Haber Detayı
Financial Times havuç soslu güvenlik garantileri şartlarını açıkladı: ABD'den Kiev'e kaybet-kaybet formülü
Washington, güvenlik garantilerini barışın ödülü olarak masaya sürerken Kiev’in Donbass'tan vazgeçmesini talep ediyor. Bu şart Moskova'nın kesinlikle vazgeçmeyeceği ancak Zelenskiy'in bugüne kadar reddettiği koşullardan biri olarak dikkat çekiyor.
ABD'nin güvenlik garantileri için ön şart olarak Kiev'e, Donbass'tan tamamen çekilmesi yönünde baskı yaptığı öne sürüldü.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy'in reddettiği bu şart, aynı zamanda Rusya'nın sürdürülebilir barış için öne sürdüğü temel koşullardan biri.
Konuya aşina kaynakların Financial Times'a (FT) verdiği bilgilere göre Başkan Donald Trump yönetimi, Amerikan güvenlik garantilerinin Kiev'in bir barış anlaşmasını kabul etmesine bağlı olduğu konusunda ısrarcı.
Bu anlaşma, Ukrayna’nın Donbass'ı oluşturan Donetsk ve Luhansk'tan geri çekilmesini gerektiriyor.
Söz konusu iki bölge, Herson ve Zaporijya ile birlikte 2022'de büyük çoğunlukla Rusya'ya katılma yönünde oy kullanmıştı. 'DONBASS'TAN VAZGEÇ, HAVUCU AL' Haberde, Washington'ın anlaşmayı “tatlandırmak” amacıyla Ukrayna'nın şartları kabul etmesi durumunda barış döneminde kendisine daha fazla silah verebileceğinin sinyalini verdiği belirtildi.
Ancak başka bir FT kaynağı, ABD'nin Ukrayna'ya herhangi bir toprak tavizini zorla kabul ettirmeye çalışmadığını, barış anlaşmasındaki güvenlik garantilerinin her iki tarafa bağlı olacağını iddia etti.
WASHINGTON YALANLIYOR AMA ALASKA FARKLI KONUŞUYOR Beyaz Saray Basın Sekreteri Yardımcısı Anna Kelly ise haberi “yanlış” sözleriyle yalanladı ve Washington'ın barış sürecindeki tek rolünün “her iki tarafı bir anlaşma yapmak üzere bir araya getirmek” olduğunu savundu.
Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Trump'ın geçen yaz Alaska'da yaptığı zirveden sonra ABD tarafı Moskova'nın “saha gerçekleri” ifadesini tanımış, Washington'ın hazırladığı 28 maddelik ilk barış taslağında Kiev'in Donbass'tan çekilmesi, Herson ve Zaporijya'da ise cephe hattının dondurulması önerilmişti.
HEDEFLER: 'ÖYLE YA DA BÖYLE' Rus birlikleri şu anda Donetsk'in yaklaşık yüzde 80'ini, Luhansk'ın ise neredeyse tamamını kontrol ediyor.
Putin, Rusların çoğunlukta olduğu ve 2014 yılında Ukrayna'daki darbenin ardından iç savaşın başladığı Donbass'ın “kurtarılmasını” hayati bir mesele olarak görüyor.
Moskova'nın mesajı, “Anlaşma olmazsa Rus birlikleri hedeflerine ulaşmaya devam edecek” şeklinde.
KİEV'DE BELİRSİZLİK Üst düzey bir Ukraynalı yetkili, FT'ye verdiği demeçte Washington'ın güvenlik garantileri konusunda somut bir taahhütte bulunup bulunmayacağına dair Kiev'de giderek artan bir belirsizlik yaşandığını söyledi ve Amerikan tarafındaki tutarsızlıklardan yakındı.
Volodimir Zelenskiy, pazar günü güvenlik garantisi çerçevesinin “yüzde 100 hazır” olduğunu ve sadece imza beklediğini ileri sürmüştü.
Geçen hafta FT'de yayımlanan bir başka haberde, Zelenskiy'in Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu marjında Trump ile yaptığı görüşmede belgeyi imzalamayı umduğu ancak görüşmelerden bir anlaşma çıkmadan ayrıldığı bildirilmişti.
ABU DABİ SÜRECİ Bu gelişmelerden önce Rusya, ABD ve Ukrayna, Abu Dabi'de toprak anlaşmazlıkları ve gerilimi düşürmek için gereken adımlar üzerine ilk kez üçlü bir zirve düzenledi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, hafta sonu yapılan müzakereleri “yapıcı” olarak nitelendirdi ancak tartışılan başlıkların “çok karmaşık” olması nedeniyle hızlı bir atılım beklentisini düşürdü.
Kiev ve Washington tarafları ise görüşmeleri “olumlu” olarak değerlendirmişti.
Ukrayna ve Amerikan basını 1 Şubat'ta Abu Dabi'de yeni bir görüşme daha yapılacağını öne sürse de Rusya, yeni bir zirve için temasların sürdüğünü açıklamakla yetindi.
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki zirvede, ABD'nin Donbass'ta silahsızlandırılmış ya da ticari bir bölge oluşturulması veya bölgenin Kiev kontrolündeki kısmına tarafsız barış güçlerinin yerleştirilmesi dahil çeşitli seçenekleri de masaya getirdiği iddia edilmişti.