Haber Detayı
Chp-Dem Parti Görüşmesi... Tuncer Bakırhan: Türkiye Sadece Htş Rejimini Değil; Orada Kürtleri de Önceleyen...
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye'de neredeyse ateşkes olmasına rağmen her gün ciddi çatışmaların devam ettiğini belirterek "Kürtler kendi kentlerinde yaşamasına rağmen bir türlü rahat bırakılmıyorlar. Bunun için öncelikle Kobani başta olmak üzere Suriye'de Kürtlerin yaşamış olduğu yerlerde acil insani koridorların açılması gerekiyor. Türkiye, Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarını açabilir. Daha önce Kobani kuşatmasında Mürşitpınar sınır kapısı açıldı. 25 milyon Kürt nüfusuna sahip olan Türkiye tekrar bu kapılarını açmalıdır. Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde kullanmalı, değerlendirmelidir. Türkiye sadece HTŞ rejimini değil; orada Kürtleri de önceleyen, dikkate alan, onların demokratik hak ve özgürlüklerini de gören bir süreç içerisinde olmalıdır" diye konuştu.
(ANKARA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye'de neredeyse ateşkes olmasına rağmen her gün ciddi çatışmaların devam ettiğini belirterek, "Kürtler kendi kentlerinde yaşamasına rağmen bir türlü rahat bırakılmıyorlar.
Bunun için öncelikle Kobani başta olmak üzere Suriye'de Kürtlerin yaşamış olduğu yerlerde acil insani koridorların açılması gerekiyor.
Türkiye, Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarını açabilir.
Daha önce Kobani kuşatmasında Mürşitpınar sınır kapısı açıldı. 25 milyon Kürt nüfusuna sahip olan Türkiye tekrar bu kapılarını açmalıdır.
Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde kullanmalı, değerlendirmelidir.
Türkiye sadece HTŞ rejimini değil; orada Kürtleri de önceleyen, dikkate alan, onların demokratik hak ve özgürlüklerini de gören bir süreç içerisinde olmalıdır" diye konuştu.DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye'nin kuzeyine yönelik saldırılar gündemiyle siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerine yapacağı ziyaretler kapsamında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP Genel Merkezi'nde görüştü.
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, eş genel başkanları ve DEM Parti heyetini bina girişinde karşıladı.
Görüşmede Özel'e; Sayek Böke ve Altaca Kayışoğlu'nun yanı sıra, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'den oluşan CHP heyeti eşlik ederken DEM Parti heyetinde ise DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli yer aldı.Bir saati aşkın süren görüşmenin ardından Eş Genel Başkanlar ve Özel, ziyarete ilişkin ortak basın açıklaması yaptı.
CHP ve Özgür Özel'e teşekkür ederek sözlerine başlayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Sıcak bir karşılama, iyi bir tartışma yürüttük.
Sayın Özgür Özel'e bir de teşekkür iletmek istiyorum.
Halep saldırısı başladığı günden bugüne kadar yapmış olduğu yapıcı, sağduyulu açıklamalarını takip ettik.
Teşekkür ediyoruz.
Süreçte sağduyuya, yapıcı davranmaya, kapsayıcı açıklamalar yapmaya hepimizin ihtiyacı var.
Suriye'yi, bölgeyi konuştuk.
Kuzeydoğu Suriye'de gelişmeleri konuştuk.
Siz de takip ediyorsunuz.
Orada bir insanlık dramı yaşanıyor.
Deyim yerinde ise ateşe benzinle gidenler var, bir de ateşi soğutmaya çalışanlar var.
Biz oradaki çatışmanın, şiddetin son bulmasını, meselenin diyalogla, müzakereyle barışçıl bir şekilde çözülmesini istiyoruz ama maalesef Türkiye'de bir nefret korosu var.
Sabah akşam neredeyse Kürt karşıtı propaganda yapıyorlar" dedi."Kürtler bölgede yaşadıkları hiçbir ülkenin değerleriyle, bayrağıyla, sembolleriyle bir sorunları yok"Suriye'de demokratik bir rejim zemini varmış gibi davranılarak Kürtlerin oyunbozanlık yaptığını iddia edenlerin olduğunu söyleyen Bakırhan, "Bu koro 7/24 Kürt karşıtı bir algı oluşturmaya çalışıyor.
