Haber Detayı

Dikkat! Makarnayı pilavı bu şekilde tüketirseniz... Son dönemde çok karşımıza çıkıyor ama ne kadar doğru?
Aile hurriyet.com.tr
27/01/2026 08:59 (2 saat önce)

Dikkat! Makarnayı pilavı bu şekilde tüketirseniz... Son dönemde çok karşımıza çıkıyor ama ne kadar doğru?

Makarna, pilav gibi nişastalı yiyecekleri pişirip bir gece buzdolabında beklettikten sonra yemek daha mı sağlıklı?

Son dönemde sosyal medyada çok sık karşımıza çıkan bir tavsiye var.

Pek çok influencer, makarna, pilav gibi nişastalı yiyecekleri pişirip bir gece buzdolabında beklettikten sonra yemenin daha sağlıklı olduğunu öne sürüyor.

Buna gerekçe olarak da pişmiş nişastanın soğutulduğunda 'dirençli nişasta'ya dönüşmesi, dirençli nişastanın da kan şekerinin düşmesi, bağırsak sağlığının iyileşmesi ve belirli kanser türlerinin riskinin azalması gibi faydalarla ilişkilendirilmesi gösteriliyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse bir yiyeceği pişirip soğutarak tüketmenin sağlığa olan etkisini değiştirmesi fikri kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyor.

Ancak King's College London'da bağırsak fizyoloğu olan Balazs Bajka gibi uzmanlara göre, bu iddianın gerçeklik payı hayli yüksek.

The New York Times'a konuşan Dr.

Bajka, nişastalı yiyecekleri soğutmanın, gerçekten de sağlık için faydalı olabilecek bazı yapısal değişikliklere yol açabileceğini söyledi.

İşte bildiklerimiz...

Dirençli nişasta, tam tahıllar, baklagiller, kuru yemişler, yağlı tohumlar, yeşil muz ve plantain gibi birçok bitkisel gıdada doğal olarak bulunan bir lif türü.

Ek olarak pirinç, makarna ve patates gibi normal nişasta içeren diğer gıdalar da pişirilip soğutulduklarında, dirençli nişasta miktarında bir artış yaşanıyor.

Pişirme ve soğutma, gıdanın nişasta moleküllerinin birbirine sıkıca yapışmasına neden olarak sindirimini zorlaştırır ifadelerini kullanan Dr.

Bajka, bu durumda nişastanın bir kısmının dirençli hale geldiğini yani şeker molekülleri normalde olduğu gibi kolayca parçalanıp kan dolaşımına emilemediğini söyledi.

Dr.

Bajka, buzdolabından çıkardığınız nişastalı yiyecekleri yeniden ısıtsanız bile soğuma sırasında oluşan dirençli nişastanın çoğunun korunacağını da sözlerine ekledi.

Florida'da diyabet hastalarıyla çalışan diyetisyen Kimberley Rose-Francis, Dirençli nişasta kolayca sindirilmediğinden, kan şekerinizi normal nişasta kadar yükseltmez derken Dr.

Bajka da dirençli nişastanın bağırsaklarda daha uzun süre kalıp iyi mikropları beslediğini söyledi.

Bu durum bağırsak florasını oluşturan mikropları çoğaltıp kolesterolü ve iltihabı düşüren ve genel olarak bağırsak sağlığını iyileştiren yararlı moleküllerin üremesine yardımcı oluyor.

Boston'da bulunan Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nden diyetisyen Annette M.

Goldberg, dirençli nişastaların belirli kanser türlerinin riskini azaltmada rol oynayabileceğine dair bazı kanıtlar olduğunu ancak bu konuda kesin konuşabilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Çeşitli kanser türlerine yakalanma riskini artıran genetik bir hastalık olan Lynch Sendromu'ndan muzdarip 900'den fazla kişiyle yapılan yakın tarihli bir çalışmada, araştırmacılar katılımcıları iki gruba ayırdı: Bir grup dört yıla kadar uzayan sürelerde her gün 30 gram dirençli nişasta takviyesi alırken, diğer grup plasebo aldı. 20 yıl sonra yapılan değerlendirmede, katılımcıların kolorektal kanser riskinde herhangi bir değişiklik olmadığı, ancak dirençli nişasta takviyesi alanların, özellikle mide veya pankreas gibi üst gastrointestinal sistem kanserlerine yakalanma olasılığının plasebo alanlara göre yarı yarıya azaldığı bulundu.

Texas Kadın Üniversitesi beslenme ve gıda bilimleri bölümünden Doç.

Dr.

Mindy Patterson, nişastalı bir yiyeceği pişirip soğutmanın lif içeriğini de etkili bir şekilde artırdığını söyledi.

Araştırmalar lif tüketiminin, sağlığa kalp hastalığı, Tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri riskinin azalması dahil olmak üzere birçok yararı olduğuna işaret ediyor.

Dr.

Patterson, dirençli nişasta formundaki lifin, gaz veya şişkinlik gibi hoş olmayan etkilere neden olma olasılığının diğer lif türlerine kıyasla daha düşük olduğunu söyledi.

Dr.

Patterson, dirençli nişasta formunda olsun ya da olmasın, çoğu insanın daha fazla lif tüketmekten fayda göreceğinin altını çizdi.

İyi lif kaynakları arasında tam tahıllar, meyveler, sebzeler ve baklagiller ilk sıralarda yer alıyor.

Bakliyat, arpa, yeşil muz ve yulaf gibi doğal olarak dirençli nişasta içeren yiyecekleri tüketmenin yanı sıra, makarna, patates ve pirinç gibi yiyecekleri pişirip soğutarak dirençli nişasta seviyelerini artırmanın mümkün olduğunu söyleyen Dr.

Patterson, bu tekniğin özellikle Tip 2 diyabet veya prediyabet hastaları için yararlı olabileceğini belirtti.

Diyabetli birçok hastasını, pirinç, makarna veya patatesleri pişirip soğutma yöntemlerini denemeleri ve kan şekeri seviyelerinde bir fark yaratıp yaratmadığını görmeleri için teşvik ettiğini belirten Dr.

Patterson, Bu onlar için çok etkili bir teknik olabilir dedi.

Birçok diyabet hastasının, kan şekerini çok yükseltebileceği korkusuyla nişastalı gıdaları yemekten kaçındığını, konuyla ilgili sosyal medya paylaşımlarının bu kadar popüler olmasının da bu nedenle açıklanabileceğini ifade eden Dr.

Patterson, İnsanlara umut veriyor diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri