Haber Detayı

E200’lü Gıdalara Dikkat: Masum mu, Kanser Tetikleyicisi mi?
Dr. bayram yıldız gercekgundem.com
27/01/2026 06:00 (9 saat önce)

E200’lü Gıdalara Dikkat: Masum mu, Kanser Tetikleyicisi mi?

Market raflarında aylarca bozulmadan duran paketli gıdalar, modern hayatın bize sunduğu büyük bir konfor. Ancak bu konforun arkasında, çoğu zaman fark etmediğimiz küçük bir ayrıntı gizli: etiketlerdeki “E kodları”.

Raf ömrünü uzatan bu katkı maddeleri yıllardır soframızın bir parçası.

Peki gerçekten masumlar mı?

Son yıllarda yapılan büyük çalışmalar, özellikle E200 ve üzeri koruyucularla kanser ve Tip 2 diyabet arasında düşündürücü bağlar olabileceğini gösteriyor.Fransa’dan Gelen Uyarı: NutriNet-Santé ÇalışmasıOcak 2026’da yayımlanan ve 100 binden fazla kişinin uzun süreli verilerini içeren NutriNet-Santé çalışması, bazı yaygın gıda koruyucuları ile kanser ve Tip 2 diyabet arasında dikkat çekici ilişkiler ortaya koydu.

Buradaki önemli nokta şu:Bu maddeler ani zehirlenme yapmıyor.

Sorun, yıllar boyunca az az ama sürekli alınmaları.Hangi Koruyucular Riskli Görünüyor?Araştırmada özellikle bazı katkı maddeleri öne çıkıyor:Potasyum Sorbat (E202)Genel kanser riski: Yüzde 14 artışMeme kanseri riski: Yüzde 26 artışSodyum Nitrit (E250)Prostat kanseri riski: Yüzde 32 artışEn sık: salam, sosis, sucuk, füme etlerSülfitler (E221–E228)Genel kanser riski: Yüzde 12 artışPotasyum Metabisülfit (E224)Meme kanseri riski: Yüzde 20 artışSodyum Eritrobat (E316)Meme kanseri riski: Yüzde 21 artışVe belki de en çarpıcı bulgu: İncelenen 17 koruyucunun 12’si Tip 2 diyabet riskini artırıyor.

Ultra işlenmiş gıdalarla beslenenlerde diyabet riski genel olarak yüzde 20 daha yüksek.Hangi Ürünlerde Daha Çok Bulunur?E200 ve türevleri en sık paketli ekmeklerde, tost ve sandviç ekmeklerinde, dilimlenmiş peynirlerde, salam–sosis gibi şarküteri ürünlerinde, turşularda, hazır soslarda ve paketli kek–bisküvilerde kullanılır.Etiketlerde “E200, E201, E202 (potasyum sorbat) veya E203” şeklinde yer alabilir.

Raf ömrü uzun ve açıldıktan sonra bile haftalarca bozulmayan ürünlerde bu koruyuculara sık rastlanır.Doğru Bilinen Yanlış: “Resmi Onayı Varsa Zararsızdır”Uzun yıllar boyunca bu maddeler “güvenli” kabul edildi.

Çünkü:Akut zehirlenme yapmıyorlarHemen belirti vermiyorlarAncak modern tıp artık şunu biliyor: Asıl tehlike “kokteyl etkisi.”Her gün farklı ürünlerden az miktarda alınan bu maddeler:Bağırsak florasını bozuyorHücrelerde kronik iltihap oluşturuyorİnsülin direncini artırıyorUzun vadede kanser zeminini güçlendiriyorSorun tek bir madde değil, bir ömür boyunca maruz kalınan toplam yüktür.Ne Yapmalı?

Mutfağımızı Nasıl Daha Güvenli Hale Getiririz?Tamamen kaçınmak zor olabilir.

Ama riski ciddi biçimde azaltmak mümkün.1.

Etiket Okumayı Alışkanlık Haline GetirinÖzellikle şu kodlara dikkat:E200–E250 arasıNitritlerSülfitlerRaf ömrü ne kadar uzunsa, katkı ihtimali de o kadar yüksektir.2. “Gerçek Gıdaya” YaklaşınTaze, mevsiminde ve az işlem görmüş gıdalar en güvenli tercihtir.3.

İşlenmiş Etleri SınırlayınSalam, sosis, sucuk ve füme etler en yoğun koruyucu içeren gruptur.4.

Ev Yapımı Seçenekleri ArtırınYoğurt, sos, atıştırmalık…Son Söz: Farkındalık KurtarırFransa’dan gelen bu veriler birer yasaklama değil, güçlü birer uyarı niteliğindedir.

Sağlık otoritelerinin bu maddeleri yeniden değerlendirmesi beklenirken, biz tüketicilere düşen en büyük görev "bilinçli seçici" olmaktır.

Unutmayın; sağlığınız, market sepetinize koyduğunuz her bir ürünle yeniden şekilleniyor.Sağlıklı günler dilerim.Sorularınız için:Instagram: @dr.bayramyildiz

İlgili Sitenin Haberleri