Haber Detayı

Yumuşak hareketlenmeden sert karşılaşmaya giden hat!
Gündem ahaber.com.tr
27/01/2026 07:09 (2 saat önce)

Yumuşak hareketlenmeden sert karşılaşmaya giden hat!

Süreç, başından itibaren hassastı. Şimdi, çok daha hassas bir döneme girildi. Bizler öngörüyorduk ki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun iradesiyle fikren çatışma içinde olan, etnik milliyetçiliği meslek edinmiş aktörlerin, Kandil'deki dirençli odakların bir arka plânı mevcuttu....

Süreç, başından itibaren hassastı.

Şimdi, çok daha hassas bir döneme girildi.

Bizler öngörüyorduk ki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun iradesiyle fikren çatışma içinde olan, etnik milliyetçiliği meslek edinmiş aktörlerin, Kandil'deki dirençli odakların bir arka plânı mevcuttu.

Onlar, 'Kandil'de, Sincar'da dükkânı kapatsak bile Rojava'da (kuzeydoğu Suriye'de) açarız' oyununa yatırım yapmıştı.

Lâkin sahadaki son gelişmeler, terör örgütündeki o aklın paralize olduğunu, büyük bir travma yaşandığını teyit ediyor.

Öfke nöbetiyle şekillenen bu tepkinin, 'aldatılmışlık duygusu' ile pekiştiği de bir gerçek.

Buradaki mesele iki yönlü seyrediyor.

Üstelik, Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge çabasının geleceğini doğrudan ilgilendiriyor, hatta tehlike unsurlarını da bünyesinde barındırıyor!

Birincisi...

Resmî açıklamada lağvedilmiş olsa da zihni kodlarda yaşatılan PKK'nın bölünmesi riski!

Yani, Kandil'in bir çılgınlık yapması, İmralı'dan fiilen kopması ve örgüt içindeki fraksiyonların, süreci baltalayacak eylemlere yol vermesi.

Ama ardından 'Bunlar kontrol dışı güçler (!), bizimle ilgisi yok' bahanesine sarılması olasılığı.

İkincisi...

Kürt kökenli vatandaşlarda 'duygusal kopuş yaşanması' ihtimali.

Yenilmişlik, ezilmişlik hissi üzerinden kurgulanan her türden psikolojik harekât operasyonunun devreye girmesi!

İşte bu noktada, siyasetçiden medyaya kadar uzanan zincirde yer alan, sorumluluk bilinciyle temayüz etmiş isimlerin kullandığı dile dikkat etmesi, tahrikkâr ve tahripkâr söylemlere geçit vermemesi çok önemli.

Ardından, TBMM'deki komisyon raporunun yayımlanması ile birlikte 'Terörsüz Türkiye' tanımını aşan, yeni dönemi izah ve ifade eden kapsayıcı, barışçıl bir başka tanım bulunması. *** Şimdi size, dün paylaşılan bir metinden kısa kesit sunmak istiyorum...

Buradan konuyu, kritik stratejik kavşağa girilirken yaşanması muhtemel savrulmaya da getireceğim. 'ABD'den, AB'den, Birleşik Krallık'tan, Arap Birliği'nden, BM'den derhâl aşağıdaki adımları atmalarını talep ediyoruz!..' Demografik yapıyı değiştirmeyi hedef alan suç ve uygulamaların hızla soruşturulması!??

Haseke, Kamışlı ve Kobani başta olmak üzere çatışma bölgelerinde sivillerin korunması. (YPG'li silahlı unsurlar değil de siviller vurgusu kullanılmasını not etmek gerek!) Gıda kıtlığı, kritik tıbbi malzeme eksikliği ve önlenebilir çocuk ölümlerine önlem alınması vs. vs.

Küresel güçlerden medet uman, 10 Mart Mutabakatı'na ve kaçırılan fırsata değinmeyen, 'Tek Suriye-Tek Ordu' ilkesini ağzına bile almayan...

Buna karşın; resmi kimlik sahibi yapılan, siyasi ve idari katılma hakları güvenceye alınan Suriye Kürtlerinin kazanımlarından asla bahsetmeyen bu kafa, Türkiye içinde de halâ faal ve alternatif arayışlar içinde!

Bu arayışın güncel versiyonu da denenmekte. 1- Düşük yoğunluklu sembolik eylem. 2- Duygusal radikalleşme. 3- Çatışma!

Burada ana amaç, 'mağduriyet iddiası üzerinden kimlik duygusunun özellikle keskinleştirilmesi!

Gerektiğinde -sözde- güç gösterisi adına 'sokak gerilimi üretilmesi, kamu düzeninin bozulması!' *** Bu veriler ve gelecek okuması ışığında, Ankara'da peş peşe gelen iki hamleye de değinmemiz lâzım. 1- Meclis Komisyonu'nu temsilen İmralı'ya giden vekillerin temaslarına ilişkin 16 sayfalık notun yayınlanması. 2- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, İmralı'nın gönderdiği hediye kilimi, kamuoyu ile fotoğrafı ve isimlendirdiği şekliyle paylaşması.

Bu gelişmelerin, İmralı'yı denklem dışında bırakmak isteyen Kandil patentli figürlere mesaj olduğu tahmin edilebilir.

Bunun yanı sıra İmralı'daki şaşkınlık/kızgınlık karışımı havayı yönetmekle ilgili olduğu da düşünülebilir.

Netice...

Somut örnekler gösteriyor ki Ankara, İmralı ile süreç yönetiminden vazgeçmiş değil!

İlgili Sitenin Haberleri