Haber Detayı

"Kalkınma sadece teknolojiyle olmaz"
şehirler ekonomim.com
27/01/2026 22:21 (2 saat önce)

"Kalkınma sadece teknolojiyle olmaz"

OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, İzmir Ekonomi Kulübü’nde yaptığı değerlendirmede Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, yerli üretim odaklı ve insanı merkeze alan bir sanayileşme modelinin Türkiye için zorunlu olduğunu söyledi.

İZMİR / EKONOMİ   OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof.

Dr.

Murat Yülek, İzmir Ekonomi Kulübü’nün davetlisi olarak katıldığı toplantıda, dünyada 8 dile çevrilen “Ulusların Yükselişi” adlı kitabı ekseninde Türkiye’nin kalkınma ve sanayileşme serüvenine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden yapılandırılmasından yerli üretimin stratejik önemine, kamu politikalarında uygulama sorunlarından ahlak temelli bir kalkınma modeline kadar pek çok başlıkta görüşlerini paylaşan Yülek, Türkiye’nin “insanı merkeze alan” özgün bir kalkınma yoluna sahip olduğunu vurguladı.

İzmir Ekonomi Kulübü’nün iş dünyası, üniversiteler ve kamu temsilcilerini bir araya getirerek ortak akıl üretmeyi amaçlayan önemli bir platform olduğunu belirten Yülek, “Bu kulüp siyasi angajmanlardan uzak, tamamen ülkenin kalkınmasına katkı sunmayı hedefleyen bir vizyonla hareket ediyor.

Bu tür sivil girişimler ekonomik düşünceyi canlı tutmak ve farklı kesimleri aynı masada buluşturmak açısından çok kıymetli.

Açılış konuşmasında Sayın Dr.

Sıddık Topaloğlu’nun da vurguladığı gibi ülkesini seven herkesin sorumluluk alması gerekiyor.

Bu yaklaşım kalkınma için gerekli zihinsel iklimi oluşturuyor.

Kendilerine teşekkür ediyor ve bu inisiyatifi kutluyorum” dedi.

Türkiye’nin sanayileşme politikasının yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu dile getiren Yülek, “Tanzimat’tan bu yana kalkınma politikalarımız inişli çıkışlı devam ediyor.

Bazı dönemlerde başarılı hamlelerimiz oldu ancak bunlar süreklilik kazanamadı.

Kalkınma planlarımız çok iyi hazırlanıyor ama maalesef raflarda kalıyor.

Kalkınma planları bugün emredici ve yol gösterici fonksiyonunun gerisine düşmüş durumda” ifadelerini kullandı.

Kalkınma planlarının uygulanmasındaki en büyük engelin bürokratik yapı olduğuna dikkat çeken Yülek, “Devlet iradesi çoğu zaman alt kademelerdeki bürokratik kadrolar tarafından hayata geçirilemiyor.

Bunun temel nedeni, hazırlanan planlar ile uygulayıcıların aynı hassasiyet ve algı seviyesine sahip olmaması.

Farkındalık arttıkça planların hayat bulması kolaylaşır.

Kamu kadrolarının memuriyete başlangıçta oryantasyon eğitiminden geçmesi ve yerli-milli hassasiyetlerle yetiştirilmesi gerekiyor.

Kalkınma sadece plan yapmakla değil, bu planları ehil ellerde hayata geçirmekle mümkün” dedi.

Türkiye’nin kalkınma sürecinde insanı ve ahlakı merkeze alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Yülek, “Avrupa sömürgecilikle, Çin ise kendi insanını sömürerek sanayileşti.

Bizim medeniyet iddiamız farklı.

Bu nedenle Devlet Planlama Teşkilatı yeniden yapılandırılmalı.

Ayrıca Nuri Demirağ’ın hayalini kurduğu Teknoloji ve Ahlak Üniversitesi bugün daha da gerekli.

Çünkü kalkınma sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda ahlaki değerlerle desteklenmeli” diye konuştu.

Yerli üretimin kamu politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Yülek, “Yerli üretim doğrudan ve dolaylı kamu müdahalesiyle desteklenmeli.

Kamu ihalelerinde yerli üretim öncelikli olmalı.

Eğer ithalat yapılacaksa teknoloji transferi ve Türkiye’de üretim şartları mutlaka konulmalı.

İthalatın kaybı sadece döviz değil, aynı zamanda üretim kapasitesinin zayıflaması anlamına geliyor.

Yerli üretim kalkınmanın ve istihdamın en temel taşıdır” dedi.

Avrupa ve Çin’in sanayileşme süreçlerine değinen Yülek, “Avrupa Afrika ve Amerika’yı sömürerek sermaye biriktirdi.

Çin ise kendi insanını sömürerek sanayileşti.

Türkiye’nin böyle bir yolu yok ve olmamalı da.

Bizim yolumuz insanı, ahlakı ve doğayı önceleyen bir kalkınma modeli.

Bu mümkündür ve medeniyet iddiamızla uyumludur.

Türkiye’nin kalkınma hikâyesi farklı olmalı çünkü bizim değerlerimiz farklı” ifadelerini kullandı.

Serbest piyasa ile devlet müdahalesi arasındaki dengeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yülek, “Başarılı kalkınma hikâyeleri incelendiğinde serbest piyasa dogmalarına sıkı sıkıya bağlı kalmanın yeterli olmadığını görüyoruz.

Akılcı devlet müdahalesi şart.

Sanayileşmiş bütün ülkeler bu yolu izlemiştir.

Kalkınma ideolojik bir tercih değil, tarihsel deneyimlerin ve akılcı stratejilerin optimizasyonudur” dedi.

Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna ilişkin vizyonunu da paylaşan Yülek, “Türkiye’nin sömürge geçmişi yok, bu kaynak açısından bir zorluk yaratmış olabilir.

Ancak kalkınma erdem, ahlak, zeka ve planlama ile mümkündür.

İyi kurumlara sahip olmak yetmez; onları ehliyetli ve liyakatli kişilerle işletmek gerekir.

Yüksek teknolojili ve rekabetçi bir sanayileşme politikasıyla Türkiye’nin potansiyeli açığa çıkarılabilir.

İzmir Ekonomi Kulübü gibi platformlar da bu vizyonun tartışılması ve ortak akıl üretilmesi için çok önemli bir zemin sunuyor” diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri