666,7 bandında artarken, Aralık 2025 ÜFE ve TÜFE’de sırasıyla yüzde 735,5 ve yüzde 596,1 artış gerçekleşmiştir.

Bugün sektörümüze yansıyan yıllık GEKAP yükü yaklaşık 3 milyar TL düzeyine ulaştı. 2020-2025 yılları arasında kümülatif etki değerlendirildiğinde ise, yalnızca beyaz eşya sektöründen tahsil edilen GEKAP gelirlerinin yaklaşık 250 milyon USD seviyesine ulaştığı tahmin edilmektedir” dedi.

Bu artışların üretim planlaması ve nakit akışı üzerinde ciddi baskı yarattığını ifade etti.

Son 4 yılda yüzde 22’lik kayıp TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz,  Türkiye’de gereksinimi karşılayacak düzeyde üretimi bulunmayan; emniyet camları, polistiren, paslanmaz sac ve soğuk-galvaniz sac ürünlerine getirilen ek vergilerin sektörün rekabetçiliğini olumsuz etkilediğini vurguladı.

Ek vergilerin ardından girdi maliyetlerinin arttığını ve son 4 yılda ihracatta yüzde 22’lik kayıp yaşandığını aktaran Yavuz, şöyle devam etti: “Girdi maliyetlerimizin yaklaşık yüzde 17’sini oluşturan yassı çelik ürünleri kapsamında yer alan soğuk, galvaniz ve boyalı saclara yönelik devam eden anti-damping soruşturmasının, sektörümüzün ihtiyaçları da dikkate alınarak, ülkemizin bütüncül ekonomik çıkarlarına uygun şekilde yürütülmesi ve önlemsiz olarak sonuçlandırılması büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca, bu ürünlerin bir bölümü, yerli üretimle karşılanamayacak teknik özellikler taşımakta ve sadece belirli kalite ve ölçülerde ithalat yoluyla temin edilebilmektedir.

Sektörümüzün rekabetçiliğini koruyabilmesi, ihracat kapasitesini sürdürebilmesi ve istihdamı muhafaza edebilmesi için girdi maliyetlerinin makul ve öngörülebilir seviyelerde tutulması hayati önemdedir.”

İlgili Sitenin Haberleri