Tekrar ediyoruz Kürtler yaşamış olduğu ülkelerde hiçbir zaman yaşadıkları ülkeleri ve komşu ülkeleri tehdit olmadılar.
Bundan sonra da olmayacaklardır.
Bu aslında biliniyor ama bu konuda bir ezber var.
Bu ezberin artık bozulması gerektiğini belirtmek istiyoruz.
Kürtler bölgede yaşadıkları hiçbir ülkenin değerleriyle, bayrağıyla, sembolleriyle bir sorunları yok.
Sorunları olmayacak da.
Bu da iyi bilinsin.
Bunun üzerinden yıpratmaya dönük oluşturulan algıları da kabul etmiyoruz" dedi."Kürtler Suriye'de Araplarla çatışmak istemedikleri için halklar arası çatışma yaşanmasın diye Halep'i terk ettiler"Bakırhan, 100 yıldır bölgede çok kirli bir oyunun oynandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Siz de takip ediyorsunuz.
Aslında bu oyunu bilmeyen yok.
Bölgede halklara isyan, ülkelere de onları bastırma zemini bırakılmıştır.
Bu oyun ülkeye kan, savaş ve çatışma getirdi.
Artık 100 yıldır devam eden bu oyunu, bu kısır döngüyü kırmak gerekiyor.
Bunu kırabileceğimize inanıyoruz.
Aslında 27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı da tam da bölgede 100 yıldır oynanan bu kısır döngüyü ortadan kaldırmaya dönüktü ama maalesef tam bu süreçte Halep'te bir sabotaj gerçekleşti.
Halep'te bir saldırı gerçekleşti.
Orada silahsız, günahsız yaşayan Kürtler saldırı altında kaldı.
Göç etmek zorunda kaldılar.
Bir insanlık dramı yaşandı.
İnsanlar yaşamını yitirdi.
Birileri istiyor ki halklar sürekli çatışsın.
Hegemonik emperyal güçler de bu çatışmalardan rant elde etsin ama Kürtler Suriye'de Araplarla çatışmak istemedikleri için, halklar arası çatışma, savaş yaşanmasın diye Halep'i terk ettiler.
Kürtlerin yaşamış olduğu kentlere çekildiler.
Bu oyunu görmek gerekiyor.
Büyük bir oyun var.
Tehlikeli bir oyun var.
Biz DEM Parti olarak bu oyunun farkındayız.Umarım ülkemizi yöneten iktidar da halkları karşı karşıya getiren, hegemonik emperyal güçlerin çıkarına oluşturulan bu zemini görür.
Bu oyunların olmaması için de üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirir.
Suriye bizim için önemli.
Ülkemizi de yakinen ilgilendiriyor.
Suriye'deki rejimin karakteri de çok önemlidir.
Suriye'de rejim Selefi mi olacak?
Kadın düşmanı, Kürt düşmanı, Dürzi, Alevi düşmanı mı olacak?
Yoksa demokratik mi olacak?
Türkiye'yi de yakinen ilgilendiriyor.
Biz DEM Parti olarak Suriye'de Selefi bir zemin ve mantık yerine demokratik; Arapları, Kürtleri, Alevileri, Dürzileri, kadınları kapsayan demokratik bir zemin oluşmasının mücadelesini yürütüyoruz.
Ama Suriye'de bugün sahada ciddi bir insani kriz var.
Özellikle Kürtlerin yaşamış olduğu kentler abluka altında.
En başta da Kobani'de ciddi bir abluka var.
Elektrikler yok.
Sular akmıyor.
Çocuklar soğuktan yaşamını yitiriyor.
Neredeyse ateşkes olmasına rağmen her gün ciddi çatışmalar var.
Kürtler kendi kentlerinde yaşamasına rağmen bir türlü rahat bırakılmıyorlar.
Bunun için öncelikle Kobani başta olmak üzere Suriye'de Kürtlerin yaşamış olduğu yerlerde acil insani koridorların açılması gerekiyor.
Türkiye, Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarını açabilir.
Daha önce Kobani kuşatmasında Mürşitpınar sınır kapısı açıldı.
Oradan geçişler sağlanıldı.""Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde kullanmalı, değerlendirmelidir"25 milyon Kürt nüfusuna sahip olan Türkiye'nin tekrar bu kapıları açması gerektiğini söyleyen Bakırhan, "Oradaki insanlık dramını giderecek bir pratik içerisinde olması gerektiğini belirtmek istiyorum.
Suriye'de ateşkes var ama bir türlü tam olarak ateş kesilmedi.
Ateşkesin sürmesi gerekiyor.
Sorun silahlarla, çatışmalarla değil; diyalogla, müzakereyle çözülmeli.
Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde kullanmalı, değerlendirmelidir.
Türkiye sadece HTŞ rejimini değil; orada Kürtleri de önceleyen, dikkate alan, onların demokratik hak ve özgürlüklerini de gören bir süreç içerisinde olmalıdır.
Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde kullanmalı, değerlendirmelidir" ifadelerini kullandı."Günlerdir kimi medya yayın organları ve kimi siyasetçiler Kürtleri kıran, ötekileştiren bir dil kullanıyorlar"Bakırhan, Kürtlerin çekildiği bölgelerde IŞİD bayrakları açıldığını belirterek, "Türkiye kamuoyuna şunu söylemek istiyorum.
IŞİD sadece Kobani için bir tehdit değil.
Diyarbakır için de, İzmir için de, Türkiye'nin dört bir yanında yaşayan insanlarımızın tamamı için bir tehdittir.
IŞİD'in canlandığı bir zemini iyi okumak, iyi görmek gerekiyor.
Kürtler çekilince bir zafer ortaya çıktığını sananlar bence orada palazlanan, canlanan, örgütlenen IŞİD belasını da iyi görmeliler.
Yine günlerdir kimi medya organları ve kimi siyasetçiler Kürtleri kıran, ötekileştiren bir dil kullanıyorlar.
Bu dilin kimseye bir yararı yok.
İçinde bulunduğumuz süreç hassas.
Bu süreçte Kürtleri de merkezine alan, onların demokratik haklarını da gören, barışçıl bir dile ihtiyaç var.
DEM Parti olarak biz bu dili kullanmaya devam edeceğiz" diye konuştu.Kırıcı, ötekileştirici dilden başta medya ve siyasetin kimi aktörleri olmak üzere vazgeçmeleri gerektiğini söyleyen Bakırhan, "Bu süreci hep birlikte dayanışmayla atlatacağız.
Artık bölgemiz yeterince çatışma, kan, şiddet gördü.
Türkiye'de iktidara, siyasi partilere, başta da bugün bulunduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi'ne büyük görev ve sorumluluklar düşüyor.
Bölge başta olmak üzere sorunların diyalog ve müzakere ile çözülmesi için siyasetin bir rol üstlenmesi gerekiyor" dedi."Hem medyanın hem siyasetin iyi, temiz bir dili kullanmasını önemsiyoruz"Ortak basın açıklaması sonrasında gazetecilerin soruları yanıtladı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan'a AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in, DEM Parti'nin son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la MHP lideri Devlet Bahçeli'ye ilişkin açıklamalarına yönelik tepkisi hatırlatılarak "Söylem bağlamında bundan sonraki süreçte DEM Parti nasıl bir yol haritası üzerinde ilerleyecek?" diye soruldu.
Bakırhan, şu yanıtı verdi: "Çok hassas, çok önemli bir süreçten geçiyoruz.
En başta iktidarı yönetenler olmak üzere hepimizin çok dikkatli olması gerekiyor.
Çok kapsayıcı, naif bir dil kullanılması gerekiyor.
Sürecin de buna ihtiyacı var.
Yeterince bir kırılma var.
Bu kırılmayı giderecek olan da hem medyanın hem siyasetin kullandığı dil olacağı için iyi, temiz bir dili önemsediğimizi belirtmek istiyorum."